17. Ceza Dairesi 2019/6062 E. , 2019/6783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama giderleri toplamının, 5271 sayılı CMK"nun 324/4. maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL"den az olmasına karşın; yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderlerinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması ve ayrıca Anayasa Mahkemesi"nin hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK"nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemelerinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın 11/11/2013 tarihinde saat 15.35 sıralarında müştekinin yetkilisi olduğu Defacto isimli iş yerinden 1 adet mont çaldıktan sonra, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 12/11/2011 tarihinde saat 10.11"de aynı iş yerinden yine bir adet mont çalması gerçekleşen olayda, suç tarihleri arasındaki yakın zaman dilimi de dikkate alındığında sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden; sanık hakkında bir kez mahkumiyet hükmü kurulup verilecek ceza üzerinden 5237 sayılı TCK"nun 43/1. maddesi gereğince arttırılması yerine, sanığın eylemlerinin iki ayrı hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hükümlerin kurulması,
2-Suç tarihlerinin 11/11/2013 ve 12/11/2013 olmasına karşın gerekçeli karar başlığında 11/11/2013 ve 15/11/2013 olarak gösterilmesi,
Kabule göre de;
3-15/11/2013 tarihli görüntü izleme ve CD çözümleme tutanağı, müşteki ...’ın soruşturma aşamasındaki ifadesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, müştekinin yetkilisi olduğu iş yerinden 11/11/2013 tarihinde saat 15.35’de, 12/11/2013 tarihinde saat 10.11’de birer adet mont çaldığı, bu durumun müşteki tarafından tespit edilmesi üzerine, sanığın tekrar hırsızlık amacıyla iş yerine gelebileceğinin müşteki tarafından değelendirilmesi üzerine gerekli önlemlerin alındığı, 15/11/2013 tarihinde ise sanığın söz konusu iş yerine geldiği ve müştekiyi gördükten sonra mağazadan uzaklaşmaya başladığı olayda; 11/11/2013 ve 12/11/2013 tarihlerinde gerçekleşen hırsızlık eylemlerinin tamamlandığı, 15/11/2013 tarihinde ise herhangi bir hırsızlık eyleminin gerçeklemediğinin anlaşılması karşısında; hatalı değerlendirmeyle 15/11/2013 tarihli eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Müşteki ...’ın 23.12.2013 tarihinde Erdemli 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan ifadesinde, sanık tarafından zararının giderilmediğini fakat olay nedeniyle şikayetçi olmadığını belirttiği, sanık ..."in ise 07.01.2014 tarihli celsedeki savunmasında, ailesinin müştekinin zararını giderdiğini belirttiği, sanığın bu savunması karşısında, müştekiden zararının giderilip giderilmediği sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nun 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekirken bu husus araştırılmadan eksik kovuşturma ile anılan maddenin uygulanması,
5-T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6-17,00 TL yargılama giderinin, 6352 sayılı Yasa"nın 100. maddesi ile CMK"nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun"un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların gözetilmesine, 07/05/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.