Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3876
Karar No: 2019/326

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/3876 Esas 2019/326 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Tapu iptali ve tescil davası açılmıştır. Davacı, ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara devrettiği taşınmazların son 8 aydır bakım borcunun yerine getirilmediğini iddia ederek tapu kayıtlarının iptali ve adına tescilini istemiştir. Davalılar ise bakım borcunu sonradan davacının yanında kalmaya başlayan oğlu ve gelininin baskıları yönünden yerine getiremedikleri savunmuştur. Mahkeme, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım borçlusu tarafından değil bakım alacaklısı davacı tarafından askıda bırakıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak, davacının temyiz itirazlarının kabul edilerek hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir. Ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları ise fesih hakkını kullanabilmekte, sözleşmeyi sona erdirmekte ve verdiği şeyi geri isteyebilmektedir. Bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı, sözleşmenin önel verilmeksizin feshine karar verebileceği gibi hâkim de fesih yaparak bakım alacaklı
1. Hukuk Dairesi         2016/3876 E.  ,  2019/326 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    -KARAR-

    Dava, ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan, bakım borcunun yerine getirilmediği iddiası ile açılmış tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Davacı, 625 ve 626 parsel sayılı taşınmazlarını ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara devrettiğini, davalıların 8 ay öncesine kadar bakımıyla ilgilenmelerine karşın son 8 aydır edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, bakım borcunu yerine getirdiklerini ancak sonradan davacının yanında kalmaya başlayan oğlu ve gelininin baskıları yönünden bakım borcunu yerine getiremediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım borçlusu tarafından değil bakım alacaklısı davacı tarafından askıda bırakıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’in maliki olduğu 625 ve 626 parsel sayılı taşınmazlarını 29.01.2009 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalılar ... ve ...’ye temlik ettiği, davacının 09.12.2013 bakılmadığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
    Ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim, söz konusu sözleşme 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 611. 818 s. Borçlar Kanununun (BK) 511.) maddesinde, “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” olarak tarif edilmiştir.
    Anılan yasanın bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerin de belirtildiği gibi ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile, bakım alacaklısı sözleşmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girer. Hemen belirtmek gerekir ki, bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametini temin etme yanında, besleme giydirme hastalığında hekime götürüp, gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır. Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal konumuna ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır. Öte yandan, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları TBK"nin 617 (BK"nin 517.) maddesinde açıklanmış sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa, ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözleşmeyi fesh etme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır. O halde, yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir.
    Öte yandan, TBK"nin 617/son (BK"nin 517/son) maddesi hükmüne göre; “Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.”
    Uyuşmazlığın değinilen TBK"nin 617/son (BK"nin 517/son) maddesi uyarınca çözüme bağlanması, bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanlarının ortadan kalktığı yada büyük ölçüde sınırlandığı haller için düşünülmelidir. Bunun yanı sıra, takdir edilecek irat, yanların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalıdır.
    Somut olayda davacının yalnız yaşadığı dönemde ölünceye kadar bakma akdi ile maliki olduğu çekişmeli taşınmazları davalılara devrettiği, davalıların da uzun bir müddet davacının bakımını yaptıkları, akdin yükümlülüklerini yerine getirdikleri, ancak davacının oğlu ve gelinin davacının yaşadığı evin üst katına taşınmalarından sonra davacının bakımı ile onların ilgilenmeye başladıkları, davacı ile oğlu ve gelininin bu tarihten sonra bakım borçlusu davalıların eve gelmesini istemedikleri davada dinlenen tanıkların beyanlarından anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği, ancak bu imkansızlığın davalıların kusurundan kaynaklanmadığı anlaşılmakla; TBK 617/2. maddesi uyarınca bakım alacaklısına muayyen bir irat bağlanmasına gerek olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    Davacının değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, açıklanan nedenden ötürü hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 21.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi