Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/16270
Karar No: 2018/3424
Karar Tarihi: 09.04.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/16270 Esas 2018/3424 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/16270 E.  ,  2018/3424 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    K A R A R

    Dava; davacının davalı işyerinde 18.12.1996 – 31.12.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece; davacının davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinde taleple bağlı kalınarak 08.12.1996 – 31.03.1997 tarihleri arasında toplam 113 gün çalıştığının, 11 gününün davalı Kurum"a bildiriminin yapıldığının, 102 gününün ise bildiriminin yapılmadığının, bildirimi yapılmayan günlerde günün asgari ücretini aldığının tespitine, davalı şirkete ait...sicil numaralı işyerinde 01.04.1997 – 31.12.1999 tarihleri arasında toplam 990 gün çalıştığının, 30 gününün davalı Kurum"a bildiriminin yapıldığının, 960 gününün ise bildiriminin yapılmadığının, bildirimi yapılmayan günlerde günün asgari ücretini aldığının tespitine davalı Kurum"a bildirim yapılmayan günlere ait primlerin davalı işverenlerce ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; her ne kadar dava dilekçesinin sonuç kısmında davacının 08.12.1996 tarihinden itibaren olan çalışmalarının tespiti istenilmişse de aslında dava dilekçesi içeriğinden bu tarihin 18.12.1996 olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından davalı şirkete ait işyerinde ayakkabı yapımında sayacı olarak çalıştığının beyan edildiği, davacının 01.11.1996 – 18.12.1996 tarihleri arasında dava dışı ... işyerinde ve 01.04.1997 – 17.06.1997 tarihleri arasında da davalı şirkette ait işyerinde geçen çalışmalarının davalı Kurum"a bildirildiği, aleyhine hüküm kurulan ... sicil numaralı işyerinin tasfiye edildiği ve 28.09.2001 tarihinde ticaret sicil kaydının kapatıldığı, tasfiye memurunun ... olduğu, söz konusu iirketin ortaklarının ise ... ve ... oldukları, ..."nın 13.01.2016 tarihinde vefat ettiği, mahkemece; doğacak prim borçlarından şirket tüzel kişiliği ile birlikte şirketin ortaklarının da sorumlu olacağı, bu nedenle de şirket ihya edilmeden husumetin davalı şirket ortaklarına yöneltilmesi ile davaya devam edileceği belirtilerek ... mirasçılarının davaya dahil edildikleri ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
    Öte yandan; dava ehliyeti, gerçek ve tüzel kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci veya vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir.
    Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Fesih ve tasfiye işlemi, bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eder. Tüzel kişiliğini kaybeden limited şirketlere davada husumet tevcih edilebilmesi için şirketin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir.
    Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için tasfiye memuru ile ticaret siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HMK"nın 52 ve 54. maddeleri hükümleri gereğince uygun bir önel verilmelidir. Dava açıldığı takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
    Somut olayda; davalı şirket ihya edilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
    Mahkemece yapılacak iş; şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması için davacı tarafa uygun bir süre vermek, ihya yapıldığı ve tasfiye memuru atandığı taktirde usulüne uygun şekilde taraf teşkilini sağlamak, söz konusu şirketin sunacağı delilleri değerlendirmek ve toplanan deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde davalı Kurum vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi