
Esas No: 2020/2283
Karar No: 2021/2341
Karar Tarihi: 10.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/2283 Esas 2021/2341 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2283
Karar No : 2021/2341
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 05/03/2020 tarih ve E:2017/3769, K:2020/1781 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile yine aynı Kurulun …tarih ve …sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 05/03/2020 tarih ve E:2017/3769, K:2020/1781 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"ndan, davacı tarafından …GSM numarasından, …; …IMEI numaralı cihazlara ByLock uygulamasının yüklendiği,
Davacı tarafından, ByLock uygulamasını kullanmadığı ve bu delilin elde ediliş şeklinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesine açıkça aykırı olduğu, bu nedenle hükme esas alınamayacağı, GCNAT ve HTS kayıtlarının tutarsız olduğunun beyan edildiği, ByLock uygulaması ile ilgili kararda aktarılan hususların ve davacı hakkında düzenlenmiş olan "ByLock Tespit Tutanağı"nın birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının bu beyanına itibar edilmediği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacı tarafından, meslekten ihraç ve soruşturma tehdidi altında alınan tanık ifadesinin kabul edilmediğinin beyan edildiği,
Davacının örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, savunması alınmadan, soyut ibarelerle, tüm hayatını etkileyecek şekilde, ceza niteliğinde bir karar ile meslekten çıkarıldığı, gerek tanık beyanı ve gerekse ByLock programı kullandığı iddiasının işlem tarihinden sonra dosyaya girdiği, ByLock programı ile ilgili verilerin cep telefonunun incelenmesi suretiyle elde edilmediği, ceza yargılaması aşamasında GSM hatlarına ait USER ID, içerik ve mesajlaşma bilgisinin bulunmadığını bildirildiği, masumiyet karinesinin, suç ve cezada kanunilik ilkesinin, çekişmeli yargılama ilkesinin, silahların eşitliği ilkesinin, mahkemeye başvurma hakkının, gerekçeli karar hakkının ve böylelikle adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ifade hürriyetinin, etkili başvuru hakkının, eşitlik ilkesinin, mülkiyet hakkının, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin ihlal edildiği, ByLock programını kullandığı belirtilen cep telefonlarından birinin eski model bir cep telefonu olması nedeniyle programın çalıştırılabilmesinin mümkün olmadığı, bu hususta bilirkişi raporu alınmasının talep edildiği, ancak talebinin mahkeme tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiği, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, mor beyin olayının ortaya çıkarıldığı IP adresinin tarafınca kullanıldığının iddia edildiği, CGNAT kayıtlarında da, HTS raporları ile çelişen, hayatın olağan akışına uymayan, teknik imkânsızlıklar içeren hataların mevcut olduğu, tanık beyanını kabul etmediği, tanık beyanını destekleyici başka hiçbir anlatım, veri ve delil olmamasına rağmen tek tanığın beyanına itibar edilmesi ve bu tanık beyanından FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varılmasının hakkaniyetli ve hukuki bir değerlendirme olmadığı, meslek hayatı boyunca demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal edecek herhangi bir eyleminin olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, sadece olağanüstü hal konusu ile ilgili, tedbir niteliğinde, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde bir kısım hakların durdurulmasına ve sınırlandırılmasına ilişkin verilen yetkinin amacı dışında, kötüye kullanıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 05/03/2020 tarih ve E:2017/3769, K:2020/1781 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 10/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.