
Esas No: 2015/4147
Karar No: 2021/3618
Karar Tarihi: 02.11.2021
Danıştay 13. Daire 2015/4147 Esas 2021/3618 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/4147
Karar No:2021/3618
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kaymakamlığı (...)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti davalı Belediye'ye ait, ... mahallesi, ... ada, ... parsel numaralı taşınmazın ihale yolu ile satışının yapılmasına dair Tatvan Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; mülkiyeti davalı belediyeye ait taşınmazın Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı imar planı tadilatı kararı ile belediye hizmet alanı kullanımından blok nizam 5 kat konut alanı kullanımına dönüştürülmesine karar verildiği, söz konusu taşınmazın Belediye Meclisi'nin aynı tarih ve ... sayılı kararı ile de ihale yolu ile satışının yapılmasına karar verildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin belediye meclisince alınan imar planı değişikliğine ilişkin kararın (taşınmazın belediye hizmet alanı kullanımından blok nizam 5 kat konut alanı kullanımına dönüştürülmesine ilişkin kararın) iptali istemiyle anılan açılan davada, ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile söz konusu plan değişikliğinin planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygun olmadığından iptaline karar verildiği, bu nedenlerle mevzuata aykırı olan imar planı değişikliğine dayanılarak tesis edilen dava konusu ihale işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, işlemin kesin ve icrai nitelikte bir işlem olmadığı, belediyenin mevcut borçlarının ödenmesi amacıyla kendi mülkiyetindeki bir taşınmazı satmasının mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa’nın 127. maddesinde belirtilen "idarenin bütünlüğü" ilkesini gerçekleştirme amacıyla, merkezi idarece yerel yönetimler üzerinde Anayasa ile tanınan ve çerçevesi çizilen idari vesayet yetkisinin, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Meclis kararlarının kesinleşmesi" başlıklı 23. maddesinin 5. fıkrasında yer verilen "Mülkî idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilir." kuralı ile yalnızca hukuka uygunluk denetimi şeklinde yargı eliyle gerçekleştirilmesi yolunda getirilen düzenlemeyle idarenin bütünlüğü ilkesinin zayıflatıldığı; bu durumun ise Anayasa'nın 123. ve 127. maddelerine aykırı olduğu öne sürülerek, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 04/02/2010 tarih ve E:2008/27, K:2010/29 ve E:2008/28, K:2010/30 sayılı kararları ile söz konusu kuralların iptaline, iptal hükümlerinin kararların Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, anılan kararların 22/06/2010 tarih ve 27619 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, Anayasa Mahkemesi'nin 04/02/2010 tarih ve E:2008/27 K:2010/29 sayılı iptal kararının gerekçesini ise mülki idare amirlerinin dava açma yetkilerinin olmadığı hususu oluşturmayıp, belediye meclisi kararlarına karşı mülki amirlere tanınan yetkinin sadece dava açma yetkisiyle sınırlı tutulmasının Anayasanın 127. maddesindeki idarenin bütünlüğü ilkesi ile vesayet yetkisine aykırılık taşıdığı hususu oluşturmaktadır.
Diğer taraftan, ... İdare Mahkemesi'nce itiraz yoluyla yapılan başvuru ile, 5355 sayılı Mahallî İdare Birlikleri Kanunu’nun 22. maddesine 5445 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen ikinci fıkranın “Karara karşı, ülke düzeyinde kurulan birlikler ile başkanı vali veya vali yardımcısı olan birliklerde İçişleri Bakanlığı, diğerlerinde ise valiler veya hakkında kişi borcu çıkarılanlar on gün içinde idarî yargıya başvurabilirler.” biçimindeki üçüncü cümlesinin, Anayasa’nın 123. ve 127. maddelerine aykırılığı iddiasıyla iptali istenilmiş, Anayasa Mahkemesi'nin 03/11/2011 tarih ve E:2011/11, K:2011/151 sayılı kararıyla, itiraz konusu kuralla mahallî idarelerin organlarınca alınan kararlara karşı kullanılacak idarî vesayet yetkisinin, bu kararlar aleyhine idari dava açma şeklinde belirlendiği, kaldı ki, Anayasa’nın 127. maddesinde belirtilen "idarenin bütünlüğü" ilkesini gerçekleştirme amacıyla, idarî yargıyı harekete geçirmek suretiyle kullanımı öngörülen düzenlemenin vesayeti içermediğinin de söylenemeyeceği, bu
itibarla, itiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 123. ve 127. maddelerine aykırı olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, iptal davaları "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmakta; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idarî işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddî bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte; bunun dışında ayrıca sübjektif bir hakkın ihlâl edilmesi koşulu aranmamaktadır.
Yukarıda yer verilen kanuni düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararları dikkate alınmak suretiyle, Devlet tüzel kişiliğini temsil eden mülki amirin, bir başka tüzel kişinin işlemine dava açıp açamayacağı hususunun değerlendirilmesi ve olayın çözüme kavuşturulması gerekir.
Vesayet yetkisi kapsamında değerlendirilen mülki idare amirinin hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilme yetkisi her ne kadar Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ise de, iptal kararının gerekçesi ve daha sonra aynı nitelikte verilmiş olan yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alındığında, mahalli idarelerin "mahalli" niteliği taşıyan kamu hizmetlerine ilişkin iş ve işlemlerine karşı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında sübjektif dava ehliyeti bulunan mülki idare amiri tarafından dava açılabileceği sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/03/2013 tarih ve E:2012/1896, K:2013/914 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, mülki idare amirin hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idari yargıda dava açabileceği kuralından hareketle Tatvan Kaymakamlığı'nın talebi üzerine Hazine avukatı tarafından açıldığı açık olan davada davacı idarenin ehliyetli olduğu sonucuna ulaşılarak davalının ehliyet itirazı geçerli görülmemiştir.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 02/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.