1. Hukuk Dairesi 2020/485 E. , 2021/3617 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL-ECRİMİSİL-TENKİS
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, bedel, ecrimisil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.06.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptal-tescil, bedel ve ecrimisil; tapu iptal-tescil istemi kabul edilmez ise, tenkis istemlerine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanları Halil İbrahim"in zilyetliğinde bulunan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlarla ilgili olarak tüm mirasçıların bir araya gelmesiyle miras paylaşım sözleşmesinin yapıldığını, kadastro çalışmaları sırasında 17, 160, 106, 108 ve 344 parsel numaralarını alan taşınmazların miras sözleşmesine aykırı olarak 1/4"er paylarının anneleri ...ve 3/4"er paylarının ise davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, kendilerine hiç pay verilmediğini, anneleri ...nin 07.06.2012 tarihinde ölümünden önce 21.07.2011 tarihinde tapuda gerçekleşen satış işleminde ...ve davalı ...’in paylarının tamamını davalı ...’ya temlik ettiklerini, öte yandan 2 parsel sayılı taşınmazın da 3. kişilere satış yolu ile devredildiğini ileri sürerek, davalı ... tarafından muvazaalı olarak diğer davalı ...’ya yapılan temlik işleminin iptali ile taşınmazların tapu kayıtlarının miras paylaşım sözleşmesindeki paylar oranında adlarına tesciline, 2 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilen gelirden 100.000,00 TL ile diğer taşınmazlar bakımından miras sözleşmesindeki paylarına karşılık 50.000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini, mümkün olmadığı takdirde miras paylaşım sözleşmesindeki paylarının tenkisini istemişlerdir.
Davalılar, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, paydaş olmayan davacıların ecrimisil talep edemeyeceklerini, tenkis talebi açısından ise 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece ""...öncelikle dava edilen ..."e ait 3/4 pay yönünden Harçlar Kanunu"nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca işlem yapılması, bu gereklilik yerine getirildiği takdirde 6100 sayılı HMK’nun 26/1., 297/2. maddeleri gözetilerek ... payı yönünden ve 2 nolu parsel bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile talep konusu aşılarak anne ..."nin payının iptali yönünde yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir."" gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ..."ın 28.09.1975 tarihinde öldüğü, geride davacı kızları ... ve ... ile davalı oğlu ..."in kaldığı, davalı ..."nın ..."in eşi olduğu, dava konusu 6 parça taşınmazın senetsizden 3/4 payının davalı ..., 1/4 payının ...adına tespit edildiği, tespitin 16.09.1978 tarihinde kesinleştiği, davalı ... ile dava dışı ..."nin 5 parça taşınmazdaki paylarının tamamını 21.07.2011 tarihinde davalı ..."ya temlik ettikleri, 2 parsel sayılı taşınmazı ise 07.07.2011 tarihinde dava dışı ..."e devrettikleri anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, HMK’nın 140/3. maddesinde; "Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacılar tarafından dava dilekçesinde ""inançlı işlem ve muvazaa"" sebebiyle tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince de ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası olarak tespit edilmiş olup, HMK"nın 140/3. maddesi uyarınca incelemenin muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı istek yönünden yapılması gerektiği açıktır.
Diğer taraftan, davacılar dava ve aşamalarda sundukları dilekçelerinde tüm mirasçıların katılımı ile kadastro tespitinden önce düzenlendiğini ileri sürdükleri tarihsiz miras taksim sözleşmesi ile dava konusu taşınmazları paylaştıklarını belirterek imzaları inkar edilmeyen taksim sözleşmesine göre karar verilmesini istemişler, 23.12.2014 tarihli duruşmada ise taksim sözleşmesinin kadastro tespiti tamamlandıktan sonra yapıldığını ifade etmişlerdir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, mirasbırakanın tapulu taşınmazları bakımından uygulanabilir nitelikte olup, tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olduğundan ve teslimle mülkiyet geçeceğinden, bu tür taşınmazlar bakımından 1974 tarihli İBK’nin uygulama alanı yoktur. Bu nedenle, yukarıda anılan sözleşmenin kadastro tespitinden önce yapıldığının kabulü halinde, muvazaa iddiasının dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, taksim sözleşmesinin kadastro tespitinden sonra yapıldığı kabul edilse dahi, davacıların eldeki davada dayandıkları hukuki sebebe (muris muvazaası) göre, mirasbırakan ... tarafından davalılara yapılmış herhangi bir temlik bulunmadığı dikkate alındığında da iddianın dinlenemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.