
Esas No: 2021/427
Karar No: 2021/2353
Karar Tarihi: 10.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/427 Esas 2021/2353 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/427
Karar No : 2021/2353
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 tarih ve E:2017/4679, K:2020/2631 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline; bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 tarih ve E:2017/4679, K:2020/2631 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"ndan, davacı tarafından ... GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan program için kiralanan IP adreslerine sahip sunuculara bağlanıldığı, 02/09/2014-16/10/2014 tarihleri arasında ByLock programına tahsis olunan ... nolu IP adreslerinden toplam 410 kez sinyal aldığı ve bu şekilde anılan programı kullandığının anlaşıldığı,
Davacı tarafından, bu delile karşı herhangi bir beyanda bulunulmadığı,
Öte yandan, davacının yargılandığı ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı gerekçeli kararında;
''Örgüte ait kurum ve kişilere ilişkin davaların takibinde ve örgüt lehine kararların çıkmasına ilişkin bir takım Bylock Yazışmalarına yönelik tespite yer verildiği,
Davacı tarafından bu tespite karşı herhangi bir beyanda bulunulmadığı,
Netice itibarıyla, Bylock yazışma içeriklerinden Danıştay Onyedinci Dairesinde görev yapan davacının, örgüte ait kurum ve kişilere ilişkin davaların takibinde ve örgüt lehine kararların çıkmasında etkili olduğunun değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının kararda yer verilen ifadelere karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı,
Bu durumda, davacının üniversite döneminden itibaren örgütün içinde yer aldığına, Danıştay üyeliğine seçilmesinde örgütün etkili olduğuna ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, davalı idarece, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde unvanlı bir göreve atanmasının davacının anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakına yönelik bir tespit olduğunun ileri sürüldüğü,
Dairelerinin kararının "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler" başlıklı kısmında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY tarafından bu örgütle iltisak ve irtibatı bulunan hâkim ve savcıların adaylık dahil tüm süreçlerde üst görevlere getirilmek için emsallerine göre daha donanımlı hale getirilmeye çalışıldığı, örgütün Adalet Bakanlığı ve HSK'da etkin olduğu dönemde de örgüt mensuplarının üst görevlere getirildiği,
Davalı idare tarafından dosyaya sunulan davacıya ait hizmet belgesinin incelenmesinden, davacının hakim olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulunun 05/05/2011 tarihli kararı ile Danıştay üyeliğine atandığının görüldüğü,
Davacı tarafından bu tespit ile ilgili herhangi bir beyanda bulunulmadığı,
Netice itibarıyla, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Danıştay üyeliğine atanmasının, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacının yargılandığı ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı gerekçeli kararında; davacının 2012 yılında örgüt liderinin bir dönem kaldığı Çamlıca Fem Dershanesi ziyaretinin de dahil olduğu örgüt mensubu Danıştay üyeleri için düzenlenen örgütün propaganda toplantılarına katıldığının tespit edildiği,
Davacı tarafından bu tespit ile ilgili herhangi bir beyanda bulunulmadığı,
Sonuç olarak, davacının FETÖ/PDY terör örgütü liderinin bir dönem kaldığı İstanbul Çamlıca Fem Dershanesi ziyaretinin de dahil olduğu örgüt mensubu Danıştay üyeleri için düzenlenen örgütün propaganda toplantılarına katılmasının, kararda belirtilen delillerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu kanaatine varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK uyarınca Danıştay üyelerinin meslekten çıkarılıp çıkarılmayacağına 23/07/2016 tarihinden itibaren Danıştay Başkanlık Kurulunca karar verilmesi gerektiğinden davalı idarenin bu konuda karar verme görev ve yetkisinin bulunmadığı, aksi durumda hukuk güvenliği ilkesinin ihlal edileceği, bir Danıştay meslek mensubunun ancak ağır hapis, kasıtlı bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası ile kesin olarak hüküm giymesi halinde görevinin kendiliğinden sona ereceği, görevden uzaklaştırılan yargı mensuplarına ilişkin listenin hukuka aykırı bir şekilde çok önceden hazırlandığı ve tamamı hakkında herhangi bir ayrım yapılmadan varsa suç teşkil eden eylem veya fiilleri bireyselleştirmeden toptancı bir yaklaşımla hareket edildiği, herhangi bir terör örgütünün üyesi, destekçisi ya da sempatizanı olmadığı, herhangi bir terör örgütü ile irtibatı veya iltisak düzeyinde bir ilişkisinin bulunmadığı, hem savcılık hem de mahkeme aşamasında suçlama ile ilgili somut delil veya olguların neler olduğunun ısrarla sorulmasına rağmen dosyadaki kısıtlılık kararı gerekçe gösterilerek hiçbir delil ve belgenin gösterilmediği, tutuklama kararında yazan suç tarihinde Danıştay üyesi olduğundan hakkında soruşturma ve inceleme yapma yetkisinin Danıştay ilgili kurullarına ait olduğu, kanunların geriye yürümezliği ilkesi, özel hayatın gizliliği ilkesi, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesi, adalete erişim hakkı, savunma hakkı, mülkiyet hakkı, seyahat özgürlüğü, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, konut dokunulmazlığı ve aile hayatına müdahale de bulunulduğu, meslekten çıkarma kararının aynı kararla meslekten çıkarılmasına karar verilen 5 HSK üyesinin yokluğunda oybirliği ile alındığı, bu haliyle kararın objektif ve tarafsız bir değerlendirme ve tespitten sonra alındığından bahsedilemeyeceği, işlemin bir disiplin işlemi niteliğinde olduğu, kişisel kanaate dayalı işlem tesis edilmesinin hukuki güvenlik ilkesi ve ölçülülük ilkesi ile de bağdaşmadığı, hakkında karar alınırken herhangi bir idari inceleme veya soruşturma yapılmadığı, üzerine atılı fiilin her türlü şüpheden uzak, somut bilgi ve belgelere dayandırılmadığı, ayrıca aleyhine olan delillerin neler olduğu bildirilmeden ve hakkındaki iddiaları çürütmek için delil sunma imkanı tanınmadan karar verildiği, olağanüstü rejim döneminde çıkarılacak KHK'lar ile olağanüstü halin süresi dışında uygulaması sürecek olan kuralların konulamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 tarih ve E:2017/4679, K:2020/2631 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak,10/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.