Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2018/906
Karar No: 2021/12271
Karar Tarihi: 09.11.2021

Danıştay 6. Daire 2018/906 Esas 2021/12271 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/906
Karar No : 2021/12271

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
(Mülga ... Belediye Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2017 tarih ve E:2013/2174, K:2017/8526 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Yemliha Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile yapılan parselasyon işlemi ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yemliha Belediye Encümeni kararının iptali istenmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemine ait düzenleme sahasının mevzuata uygun olarak tespit edildiği ve düzenleme sınırının mevzuata uygun olarak geçirildiği, parselasyon işlemi kapsamında düzenleme ortaklık payının (DOP) doğru hesaplandığı, DOP olarak yapılan kesintilerin mevzuatta belirtilen şekilde kullanıldığı, düzenleme sahası içinde kalan kadastro parsellerinden ve davacıya ait parselden eşit oranda DOP kesintisi yapıldığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinde 1985 yılından önce gerçekleşmiş yapılaşma olmadığı ve anılan taşınmaza ait özel parselasyon planı bulunmadığı halde dava konusu düzenleme sahasında 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun Ek-1. maddesinin uygulandığı, ancak davacı taşınmazı bakımından hisse ayrıştırması yapılmadığından değerlendirmenin 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre yapılması gerektiği, davacının maliki olduğu ... sayılı kadastral parselin üzerinde yer alan yapının uygulamadan sonra ... ada, ... sayılı parsel içinde bırakıldığı ve davacıya ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların müstakil olarak tahsisinin yapıldığı, bu haliyle dava konusu parselasyon işleminin dağıtım ilkeleri ve parselasyon tekniklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunarak kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, taşınmazın 1960lı yıllarda yapılan kadastro sonucu verilen tapusu ile sonraki yıllarda verilen tapusu arasında metrekare farkı olduğu, bu durumun davacının taşınmazın bir kısmını yola terk etmesinden kaynaklandığı, ancak dava konusu parselasyonun sonraki tapu kayıtları esas alınarak yapıldığından davacının yola terk ettiği miktarın dikkate alınmadığı ve kendisinden olması gerekenden fazla düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, belediye meclisi ve belediye encümeni üyelerinin parsellerine ayrıcalıklı haklar tanındığı, ayrıca 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin uygulama koşulları bulunmadığı halde bu madde uygulanarak işlem tesis edilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlık hakkında karar verilebilmesi için öncelikle, dava konusu parselasyonda 2981 sayılı Kanunun Ek-1 hükmünün uygulanma koşulları bulunup bulunmadığının (davacı taşınmazında uygulanıp uygulanmadığına bakılmaksızın) incelenmesi, düzenleme sahasında uygulama koşullarının bulunduğunun anlaşılması halinde bu kez, davacı tarafından ileri sürülen bedelsiz yola terk işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin gerekli inceleme yapılarak yola terk yapılmış ise terk edilen miktarın davacı parselinden kesilen düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından eksik incelemeye dayalı olarak verildiği sonucuna ulaşılan kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 30/03/2014 tarihinde yapılan mahalli idare seçimleri ile yürürlüğe giren 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1. maddesinin 2. fıkrası ile Kayseri Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş ve aynı maddenin 3. fıkrası ile büyükşehir belediyesi teşkilatının bulunduğu illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılmış olup Kocasinan İlçesi mülki sınırları içerisinde kalan Yemliha Belediyesinin tüzel kişiliği 30/03/2014 tarihinde itibariyle sona erdiğinden davanın Kocasinan Belediye Başkanlığı husumetiyle görülmesine karar verilerek işin gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 27. maddesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca uygulanmasına devam edilen anılan Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2017 tarih ve E:2013/2174, K:2017/8526 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi, Köyiçi Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Yemliha Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile yapılan parselasyon işlemi ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yemliha Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
İşlem tarihinden sonra 10/07/2019 tarihli 7181 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine eklenen 8. fıkrada; ''Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesinde, imar planı olan yerlerde, 09.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları göz önünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tescil ettirmeye, valilik veya belediyelerin yetkili olduğu kuralı yer almıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun eşya hukukuna ilişkin dördüncü kitabının mükiyete ayrılan birinci kısmının genel hükümleri düzenleyen birinci bölümünde, birlikte mülkiyetin, paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti olarak ikiye ayrıldığı görülmektedir. Bu kısımda yer alan 688. maddede, "Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir." düzenlemesi getirilmiştir. Anılan Kanunun 701. maddesinde ise elbirliğiyle mülkiyetin kaynakları ve niteliğini belirtilmiş, "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır." kuralına yer verilmiştir.
4721 sayılı Yasanın paylı mülkiyetin sona ermesini düzenleyen 698 ve 699. maddelerinde, "Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir." hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinde ifade edilen binalı veya binasız arsa ve arazilerde, 3194 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce, özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin bulunması halinde Ek-1 hükmünün uygulanması mümkün olup yapılacak tahsiste özel parselasyona dayalı ve hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak arsa paylarının sahipleri adlarına re'sen tescil edilmesi imkanı tanınmaktadır.
Anılan kuralın, içeriği itibariyle, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi kapsamında yapılan parselasyon işlemlerine yönelik olarak düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek-1 maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesinden farklı biçimde, özel parselasyona dayalı olarak satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı, hisseli satın alınan taşınmazların ise yine hisse miktarları göz önünde bulundurularak paylı mülkiyet esaslarına göre tahsis edileceği sonucuna varılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ise paylı/müşterek mülkiyetin sona ermesinde paydaşların iradesi ya da hakime başvurması dışında bir yöntem öngörülmediği açıktır. 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek-1 maddesi, bu duruma bir istisna getirmekte, müşterek maliklerin/paydaşların iradesi dışında, parselasyon işlemini tesis eden idareye özel ve istisnai bir yetki vermekte, idari işlem yoluyla paylı mülkiyetin sona erdirilmesine olanak sağlamaktadır. Özel parselasyona dayalı olarak ya da hisse karşılığı satın alınan ve bu suretle müşterekler/paydaşlar tarafından fiilen kullanılan yerlerde, bu madde uyarınca parselasyon yapılması halinde paydaşlık sona erdirilerek paydaş adına hissesi oranında tahsis yapılabilmektedir.
Burada önemle belirtilmelidir ki idare sıfatıyla belediye veya valilik tarafından re'sen bu yetkinin kullanılabilmesi, düzenleme alanında Ek-1 hükmünde sayılan şartların varlığına bağlıdır. Bu nedenle, Ek-1 hükmü uygulanarak yapılan parselasyon işleminin yargısal denetimi sırasında, öncelikle alanda anılan maddenin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığı ve idarenin hisse çözümü konusunda yetkisinin olup olmadığı yönünden inceleme yapılması gerekmektedir.
Her ne kadar, 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesine 04/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Yasanın 9. maddesi ile eklenen hükümler uyarınca, parselasyon sahasında kalan hisseli arsa ve arazilerin, hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilmesine olanak tanınmış ise de işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca böyle bir uygulama yapılmasına imkan bulunmamaktadır.
Paylı mülkiyetin sona ermesine ilişkin 4721 sayılı Kanunun yukarıda anılan hükümlerine istisna teşkil eden 2981 sayılı Kanunun Ek-1 maddesinin uygulanma koşullarının dava konusu işleme ilişkin düzenleme sahasında bulunmamasına rağmen uygulanması, idarenin kendisine tanınan yetkiyi aşarak işlem tesis etmesi anlamına geleceğinden bu şekilde yapılan parselasyon işlemlerinin tümüyle hukuka aykırı olduğu, diğer bir deyişle, açıklanan sebeplerin genel iptal sebebi niteliğinde olduğu tabiidir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda, düzenleme sahasında fiili taksim, özel parselasyon veya rızai taksim sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle 2981 sayılı Kanunun Ek-1 hükmünün uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı, ancak davacılar parseli özelinde Ek-1 maddesi uygulanarak hisse ayrıştırması yapılmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Bu nedenle, uyuşmazlık hakkında karar verilebilmesi için öncelikle, dava konusu parselasyonda Ek-1 hükmünün uygulanma koşulları bulunup bulunmadığı (davacı taşınmazında uygulanıp uygulanmadığına bakılmaksızın) hususu değerlendirilmelidir.
Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinden itibaren davanın tüm aşamalarında, tesis kadastrosundan önce taşınmazdan yola terk yapıldığı, ancak yola terk edilen bu alan dikkate alınmadığından dava konusu taşınmazdan fazladan DOP kesintisi yapıldığı iddialarının ileri sürüldüğü görülmektedir.
Uygulama imar planlarının uygulanması ve yapılaşmaya uygun imar parsellerinin oluşturulmasında kural olarak parselasyon işlemi yapılması esas olup imar planı bulunan ve henüz parselasyon işlemi yapılmamış bir imar adasında ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılması hukuken olanaklı değildir. Bununla birlikte, bir taşınmaza yapı ruhsatı verilebilmesi için öncellikle parselasyon işlemi yapılması gerekmekte ise de, uygulamada idareler tarafından parselasyon işlemi yapılmamış bir alanda taşınmazların umumi hizmet alanlarına isabet eden kısımlarının bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi halinde ilgililerin taşınmazları üzerinde yapılaşmasına izin verildiği görülmektedir. Böylelikle oluşturulan imar parseli ile malik tarafından terk edilen taşınmazın karşılığı, geri kalan taşınmazındaki değer artışı yoluyla elde edilmektedir. Diğer bir ifadeyle, taşınmazda yapılaşma olanağı sağlanması nedeniyle değerinde meydana gelen artış karşılığında mevcut taşınmazın bir kısmının ''kamuya terk edilmesi'' sağlanmaktadır.
İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde de, düzenleme ortaklık payı oranının bir düzenleme sahasında tespit edilen düzenleme ortaklık payı miktarının, bu saha içindeki kadastro veya imar parsellerinin yüzölçümü miktarına oranı olduğu, evvelce yapılan düzenlemeler dolayısıyla düzenleme ortaklık payı veya bu maksatla başka isimlerle bir pay alınmış olan arazi veya arsaların bu ortaklık payı hesabına katılamayacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan Yasa ve Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bedelsiz yola terk işleminin bir parselasyon işlemine dayanmaması nedeniyle, yapılan terkin, düzenleme ortaklık payı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ancak istek üzerine terk yapılmışsa bu terk oranını yeni düzenlemede belirlenmiş düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınabileceği ve bu durumun hakkaniyete ve eşitlik ilkesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, yapılaşma amacıyla taşınmazın bir kısmının kamuya terk edilmesi suretiyle taşınmazdan yapılan bu kesintilerin ''düzenleme ortaklık payı'' ile aynı amaca hizmet ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine 10/07/2019 tarihili 7181 sayılı Kanun ile eklenen 8. fıkrada yer alan; parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların yeni yapılacak parselasyon planında düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınacağı yolundaki hüküm ile de bu husus açıklığa kavuşturulmuştur. Zira, Dairemizin bu konudaki içtihatları da bu doğrultudadır.
Bu durumda, düzenleme sahasında Ek-1 uygulama koşullarının bulunduğunun anlaşılması halinde bu kez, davacı tarafından ileri sürülen bedelsiz yola terk işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin gerekli inceleme yapılarak yola terk yapılmış ise terk edilen miktarın davacı parselinden kesilen düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınıp alınmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.
İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen hususları açıklığa kavuşturmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğü ile ilgili idarelerden gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek ek bilirkişi raporu alınması suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından eksik incelemeye dayalı temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/11/2021 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi