Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/15143
Karar No: 2018/3264
Karar Tarihi: 03.04.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/15143 Esas 2018/3264 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, sürekli iş göremezlik durumuna düşen sigortalının zararlarının giderilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, talep edilen maddi alacakların kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak davalılar zamanaşımı savunmasıyla karşı çıkmışlardır. Hüküm, zamanaşımı savunmasının geçerli olup olmadığına bağlıdır. Mahkeme, HMK 317 ve 319. maddeleri uyarınca, dava dilekçesinin davalıya tebliği üzerine iki haftalık süre içerisinde zamanaşımı savunmasının yapılabileceğini belirtmiştir. Zamanaşımı savunması yapıldıktan sonra davalılarla davacının muvafakat etmemesi halinde savunmanın dikkate alınamayacağına karar vermiştir. Ancak mahkemenin, davalıların zamanaşımı savunmasına ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.
Detaylı ve açıklayıcı kanun maddeleri ise şöyledir:
- HMK'nın 317. maddesi: Dava açılması ve cevap verilmesi dilekçe ile yapılır. Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır.
- HMK'nın 319. maddesi: İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.
- Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125-140. maddeleri ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, alacak hakkının yasal süre içinde talep edilmemesi halinde etkin bir hukuki himayeden yoksun kalması ve doğal bir borç haline gelmesi niteliğindedir. Zamanaşımı savunması, hukuki niteliği itibariyle bir def'i olup
21. Hukuk Dairesi         2016/15143 E.  ,  2018/3264 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Mahkemesi

    Asıl ve birleşen davaların davacısı, sonucu maluliyetinden doğan .........ın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme asıl ve birleşen şekilde davaların kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    K A R A R

    Dava, ...... sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının ...... zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, 2013/730 E. Ve 2015/157 E.sayılı her iki dosya yönünden; talep edilen ilk alacak olan 10.000,00 TL maddi ...... yönünden davanın KABULÜ İLE, davalılardan ...... tarihi olan 08/05/1991 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ......la artırılan 19.434,00 TL" nin zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle reddine, ...... dilekçesi ile talep edilen ... ...... talebinin zamanaşımı süresinin geçmiş olması sebebiyle reddine, karar verilmiştir.
    İş mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanmakta iken 6100 sayılı HMK’nın 447. maddesi ile diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hallerde bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümlerinin uygulanacağının düzenlenmesi karşısında iş mahkemelerinde artık basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Basit yargılama usulü HMK’nın 316 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup 322. maddesinde de basit yargılama usulü ile ilgili hüküm bulunmayan hallerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
    Buna göre;
    Dilekçelerin verilmesi başlıklı 317. maddesi uyarınca “ Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur.
    Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkansız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhal bildirilir.” İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı başlıklı 319. maddesine göre de, “ İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.”
    Mülga 818 sayılı ... Kanunu"nun 125-140. maddeleri ile 6098 sayılı ......... Kanunu"nun 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı ise, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda ... kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu halde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç haline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli olmayıp bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def"ide bulunması gerekir
    Yargıtay’ın istikrar ......nmış uygulamalarına ve doktrine göre, zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def"i olup; usul hukuku anlamında ise, bir savunma aracıdır.
    Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, HMK"nın 317 ve 319. maddeleri uyarınca dava dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içerisinde zamanaşımı def"inde bulunabileceği kabul edilmelidir. Belirtilen süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı def"inin geçerli sayılabilmesi için davacı tarafın açıkça muvafakat etmesi gerekir. Diğer bir deyişle süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı def"ine davacı taraf muvafakat etmezse zamanaşımı def"i dikkate alınamaz.
    Somut olayda, sigortalının 08.05.1991 tarihinde meydana gelen iş......sı sonucu sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle 26.09.2013 tarihinde davalı ..."a karşı açılan işbu dava ile 10.000,00 TL değerinde maddi ...... talebinde bulunduğu, dava dilekçesinin davalı ..."a 11.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin 21.10.2013 tarihinde süresi içerisinde zamanaşımı def"inde bulunduğu, davacı tarafça 22.04.2015 tarihinde davalılar ... ve ..."a karşı açılan birleşen Uşak 1. İş Mahkemesi"nin 2015/157 Esas sayılı davası ile 10.000,00 TL değerinde maddi ...... talebinde bulunduğu, dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları, davacı tarafın davalılar bakımından davasını 12.02.2016 tarihinde harçlandırmak suretiyle ...... ederek maddi ...... talebini 29.434,00 TL"ye çıkardığı ve 20.000,00 TL tutarında ... ...... talep edildiği, ayrıca başvuru harcının da yatırıldığı, davalı ... vekilince ...... talebine karşı da süresi içerisinde zamanaşımı def"inde bulunulduğu, davalılar ... ve ..."a ...... dilekçesinin tebliğ edildiği ve ......a karşı cevap verilmediği, davalı ... vekilinin temyiz aşamasında diğer davalılar bakımından da temyiz ettiği ve diğer davalılar bakımından vekaletnamesini temyiz aşamasında sunduğu, şu halde davalılar vekilinin temyiz dilekçesi öncesinde davalılar ... ve ..."u temsil kabiliyetinden söz edilemeyeceği giderek adı geçen bu davalılar bakımından zamanaşımı def"inde bulunduğunun da kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
    Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalılar ... ve ... dava ve ...... dilekçelerine karşı zamanaşımı def"inde bulunmadıklarından bu davalılar bakımından işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken ve yine davalı ... vekili dava ve ...... dilekçelerine karşı süresinde zamanaşımı def"inde bulunduğundan bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine 03.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi