
Esas No: 2020/2561
Karar No: 2021/5882
Karar Tarihi: 01.11.2021
Danıştay 4. Daire 2020/2561 Esas 2021/5882 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2561
Karar No : 2021/5882
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, asıl amme borçlusu … Gıda ve Tem. Mal. San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla muris … adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacılar adına düzenlenmediği anlaşılan ödeme emirlerinin davacılar yönünden hukuki bir sonuç doğurmasının söz konusu olamayacağı, dolayısıyla bu işleme karşı davacılar tarafından kendi adlarına açılan davada ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Mirasçıların sorumluluğu" başlıklı 12. maddesinde, ölüm halinde mükelleflerin ödevlerinin, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçeceği, mirasçılardan herbirinin ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davasının tanımı; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak yapılmıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, iptal davası açılabilmesi için, davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olması yeterli değildir. Ayrıca, iptali istenilen idari işlemin, davacının güncel, meşru ve kişisel bir menfaatini ihlal ediyor olması da gereklidir. İdari yargılama hukukunda, davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali söz konusu olmaksızın iptal davası açılmasına olanak bulunmamaktadır.
Aynı Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, (b) bendinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği, dilekçeler üzerine ilk inceleme başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde; dilekçelerin 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de; 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasının (g) bendinde yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse otuz gün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği açıklanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların murisi …'den intikal eden taşınmazlara konulmuş olan hacizlerin kaldırılması istemiyle varislerden … tarafından yapılan 21/01/2019 tarihli başvurunun 13/02/2019 tarihli işlemle reddedildiği, bu işlemin 28/03/2019 tarihinde tebliği üzerine 18/04/2019 tarihinde dava açıldığı, dava dilekçesinde muris adına … Gıda ve Temizlik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptalinin istenildiği, ancak hacizlerin kaldırılması isteminin reddine ilişkin işlemin iptalinin istenilip istenilmediğinin açıkça belirtilmediği, mahkeme tarafından ise ödeme emirleri muris adına düzenlenmiş olduğundan davacıların menfaatlerinin ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacılara intikal eden taşınmazların tapu kaydında haciz bulunmasının davacıların menfaatini ihlal ettiği açıktır. Olayda, haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem de dava dilekçesine eklenerek ve haciz işleminin kaldırılması isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılacak bir davada ileri sürülebilecek iddialar da ileri sürülerek dava açıldığı görülmekte olup, mahkeme tarafından hacizlerin kaldırılması isteminin reddine ilişkin işlemin iptalinin istenilip istenilmediğinin açıklığa kavuşturulmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiğinden, davayı ehliyet yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.