
Esas No: 2018/4851
Karar No: 2020/6890
Karar Tarihi: 22.12.2020
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2018/4851 Esas 2020/6890 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istekli dava sonunda yerel mahkemece, davalı ... yönünden iptal tescil isteğinin reddine, diğer davalılar yönünden tazminat isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından duruşma istekli olarak ve davalılar ... (... oğlu), ..., ..., ... (... oğlu) tarafından katılma yoluyla yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.12.2020 Salı günü saat 09.45"de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 1745 ve 1753 parsel sayılı taşınmazların, bilgisi olmadan isim benzerliği bulunan ...’ın davalı mirasçıları ... , ... , ... ve ... tarafından diğer davalı ...’e satış yoluyla devredildiğini, satış öncesi isim benzerliğinden yararlanılarak intikal işlemlerinin yaptırıldığını, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, harçlandırdığı 09.05.2014 tarihli dilekçesi ile tapu iptal ve tescil isteğinin kabul edilmemesi halinde 324.000,00 TL tazminatın intikal işlemini yaptıran davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı ..., iyi niyetli 3. kişi olduğunu, tapu kaydına güvenerek çekişmeli taşınmazları iktisap ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., iddianın doğru olduğunu bildirmiştir. Diğer davalılar, taşınmazların bulunduğu köye çok sık gidip gelmediklerini, mirasbıranları ... ’nın çok sayıda taşınmazı olduğunu, dava konusu taşınmazların da mirasbırakanları ... ’ya ait olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, tescilin yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile iptal tescile dair verilen kararın davalılardan ... tarafından temyizi üzerine Dairece, “ ...Somut olaya gelince, tapu kayıt maliki davalı ...’in iyiniyetli olarak çekişmeli taşınmazları temlik aldığını savunması karşısında mahkemece, davalı ...’nın iyiniyetli olup olmadığı konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca davalı ...’in iyiniyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, iyiniyetli olmadığının tespiti halinde iptal ve tescil isteğinin kabul edilmesi, iyiniyetli olduğunun tespit edilmesi halinde ise iptal ve tescil isteğinin reddedilerek terditli talep olan tazminat isteği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekir iken eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ...’in iyiniyetli olduğu gerekçesiyle iptal tescil isteğinin reddine, diğer davalılar yönünden tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK). Somut olaya gelince; bozmaya uyulmakla ilgilileri yönünden usuli kazanılmış hak doğmasına karşın bu temel usul kuralı gözardı edilerek bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir.Hal böyle olunca; davalı ...’nın iktisabının iyiniyetli olmadığının ispat yükümlülüğü davacıya ait olup, davacının bozmadan önce bildirdiği tanıklar dinlenmek ve deliller değerlendirilmek suretiyle son kayıt maliki davalı ...’nın iyiniyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, iyiniyetli olmadığının tespiti halinde iptal tescil isteğinin kabul edilmesi, iyiniyetli olduğunun saptanması halinde ise iptal tescil isteğinin reddedilerek terditli talep olan tazminat isteği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bu hususta hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davacının ve bir kısım davalının değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 22.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.