
Esas No: 2018/4267
Karar No: 2021/12277
Karar Tarihi: 09.11.2021
Danıştay 6. Daire 2018/4267 Esas 2021/12277 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/4267
Karar No : 2021/12277
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 51- …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi ve Şişli İlçesi sınırları içerisinde Okmeydanı semtini de kapsayan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Okmeydanı Tarihi Sit Alanları Koruma Amaçlı Etkileşim Geçiş Sahasına ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacılar tarafından tek nüsha hazırlanan dava dilekçesinin son sayfasının yalnızca bir davacı tarafından imzalandığı, diğer davacılar tarafından ekli liste şeklinde imza listesi sunulduğu, davacılara ait farklı nitelikteki ve özelliklerdeki taşınmazların, Kanunun aradığı anlamda menfaat birlikteliğinden yoksun olarak uyuşmazlık konusu edilen işlemden farklı şekilde etkilendiği ve davanın birlikte açılmasını gerektiren menfaat birlikteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. ve 5. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesiyle Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine 21.06.2017 tarihinde kayda giren tek nüsha sunulan yenileme dilekçesinin de son sayfasının yine bir davacı tarafından imzalandığı, diğer davacılar tarafından ekli liste şeklinde imza listesi sunulduğu, farklı nitelikteki ve özelliklerdeki taşınmazların, Kanunun aradığı anlamda menfaat birlikteliğinden yoksun olarak uyuşmazlık konusu işlemden farklı şekilde etkilendiği ve davanın birlikte açılmasını gerektiren menfaat birlikteliğinin bulunmamasına rağmen birlikte dava açıldığı sonucuna varılmıştır.
Yenileme dilekçesinde ise belirtilen eksikliklerin giderilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'NIN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, davacıların parsel bazında hukuka aykırılık iddialarının bulunmadığı gibi dava konusu plan değişikliğine konu olan uyuşmazlık konusu taşınmazların bütünü açısından incelenmesi gereken iddialarının bulunduğu, bu itibarla aynı işleme dayalı yapılan plan değişikliğine konu parseller açısından maddi ve hukuki yönden bağlılık bulunduğu ve aynı dilekçe ile dava konusu edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, dava konusu İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi ve Şişli İlçesi sınırları içerisinde Okmeydanı semtini de kapsayan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Okmeydanı Tarihi Sit Alanları Koruma Amaçlı Etkileşim Geçiş Sahasına ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının genel hedeflerine, vizyonuna aykırı olarak hazırlandığı, imar planının yapım ve onay süreçlerinin hukuka uygun işlemediği, yerleşimcilerin aktif katılımlarının dikkate alınmadığı ve nasıl etkileneceklerinin belirli olmadığından bahisle iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş, "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." üst hukuk normlarına yer verilmiştir.
Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesinde: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı ve 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
Uluslarararası hukukta bahsi geçen şekilde ortaya konan mahkemeye erişim hakkı hukukumuzda usul kanunlarımızla da temin edilmektedir. Bu doğrultuda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, idare mahkemesince, davacılar tarafından tek nüsha hazırlanan dava dilekçesinin son sayfasının yalnızca bir davacı tarafından imzalandığı, diğer davacılar tarafından ekli liste şeklinde imza listesi sunulduğu, davacılara ait farklı nitelikteki ve özelliklerdeki taşınmazların, Kanunun aradığı anlamda menfaat birlikteliğinden yoksun olarak uyuşmazlık konusu edilen işlemden farklı şekilde etkilendiği ve davanın birlikte açılmasını gerektiren menfaat birlikteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle dilekçenin reddine; yenileme dilekçesinde de eksikler giderilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de, dava dilekçesinden davacıların parsel bazında hukuka aykırılık iddialarının bulunmadığı gibi dava konusu plan değişikliğine konu olan uyuşmazlık konusu taşınmazların bütünü açısından incelenmesi gereken iddialarının bulunduğu, bu itibarla aynı işleme dayalı yapılan plan değişikliğine konu parseller açısından maddi ve hukuki yönden bağlılık bulunduğu ve aynı dilekçe ile dava konusu edilebileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince davacılar tarafından konu edilen iddialar da göz önünde bulundurularak, dava konusu edilen plan değişikliğinin bir bütün halinde incelenerek Mahkemece, davalı idareden gerekli bilgi ve belgeler istenilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, usule aykırı olarak verilen dilekçe ret kararları üzerine aynı yanlışlıkların tekrarlandığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararı ile dava açma hakkının, dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5. maddesine aykırı olarak mahkemeye erişim hakkının engellendiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, Okmeydanı Tarihi Sit Alanları Koruma Amaçlı Etkileşim Geçiş Sahasına ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının kabulüne ilişkin … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararına karşı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri tarafından açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla dava konusu imar planının iptaline karar verilmiş, iptal kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının davalılar vekillerince temyize konu edilmesi üzerine bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 16.12.2020 tarih ve E:2019/18522 K:2020/12880 sayılı ile kararı ile onanmıştır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında belirtilen eksiklerin giderilmediği gerekçesiyle davanın reddine yönelik karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/11//2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.