
Esas No: 2020/8215
Karar No: 2021/4342
Karar Tarihi: 20.04.2021
Haklı Azil-Haksız Azil-Sözleşme Ücreti - Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/8215 Esas 2021/4342 Karar Sayılı İlamı
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, taraflar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 20/04/2021 tarihinde davacı asil ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı avukat, davalı vakıfta uzun yıllar sigortalı olarak çalıştığını, sigortalı çalışmasının bitiminde ise 01.08.2006 tarihli sözleşme ile avukat olarak çalışmasını sürdürdüğünü, 17.09.2007 tarihli azilname ile haksız azledildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre hak ettiği ücretlerin ise kendisine ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmemiş aylık ücretleri, sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücreti alacaklarını ve 60.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 30.05.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını artırarak, 160.000,00 TL aylık danışmanlık ücreti, 192.315,00 TL akdi vekalet ücreti, 64.105,33 TL karşı yan vekalet ücretinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu, davacının dayandığı ücret sözleşmesinin ise geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hükme karşı taraflar istinaf yoluna başvurmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 'nce, ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince her iki tarafın istinaf kanun yolu başvurularının, esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, avukatın haksız azil nedeniyle kendisine ödenmeyen aylık ve sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretlerinin tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, azlin haksız olduğu kabul edilerek ve alınan 03.06.2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, taraflar arasındaki Avukatlık Ücret Sözleşmesine göre 135.145,75TL aylık avukatlık ücreti, 34.433,60TL müvekkil vekalet ücreti, 67.004,60TL karşı taraf vekalet ücreti alacağının oluştuğu, bununla birlikte davacının çalışmadığı dönem göz önünde tutlarak aylık vekalet ücretinde takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılması ve davacının alacak davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının azledilmesi sürecinde kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bir eylemin de saptanmadığı gerekçesi ile davacının manevi tazminat ve diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince de tarafların istinaf gerekçeleri yerinde bulunmamış ve istinaf talepleri esastan reddedilmiştir. Davacı, haksız azil nedeni ile eldeki alacak davasını açmış, davalı ise, davacının haklı azledildiğini savunmuş, delil dilekçesinde ise tanık deliline dayanmıştır O halde, ilk olarak, davalının tanıkları dinlenerek azlin haklı olup olmadığı hususunun netleştirilmesi gerekmektedir. Avukatlık Kanununun, 174/2. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil, avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarında da haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. Mahkemece, azlin haksız olduğu tespiti yapılır ise, taraflar arasında imzalanmış ve geçerliliği konusunda tereddüt olmayan 01.08.2006 tarihli avukatlık ücret sözleşmesine göre hesaplama yapılmalı, bu hesaplama yapılırken de akdi vekalet ücretine ilişkin olarak, sözleşmede özel bir düzenleme bulunmaması dikkate alınarak bu kalem alacağın üçe bölünmeden takdir edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu hususlar değerlendirmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 19/09/2019 gün 2019/333 Esas 2019/1857 Karar sayılı kararının kaldırılarak ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/565 Esas 2017/626 Karar sayılı hükmünün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 20/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.