Abaküs Yazılım
13. Daire
Esas No: 2015/3695
Karar No: 2021/3729
Karar Tarihi: 09.11.2021

Danıştay 13. Daire 2015/3695 Esas 2021/3729 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2015/3695
Karar No : 2021/3729

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
"Adana ili, Pozantı ilçesi, … karayolu üzeri, … Mahallesi, No:…" adresinde bulunan ve davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, tankın içerisine ayrı bir bölme oluşturulduğu, bu tankın içerisinde yer alan gizli düzenekten 1 numaralı satış pompasına ulusal markersiz yakıt aktarıldığı ve bu şekilde satış yapıldığı tespit edildiğinden bahisle anılan akaryakıt istasyonunda bulunan tank ve pompaların mühürlenmesine ilişkin 07/09/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI :
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, bu maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulması gerektiği; mühürleme işlemine konu akaryakıt istasyonunun, maliki oldukları taşınmaz üzerinde faaliyet gösterdiği, bu nedenle, dava konusu işlemle aralarında kişisel, güncel, meşru ve makul bir ilginin bulunduğu, iş yerinin mühürlenmesi nedeniyle ticarî faaliyetin sona erdiği, bu durumun hukuka aykırı olduğu, ayrıca, mühürleme işlemine konu eylemle kendilerinin herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle usul yönünden, davacının kiracısı tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda yer alan tank ve pompaların mühürlenmesine ilişkin işlemin iptalinin istenmesinde davacının doğrudan bir menfaati ihlâl edilmediğinden, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği,
Esas yönünden ise, dava konusu mühürleme işleminin hukuka uygun olarak tesis edildiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'NIN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idarî davaların, idarî işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idarî işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlâlinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Adana ili, Pozantı ilçesi, … karayolu üzeri, …Mahallesi, No:.. adresinde bulunan ve davacının kiracısına ait petrol istasyonunda bulunan tankın içerisine ayrı bir düzenek kurularak tankın içine ara bir bölme yapıldığı, yasal olmayan tanktan pompaya naklini sağlayan siyah renkli kırmızı çizgili plastik boru ile elektirik kablosunun bulunduğu, bu tertibatla 1 nolu pompaya ulusal markersiz yakıt aktarıldığı ve bu şekilde satış yapıldığı tespit edildiğinden bahisle anılan akaryakıt tankları ve pompaların mühürlenmesine ilişkin 07/09/2014 tarihli işlemin, davacının kiralayan olduğu, menfaatinin ekilendiği, emsal yargı kararlarının bulunduğu, çalışma hakkına aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Uyuşumazlığa konu olayda mühürleme işleminin, davacı adına değil denetim tarihinde davacı adına tapuda ''petrol istasyonu, hizmet binası, benzinlik, lokanta ve arsası'' olarak kayıtlı olan taşınmazdaki ''petrol işletmesi''nin kira sözleşmesiyle kiracısı konumunda olan … isimli kişi adına ve adı geçen tarafından yürütülen faaliyetin durdurulmasına yönelik olarak 3 adet akaryakıt tankı ve akaryakıt pompasının mühürlenmesi şeklinde tesis edildiği, söz konusu taşınmazın bütün hâlinde mühürlenmesi şeklinde tesis edilmediği ve anılan işlemin davacının menfaatini etkileyecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının kiracısı olan (ve aynı zamanda istasyonun işleticisi konumunda bulunan) ... adına tesis edilen işleme karşı dava açılabilmesi için gerekli koşul olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının olmadığı görülmektedir.
Bu durumda davacı tarafından, kiracısı adına tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmış olup davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava konusu uyuşmazlığın, birden çok idare mahkemesinin yetki alanına girdiği anlaşıldığından, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak görevli olduğu sonucuna varılarak ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davalı idare ekiplerince (Pozantı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri), "Adana ili, Pozantı ilçesi, … karayolu üzeri, … Mahallesi, No:…" adresinde bulunan ve davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 06/09/2014 tarihinde yapılan denetimde, … plakalı araca ilk pompadan yakıt verildiği, yakıt alındığı esnada bu pompadan numune alındığı, alınan numunenin marker cihazında yapılan ölçümünün geçersiz çıktığı, ayrıca bu aracın yakıt deposundan alınan numunenin marker cihazında yapılan ölçümünün de geçersiz çıktığı görülmüş olup, bahse konu iş yerinde ve bu aracın yakıt deposunda kaçak akaryakıt bulunduğu şüphesiyle Pozantı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, …Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan arama ve el koyma izni istenmiş, Adana KOM Şube Müdürlüğü, Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ile Pozantı İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri ile birlikte söz konusu iş yeri için …Sulh Ceza Hâkimliği'nin … tarih ve .. sayılı arama kararı ile …Sulh Ceza Hâkimliği'nin … tarih ve … sayılı istasyon sahasında alınan kazı kararına istinaden 07/09/2014 tarihinde istasyonda arama ve kazı yapılmıştır.
… Sulh Ceza Hâkimliği'nin anılan kazı kararına istinaden yapılan kazı neticesinde bulunan tankın, istasyonun yasal tanklarından olduğu, ancak, tankın içine ayrı bir ara bölme yapıldığı tespit edilmiş, yasal olmayan tanktan pompaya akaryakıt naklini sağlayan siyah renkli kırmızı çizgili plastik boru ile elektrik kablosunun olduğu görülmüş, bu tertibatla 1 numaralı pompaya markersiz yakıt aktarıldığı ve bu şekilde satış yapıldığı tespit edilmiştir.
Açığa çıkarılan tanktan numune alınarak ulusal marker cihazında ölçümü yapılmış, sonucun geçersiz çıkması üzerine, tankın dolum ağzından dalgıç marifeti ile numune alınarak incelenmek üzere İNÖNÜ PAL'e gönderilmiş, 5800 kilogram menşei belli olmayan akaryakıt ile suçta kullanılan yakıt tankına Mahkeme kararına istinaden el konulmuştur.
Hazırlanan tahkikat evrakının …Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesi üzerine, iş yeri pompaları ve yakıt tanklarının, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca, satış faaliyetinin durdurulması için mühürleme işleminin yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine, alınan talimata istinaden iş yerinde bulunan 1, 2 ve 3 numaralı tank ve pompalar mühürlenerek iş yerindeki satış faaliyeti durdurulmuştur.
İNÖNÜ PAL'in … tarih ve … sayılı analiz raporunda, söz konusu ürünün %0,3 oranında petrol ürünü ve %99,7 oranında bitkisel yağ olduğu, söz konusu ürünün akaryakıt olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.
Davacı tarafından, maliki olduğu taşınmaz üzerinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonundaki tank ve pompaların mühürlenmesine ilişkin dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davacı tarafından, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, bu maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulması gerektiği; davalı tarafından ise, davacının bu davayı açmak için ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davacı ve davalının usule ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.

ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdarî yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkralarının dava konusu mühürleme işleminin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâlinde,
"5607 sayılı Kanun'da belirtilen kaçakçılık fiillerinin işlendiği tespit edilen rafineri hariç her türlü tesiste lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar Kurum tarafından geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Lisans sahibine verilen idarî para cezası ödenmeden lisansa konu tesis için lisans verilmez.
Kaçakçılık fiilinin sadece ulusal marker seviyesi ile ilgili olması durumunda, geçici durdurma kararı akredite laboratuvar analiz sonucuna göre verilir. Akredite laboratuvar analiz sonucunun bildirilmesine kadar kaçak akaryakıt satışını engelleyecek idarî tedbirler Kurum tarafından alınır." kuralı yer almıştır.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık suçları" başlıklı 3. maddesinin onbirinci fıkrasında ise, "Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticarî amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan,
Kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur."; ondördüncü fıkrasında, "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallar uyarınca, kaçak akaryakıtı herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmek için lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurma fiillerinin kaçakçılık suçları kapsamında değerlendirildiği, yine marker seviyesi geçersiz akaryakıtı bulundurma ve satışa arz etme fiillerinin de kaçakçılık suçu kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Kaçakçılık fiilinin sadece ulusal marker seviyesi ile ilgili olması durumunda önce ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı tank ve düzeneklerin mühürleneceği, alınan numunelerin analiz için akredite laboratuvarlara gönderileceği, bu numunelerin analizi sonucunda ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması durumunda, akaryakıt istasyonunun tamamının geçici olarak mühürleneceği, ancak kaçakçılık suçu bakımından 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ondördüncü fıkrasındaki fiillerin varlığına ilişkin tespitlerin bulunması hâlinde, yalnızca bu tespite dayanılarak akaryakıt istasyonunun tamamının geçici olarak mühürleneceği açıktır.
Bu durumda, akaryakıt istasyonunda bulunan tankın içerisinde yasal bölümden ayrı olarak gizli bölme oluşturulması ve bu tankın içerisinde yer alan gizli düzenekten 1 numaralı satış pompasına ulusal markersiz yakıt aktarıldığı ve bu şekilde satış yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca kaçakçılık suçu olarak kabul edilen kaçak akaryakıt satmaya ve herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde sabit tank, düzenek ve ekipman bulundurma fiiline ilişkin tespit edilen aykırılıklar üzerine 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca tesis edilen istasyonda bulunan tank ve pompaların mühürlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı arka sayfada gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcı ile fazla yatırıldığı anlaşılan …-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi