1. Hukuk Dairesi 2016/2538 E. , 2020/6811 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 24.10.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... , davalı ... vekili Avukat ... , davalı ... vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR-
Asıl ve birleştirilen dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı, ... 2. Noterliğinde düzenlenen sahte vekaletnameye dayalı olarak vekil kılınan dava dışı ... tarafından 42912 ada 2 parseldeki 11, 12 ve 13 numaralı bağımsız bölümlerin davalılara satış yoluyla temlik edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir.Asıl davada davalı, davacının davasını eşi olan ... ve ... isimli şahıslara yöneltmesi gerektiğini, vekaletnameyi de davacının eşinin düzenlediğini, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen davalarda davalı ..., taşınmazı satın alan üçüncü kişi konumunda olduğunu, vekalet durumunu bilmesinin beklenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ..., davacı ve eşinin birlikte hareket ettiklerini, çete oluşturduklarını, kendisini ve diğer kişileri dolandırmaya çalıştıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ..., taşınmazı ..."dan satın aldığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davalıların kötü niyetli oldukları iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ... 2. Noterliği’nin 14.09.2011 tarih ve 24226 yevmiye no’lu vekaletnamesi kullanılarak dava dışı vekil ... ’in davacıya ait 42912 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki;11 nolu bağımsız bölümü 08.10.2012 tarihinde dava dışı ... ’a, ... ’un da 31.12.2012 tarihinde asıl davada davalı ...’a, Remzi’nin de 17.01.2013 tarihinde birleştirilen 2013/104 Esas sayılı davada davalı ...’e satışlar yoluyla devrettikleri,12 nolu bağımsız bölümü 08.10.2012 tarihinde dava dışı ... ’a, ... ’un da 31.12.2012 tarihinde asıl davada davalı ...’a, ... ’nin de 15.02.2013 tarihinde birleştirilen 2013/103 Esas sayılı davada davalı ...’e satışlar yoluyla devrettikleri,13 nolu bağımsız bölümü ise, 09.10.2012 tarihinde birleştirilen 2013/79 Esas sayılı davada davalı ...’a satış yoluyla devrettiği, dava konusu taşınmazların devrinde kullanılan ... 2. Noterliği’nin 14.09.2011 tarih ve 24226 yevmiye no’lu vekaletnamesi altındaki imzanın davacı ... eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nin 17.07.2014 tarihli raporu ile belirlendiği anlaşılmaktadır.Hemen belirtilmelidir ki, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dava konusu 11 ve 12 nolu bağımsız bölümlerin sahte vekaletname kullanılmak suretiyle temliki nedeniyle ilk el konumunda olmayan birleştirilen davalarda davalılar Gülendam ve İpek’in 4721 sayılı TMK’nin 1024. maddesi gereğince edinimlerinde kötüniyetli oldukları iddiasının kanıtlanamadığı belirlenmek suretiyle bu davalılar yönünden davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının anılan davalılara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davacının birleştirilen 2013/79 Esas sayılı davada davalı ...’ye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, 09.10.2012 tarih ve 42758 yevmiye nolu işlemde kullanılan ... 2. Noterliği’nin 14.09.2011 tarih ve 24226 yevmiye no’lu vekaletnamesi altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olup, temlikin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiği belirlendiğine göre, kayıt maliki davacı ...’den sahte vekaletname ile temlik alan ilk el konumundaki davalı ... yönünden tescil yolsuz olduğundan iyiniyet araştırılmasına yer bulunmamaktadır. Bir başka ifade ile, sahtecilik suretiyle davalı ... adına oluşan tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescili gerekmektedir.Hal böyle olunca, birleştirlen 2013/79 Esas sayılı davada çekişme konusu 13 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edin vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.