Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10120
Karar No: 2019/314
Karar Tarihi: 14.01.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/10120 Esas 2019/314 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı olarak muris adına olan 4 parça taşınmazın tapu kayıtlarının iptal edilmesi ve davacı adına tescil edilmesi talebiyle dava açmıştır. Davalı-birleştirilen davada ise, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasıyla iptali ya da saklı payın bedelinin tahsili istenmiştir.
Mahkeme, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar vermiştir. Ancak davalı ... vekili temyiz etmiş ve Yargıtayca incelenmesi istenmiştir.
Yargıtay, ölünceye kadar bakım sözleşmelerinin taraflara kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davalarının açılabileceğini belirtmiştir. Ancak sözleşmenin muvazaalı olduğu iddiasıyla gerçek iradelerin açıklığa kavuşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle, elinde bulunan mal varlığı ve temlik edilen malın bütün mamelekine oranı gibi bilgi ve olguların göz önünde bulundurularak ölünceye kadar bakım sözleşmelerinin muvazaalı olup olmadığı araştırılmalıdır.
Kararda detaylı olarak açıklanan kanun maddeleri: Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı'nın 01.04.1974 tarih ve 1/2
14. Hukuk Dairesi         2016/10120 E.  ,  2019/314 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı-birleştirilen davalı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.08.2013 gününde verilen dilekçe ile asıl davada tapu iptal ve tescil, birleştirilen davada davalı-birleştirilen davacı vekili tarafından birleştirilen davacı aleyhine 13.05.2014 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptaline mümkün olmazsa saklı payın tahsiline karar verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 15.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Asıl dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ise, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali, mümkün olmazsa saklı payın tahsili isteklerine ilişkindir.
    Davacı vekili, muris..."in müvekkili ve davalıların babaları olduğunu, muris... ile davacı arasında murisin sağlığında akdedilen ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı olarak muris adına olan 4 parça taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili; asıl davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada, çekişme konusu taşınmazlara ilişkin düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığını belirterek, ... 1. Noterliğinin 27.09.2012 tarih ve 11611 yevmiye nolu düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptalini veya saklı payın bedelinin tahsilini istemiştir.
    Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, asıl davanın davalısı ... vekili temyiz etmiştir.
    1- Yapılan yargılama, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ... vekilinin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ehliyetsizlik nedeniyle iptal edilmesi gerektiğine ilişkin ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2- Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.
    Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temlik işleminin geçerli olması için sözleşmenin yapıldığı tarihte bakım alacaklısının özel bakım ihtiyacı içersinde bulunması zorunlu değildir. Bakım ihtiyacının sözleşmeden sonra olması yada alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.
    Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp konut temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını, bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.
    Kural olarak, ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesine dayalı bir temlik işleminin muvazaa ile illetli olduğu ileri sürülebilir. Nitekim karşı davadaki istek muvazaa iddiasına dayalıdır. Kısaca ifade etmek gerekirse muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılıktır. Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi hükmünden yararlanarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Kuşkusuz bakım alacaklısının temliki işlemde, bakıp gözetilmek koşulunu değil de bir başka amacı gerçekleştirme iradesi varsa başka bir anlatımla, bakım alacaklısı gerçekte bakıp gözetme koşulunu değil, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacını öne çıkarmışsa aslında ivazlı akitlerden olan ölünceye kadar bakma sözleşmesinde aktin ivazlı (bedelli) olduğundan söz edilemez. Sözleşmede bağış veya mirasçıların bazılarından mal kaçırma amacının üstün tutulduğu kabul edilir. Bu durumda da olayda 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uygulama yeri bulur.
    Bakım alacaklısının mirasçıları sözleşmenin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini her zaman ileri sürebilirler. Ölünceye kadar bakma akdinin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın bütün mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.
    Somut olayda; davacı ile bakım alacaklısı olan davacının babası muris... arasında 27.09.2012 tarih 11611 yevmiye numarası ile ölünceye kadar bakım sözleşmesi düzenlenmiş; sözleşmede, 438-838-1164 ve 1520 sayılı parsellerdeki murise ait tüm hak ve hisseler davacıya bırakılmıştır. Bakım alacaklısı muris... 14.05.2013 tarihinde vefat etmiş olup geriye mirasçı olarak asıl dosya davacısı ile davalılar kalmıştır. Dosyanın incelenmesinde, murisin dava konusu Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesine konu taşınmazlar dışında başkaca taşınmazının, malvarlığının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
    Birleştirilen davada; davalı ..., bakım alacaklısı tarafından sözleşmenin bakıp gözetilme amacıyla değil mirasçılarından mal kaçırma amacıyla düzenlendiğini iddia ettiğinden, mahkemece tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından, sözleşme tarihindeki murisin elinde bulunan malvarlığının tespit edilecek miktarı ile temlik edilen malın bütün mamelekine oranı dikkate alınarak ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu edilen taşınmazların makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aşıp aşmadığının 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadi Birleştirme Kararı uyarınca, muris muvazaası ilkelerine uygun olarak yeterli araştırma ve inceleme yapılıp toplanan ve toplanacak olan deliller ile birlikte dinlenen taraf tanıklarının beyanları değerlendirilerek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin, terekeden mal kaçırma amaçlı değil, gerçekten murisin bakımını sağlamak amacıyla düzenlenip düzenlenmediği araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi