Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/4244
Karar No: 2019/172
Karar Tarihi: 09.01.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/4244 Esas 2019/172 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, davalıyla arasında bir satış vaadi sözleşmesi imzaladığını ve belirtilen gayrimenkullerin satışının tamamının bedelini ödediğini belirterek, tapu kayıtlarının davalı adına olan kısmının iptal edilerek kendisi adına tescil edilmesini talep etmiştir. Davalı, sözleşmenin hile ile imzalatıldığını ve taşınmazların satış vaadi edilmediğini savunmuştur. Mahkeme, sözleşmenin teminat amacıyla düzenlendiği ve tarafların gerçek iradesinin satış vaadi sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay kararı davalının savunmasını kanıtlayamadığını, bu nedenle mahkemenin davanın kabulüne hükmetmesi gerektiğini belirtmiş ve hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Kaynak olarak Borçlar Kanunu'nun 22, 213, 716. maddeleri ile önceki ve yürürlükteki Medeni Kanun ve Noterlik Kanunu'nun ilgili maddeleri gösterilmiştir. Bu maddeler, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noter önünde düzenlenmesi gerektiğini, sözleşmelerin geçerliliğinin resmi şekil şartına bağlı olduğunu, vaat alacaklılarının borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebileceğini belirtmektedir.
14. Hukuk Dairesi         2016/4244 E.  ,  2019/172 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.04.2014 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    _ K A R A R _

    Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ... 1. Noterliği"nin 16.04.2012 tarih, 07666 numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, ... ... Mah. 13412 Ada, 17 Parsel, 13412 Ada 22 Parsel, 13419 Ada 40 Parsel, 13412 Ada 20 Parsel, 13412 Ada 18 Parsel sayılı gayrimenkullerdeki davalıya ait hak ve hisselerinin tamamının toplam 3.465,00TL bedelle davacıya satışının vaad ve taahhüt edildiğini, bedelinin de tamamen satıcı davalıya ödendiğini, satışı vaad edilen gayrimenkuller üzerinde ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1429 Esas sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan, satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh verilemediğini, 2. Sulh Hukuk Mahkemesindeki bu dava dosyası 2009/1756 Karar numarası ile neticelenip dosya kapatıldığı halde, davalının tedbir kararının kaldırılmasını sağlamadığı gibi, sözleşmeye konu gayrimenkulü tapuda devir ve ferağa da yanaşmadığını, bu hususta davalıya ihtarname çekildiğini belirterek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili; davayı kabul etmediklerini, satış vaadi sözleşmesinin hata ve hile ile imzalatıldığını davalının damadı ile davacı şirket arasında gaz alımı için sözleşme yapıldığını, bu sözleşmenin teminatı olarak taşınmazların verildiğini ancak hile ile satış vaadi sözleşmesi imzalatıldığını, taşınmazların değeri ile satış bedeli arasında fahiş fark olduğunu, müvekkilinin yaşlı ve ev hanımı olduğunu, ticaret ile ilişkisi bulunmadığını hatta tebligat evrakının damadı tarafından saklanarak müvekkiline ulaştırılmaması nedeniyle davadan geç haberdar olduklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, davacının edimi ödemeden tescil talebinde bulunamayacağı gibi satış vaadi sözleşmesi imzalanırken tarafların gerçek iradesinin satış vaadi özleşmesi olmayıp davacı şirket nezdinde doğmuş ve doğacak borçların teminat altına almaya yönelik olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile önceki Medeni Kanunun 634. ve yürürlükteki Medeni Kanunun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak veren sözleşmelerdendir. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptal ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Davacı da 16.04.2012 tarihli sözleşme sebebiyle Türk Medeni Kanununun 716. maddesine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur.
    Davalı savunmasında; damadı ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu ve buna ilişkin sözleşmelerin olduğunu, davaya konu taşınmazlardaki hisselerinin aslında satışını vaat etmediğini, sözleşmenin hile ile imzalatıldığını, dava konusu taşınmazların belirttiği sözleşmelere teminat amaçlı olarak satış vaadinde bulunulmuş gibi gösterildiğini belirtmiştir. Davalı savunması, biçimine uygun şekilde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine karşıdır. HUMK"nun 295. maddesi uyarınca noterde düzenlenen bu tür senetler aksi ispat olununcaya kadar kesin delil teşkil eder. HUMK"nun 290. maddesine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki işlemlerin de miktar ve değeri ne olursa olsun tanıkla ispatına olanak yoktur. Tanık beyanına göre sözleşmenin teminat amaçlı düzenlendiğinin kabulü mümkün değildir.
    Davalı savunmasını kanıtlayamadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZUMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.01.2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

    (Muhalif)


    KARŞI OY

    Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi