2. Hukuk Dairesi 2018/2349 E. , 2019/442 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 20.12.2017 gün ve 2017/6566-2017/14973 sayılı ilamıyla ilgili davalı erkek tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece, davacı kadın tarafından evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının ve fer"ilerinin kabulüne hükmedilmiş, hükmün davalı erkek tarafından temyizi üzerine davacı kadının dava dilekçesinde ziynet alacağına ilişkin bir talebi bulunmadığı, 24.11.2014 tarihli dilekçesi ile bu talebini ileri sürdüğü, sonradan harcını yatırmasının bu talebi dava haline getirmeyeceği, bu nedenle davacının bu talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken davacı kadının ziynet talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, diğer yönlerden onanmasına karar verilmiş, davalı erkek tarafından süresinde karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin cevap dilekçesinde iki tanık bildirdiği, mahkemece 11.12.2014 tarihli duruşmada "davalı tanıkları için talimat yazılmasına, delil avansını ikmal etmesi için davalı tarafa iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye riayet edilmediği takdirde bu delile dayanmaktan feragat etmiş sayılacağına" karar verildiği, 27.02.2015 tarihli duruşmada ise verilen kesin sürede delil avansı yatırılmadığından davalı tanıklarının dinlenmesine ilişkin kurulan ara karardan dönülmesine karar verildiği ve davalı tanıkları dinlenmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Tanıkların dinlenmesi konusunda verilen ara kararların ve kesin sürenin taraflarda duraksamaya neden olmayacak açıklıkta olması gerekir. Hangi işlemler için ve ne miktar avans talep edildiği, delil avansının nereye yatırılacağı buna ilişkin ara kararda gösterilmemiş ise, verilen kesin süre sonuç doğurmaz. Somut olayda mahkemece 11.12.2014 tarihli ara kararda tanık ve delil masraflarının toplam miktarı, nereye yatırılacağı açıkça ve net olarak gösterilip bildirilmemiştir. Tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin davalıya tanıkları yönünden verdiği süreler usule uygun değildir. O halde davalının bildirdiği ve dinlenmelerinden açıkça vazgeçmediği tanıklarının dinlenmesi amacıyla hesaplanacak masrafın tamamlanması için usule uygun ihtaratlı kesin süre verilmesi, tamamlanması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240. ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmesi ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından boşanma ve fer"ileri yönünden hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bu durumda, davalı erkeğin karar düzeltme talebinin açıklanan sebeple kabulüne, Dairemizin temyiz incelemesi sonucu verilen 20.12.2017 tarih, 2017/6566 esas ve 2017/14973 karar sayılı kısmen onama, kısmen bozma ilamının boşanma davası ve fer"ilerine yönelik olarak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 440/1-4. maddesinde sayılan sebeplere uygun olan davalı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 20.12.2017 tarih 2017/6566 Esas ve 2017/14973 Karar sayılı kısmen onama, kısmen bozma ilamının l. bendinin KALDIRILMASINA, yukarıda gösterilen sebeple hükmün davacı kadının boşanma davası ve fer"ileri yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre, yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen boşanma davası ve fer"ilerine yönelik itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 04.02.2019(Pzt.)