1. Hukuk Dairesi 2018/4847 E. , 2020/6887 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan anneleri ... ’nun, otel, dükkan gibi yüksek kira getirisi olan işletmeler yanında 10 adet mesken ve emekli maaşına sahip olduğunu, 88 yaşında ölen mirasbırakanın son 10 yıldır sağlık problemleri yaşayıp felç geçirdiğini, tek kız evladı olan davalı ...’ye sahip çıkma duygusuyla ve davalı ... ile birlikte yaşadığı için onun telkinleriyle hareket ederek mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 444 ada 129 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 no’lu daireyi 02.09.2003 tarihinde satış yoluyla davalı torunu ... ’a (... ’nin kızı) temlik ettiğini, bir adet dükkanın intifa hakkını da davalı kızı ... ’ye verdiğini, çocuklar arasında 1999 yılında yapılan anlaşmaya göre, her çocuğa ikişer daire düşecek şekilde bölüştüklerini, davalı ...’nin bir tane evin tapusunu aldığını, annesiyle birlikte yaşadığı daireyi de satarak bedelini kullandığını, erkek çocuklardan ... ’nın iki daire tapusunu, diğerlerinin birer daire tapusunu aldığını, kalan 3 daireyi üç erkek kardeş bölüşmeyi düşünürken mirasbırakanın dava konusu taşınmazı davalı torununa devrettiğini öğrendiklerini ileri sürerek dava konusu 444 ada 129 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, olmadığı taktirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL alacağın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişler; bilahare, davanın, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde dava konusu taşınmazın 320.000 TL olarak saptanan bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili olduğunu beyan etmişlerdir.
Davalılar, davacılardan ... ’nın iki tane ev aldığı belirtildiğine göre onun dava açma hakkı bulunmadığını, davalı ...’nin dul bir kadın olup, 25 yıldır mirasbırakan annesine baktığını, son 10 yılını felçli geçiren mirasbırakanla ilgilendiğini, davacıların mirasbırakana bakmayıp ziyarete dahi gelmediklerini, mirasbırakanın, ölümünden sonra kızı ... ’yi düşündüğü için bir adet dükkanın intifa hakkını verdiğini, mirasbırakan sağ iken çocuklar arasında 1999 yılında yapılan anlaşmanın geçerli olmadığını, mirasbırakanın davacılara ve onların çocuklarına da satış yoluyla taşınmaz devrettiğini, mirasbırakanın sağlık harcamaları ve yaptığı yardımlar nedeniyle taşınmaz satma ihtiyacı olduğunu, mallarını sağlığında makul ölçülerde evlatları arasında paylaştırdığını, davalı ...’ın davalı annesi Ülviye’den yardım alarak dava konusu taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın husumet yönünden reddine dair verilen kararın davacılar ile davalılardan ... tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davanın kabulünün doğru olduğu, ancak ölü kişi adına tescil hükmü kurulamayacağı gibi hakkındaki dava husumet yönünden reddedilen davalı ... yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki miras payları oranında davacılar adına tesciline, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.12.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacılar ... vd. vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; davacılar, kendileri dışında mirasçı olan davalı ...’ye de husumet yönelterek eldeki davayı açmış olup; davanın, davacıların miras payları oranında açıldığının kabulü gerekir.Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Ancak, bilindiği üzere, HMK 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda taleple bağlılık ilkesi denilmektedir.
Somut olayda, davacıların miras payları oranında iptal-tescile, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davalı adına kayıtlı olan çekişme konusu taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile davacıların miras payları oranında davacılar adına tescil hükmü kurulmuş olması doğru değildir.Diğer yandan; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçıların paylarına isabet eden toplam değer olduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda, çekişme konusu 4 no’lu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 320.000,00 TL, davacıların toplam 4/5 miras payına isabet eden değer ise 256.000,00 TL olup, eldeki davanın pay oranında açıldığı ve davacıların miras payları oranında iptal tescile karar verildiği gözetildiğinde, 256.000,00 TL üzerinden alınması gereken 17.487,36 TL nispi karar ve ilam harcından 170,78 TL peşin, 1.195,50 TL ve 2.834,90 TL tamamlama harçlarının mahsubu ile bakiye 13.286,18 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...’dan alınarak Hazineye irat kaydına şeklinde karar verilmesi gerekirken taşınmazın tamamı üzerinden fazla nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; Temyize konu ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 27.09.2018 tarih 2018/1040 Esas 2018/1330 Karar sayılı kararının 3. fıkrasında yer alan “...İPTALİ İLE...” ifadesinden önce gelmek üzere “...davacıların ... 2. Noterliğinin 01/04/2015 gün 2402 yevmiye no’lu veraset ilamındaki miras payları oranında” ifadesinin yazılmasına,yine aynı kararın 3. fıkrasında yer alan “...TAPUYA TESCİLİNE...” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına,” ifadesinin eklenmesine, yine aynı kararın 4. fıkrasında yer alan “ Alınması gerekli 21.859,20-TL harçtan peşin yatan 170,78-TL harç, 1.195,50-TL tamamlama harcı ve 2.834,90-TL olmak üzere toplam 4.201,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.658,02-TL harcın davalı ... "ndan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine 4. fıkra olarak “ Alınması gerekli 17.487,36 TL nispi karar ve ilam harcından 170,78 TL peşin, 1.195,50 TL ve 2.834,90 TL tamamlama harçlarının mahsubu ile bakiye 13.286,18 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... ’ndan alınarak Hazineye irat kaydına,” cümlesinin yazılmasına, davalının temyiz itirazının değinilen yönlerden kabulü ile hükmün düzeltilen bu şekliyle 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 3.050.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 22/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.