
Esas No: 2018/6187
Karar No: 2021/5977
Karar Tarihi: 02.11.2021
Danıştay 4. Daire 2018/6187 Esas 2021/5977 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/6187
Karar No : 2021/5977
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı … Başkanlığı
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İlaçları Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2008 yılında gerçekleştirilen indirimli orana tabi işlemler nedeniyle 2009/11 dönemi katma değer vergisi beyannamesinde iadesi talep edilen 4.409.559,04 TL tutardan tenzil edilen 1.619.005,17 TL'.nin, 2016/1,2,3 dönemlerinde ödenecek vergi çıkması üzerine 21/07/2016 tarihli katma değer vergisi düzeltme beyannamesiyle "Sonraki Döneme Devreden KDV" satırına aktarılarak iadesi talebiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin 22/08/2016 tarih ve 15174 sayılı ve … tarih ve ... sayılı işlemlerin iptali ile anılan tutarın iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından 2009/11 döneminde indirimli orana tabi işlemler nedeniyle iadesi talep edilen katma değer vergisinden ciro primi niteliğinde kabul edilen faturalardan kaynaklanan 1.619.005,17 TL'lik KDV'nin indirim hakkının bulunduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmayıp uyuşmazlığın indirim talebinin süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddedilmesinden kaynaklandığı, söz konusu tutarın 2015/12 dönemine kadar ödenecek katma değer vergisi çıkmadığı için 21/07/2016 tarihli düzeltme beyannamesiyle sonraki döneme devreden katma değer vergisi olarak hesaplara alındığı, 3065 sayılı Kanun’un 29. maddesinde, indirim ve iadenin bir hak olarak belirtildiği ve buna ilişkin sınırlamaların ancak bu Kanunda belirtilen hükümler çerçevesinde yapılabileceğinin açıklandığı, söz konusu tutarın içeriğine ilişkin bir olumsuzluk veya noksanlık bulunduğu yönünde bir itirazın da ileri sürülmediği görüldüğünden 2009/11 dönemine ilişkin söz konusu tutarın, 2016 yılı içerisinde verilen düzeltme beyannamesi ile sonraki döneme devreden KDV tutarı olarak dahil edilmesinin, mükellefin KDV indirimi ile ilgili yasal hakkını bertaraf edecek nitelikte değerlendirilmek suretiyle tesis edilen davacının iade talebinin reddi işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdarece, davacının düzeltme beyannamesinin zamanaşımı süresinden sonra verildiği, davacıca, ödenecek KDV çıkan 2016/1,2,3 dönemleri için ihtirazi kayıtla beyan vererek dava açma yoluna başvurmadığı, dava konusu işlemlerin vergi hatası kapsamında olmadığı, indirimli orana tabi işlemler nedeniyle hesap döneminden sonra ortaya çıkan ciro primlerine ilişkin olarak yüklenilen KDV'nin iade hesabına dahil edilmesine imkan bulunmadığı öte yandan 13/12/2013 tarihli yazı ile 16/12/2013 tarihinde davacıya bildirilmesine karşılık "iade edilmesi gereken KDV" satırında yer alan bu tutarı "sonraki döneme devreden KDV" satırına dahil etmediği dolayısıyla dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, promosyon, stand bedeli ve fiyat farkı nitelikli 1.619.005,17 TL için indirim yapma haklarının bulunduğu hususunun İdarenin 16/13/2013 tarihli yazısıyla kendilerine bildirildiğini, yalnızca anılan tutarın,"İade edilmesi gereken KDV" satırından çıkartılarak "Sonraki döneme devreden KDV" satırına eklenmesi gerektiği bunun da kendilerinin faaliyetlerine devam ettikleri sürece herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın yapılabileceği zira Katma Değer Vergisi Kanunu' nun 29. maddesinde süre kısıtlaması bulunmadığı vurgulanmış, ayrıca Vergi Usul Kanunu'nun 126. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin bu olaya uygulanamayacağı temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilmiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra Vergi Mahkemesi kararının 5. paragrafında yer alan 13/12/2016 tarihi, 13/12/2013 ve 7. paragrafta bulunan 16/12/2016 tarihi 16/12/2013 olarak düzeltilmek suretiyle ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 5838 sayılı Kanunun 12. maddesiyle değişik 29. maddesinin 2. fıkrasında, bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki farkın sonraki dönemlere devrolunacağı ve iade edilmeyeceği, şu kadar ki, 28. madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödeneceği, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edileceği, Bakanlar Kurulunun, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığının, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinde; "Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz" hükmüne yer verilmiş, "Düzeltmede Zamanaşımı" başlıklı 126. maddesinde de, bu hükme atıfla, 114. Maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği ancak zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde bu düzeltme süresinin, hatanın yapıldığı tarihten itibaren bir yıldan aşağı olamayacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelemesinden; davacı şirket tarafından, 2008 yılında gerçekleştirilen indirimli orana tabi işlemler nedeniyle 2009/11 dönemi katma değer vergisi beyannamesinde iadesi talep edilen 4.409.559,04 TL tutardan ciro primi niteliğinde olduğundan tenzil edilen 1.619.005,17 TL'.nin, iadesinin yapılamayacağı ancak süresi içinde indirime konu edilebileceği ve indirim hesabına dahil edilmesi hususunun, İdare tarafından davacıya 16/12/2013 tarihinde 45410 sayılı yazı ile bildirilmesine rağmen davacının bu tutarı indirim hesaplarına dahil etmediği buna yönelik açıklama olarak ise düzeltme işleminin sehven unutulduğu için yapılmadığı ve indirilecek KDV için söz konusu tutarın devreden KDV hesaplarına alınmadığı ancak 2016/1,2,3 dönemleri ödenecek katma değer vergisi çıkması nedeniyle yapıldığı belirtilmiştir. Davacı tarafından ancak 21/07/2016 tarihli katma değer vergisi düzeltme beyannamesiyle söz konusu tutar "Sonraki Döneme Devreden KDV" satırına aktarılarak indirime konu edildiği, bu yönde yapılan başvurularının reddine ilişkin 22/08/2016 tarih ve … sayılı ve 27/12/2016 tarih ve ... sayılı işlemlerin iptali ile anılan tutarın iadesinin dava konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen kanun maddelerinden ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden indirime konu edilmesi gereken katma değer vergisinin eksik kayda alınması halinde olayda olduğu üzere toplam iade tutarından tenzil edilen katma değer vergisi tutarının "Sonraki Döneme Devreden KDV" satırına süresi içinde eklenmeyerek, İdarenin mezkur yazısı ile bildirilmesine karşın düzeltme işleminin 31/12/2014 tarihine kadar yapılmayıp, zamanaşımı süresinden sonra düzeltme beyannamesi verildiği, bu durumun davacının sorumluluklarını ortadan kaldırabilecek nitelikte bir mazeret olmadığı gibi zamanaşımını düzenleyen kanun hükmünün emredici hukuk normu olması nedeniyle hukuki geçerliliği de bulunmamaktadır. Bu bakımdan belirtilen gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.