Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/7465
Karar No: 2014/15685
Karar Tarihi: 25.06.2014

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2014/7465 Esas 2014/15685 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2014/7465 E.  ,  2014/15685 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
    Tarihi : 16.01.2014
    No : 2013/393-2014/53


    Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Aralarında, 1981 – 15.05.2007 dönemindeki sigortalılık süresi ve 5000 prim ödeme gün sayısı üzerinden 01.06.2007 tarihinden itibaren kendisine 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık aylığı bağlanan davalı sigortalının işvereni konumundaki.. Makine Plastik Kimya İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne ait 1077428 sicil numaralı işyerinin de bulunduğu 17 şirket/işyeri hakkında 2007 – 2009 tarihleri arasında yapılan yerel denetimler ve araştırmalar ile alınan ifadeler sonrasında edinilen veri ve saptamalar üzerine davacı Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nca düzenlenen 03.11.2009 tarihli İnceleme Raporu’nda, ihtiyaç sahibi kişiler üzerine iş vaadiyle kurdurulan limited şirketlerin işyeri tescilleri yapıldıktan sonra para karşılığında çok sayıda gerçeğe aykırı sigortalılık bildirimlerinde bulunulduğunun, işyerlerinin kısa sürelerle ve birbirini izler şekilde tescilleri yaptırılarak sigortalı dolaşımının sağlandığının, sigorta primlerinin neredeyse hiç ödenmediğinin, fiili çalışmaya dayanan sigortalılık faaliyetinin olmadığının, İstanbul Ticaret Odası belgelerine göre işyerlerinin büyük kısmının tasfiye halinde olduğu veya kanun gereğince üyeliğinin dondurulduğunun, Şti. yönünden ise ayrıca Kurum kayıtlarında yer alan adresinde 13.02.2008 günü yapılan yerel denetimde, bu unvanda işyerine rastlanmadığının, civardaki çalışanların beyanlarına göre muhtemelen naylon (sahte) fatura düzenleyen paravan şirket olduğunun, işyerinin 2 ay faaliyet gösterdiğinin belirtildiği anlaşılmakta olup rapor üzerine davalının 07.10.2005 – 15.05.2007 tarihleri arasında işyerinden tam gün üzerinden eksiksiz gerçekleştirilen bildirimlerinin ve tahsis koşullarının yitirilmesi

    üzerine aylığının iptal edildiği, 01.06.2007 – 21.11.2010 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların yasal faiziyle birlikte kendisinden geri alınması için başlatılan icra takibine yasal süresinde itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı belirgindir.
    Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 2. maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı belirtilmiş, 4. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “işveren”, 5. maddesinde, anılan sigortalıların işlerini yaptıkları yerler “işyeri” olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, çalıştırılanların, işe alınmalarıyla kendiliğinden “sigortalı” olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin, sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı açıklanmıştır. Anlaşıldığı üzere zorunlu sigortalılık niteliği, işveren ile çalışan arasında hizmet akdi (iş sözleşmesi) ilişkisinin kurulması ve çalışmaya/çalıştırılmaya başlanması ile kazanılmakta, yazılı olarak düzenlenen veya sözlü olarak kararlaştırılan akitle birlikte, sigortalılığın oluşumu yönünden eylemli (fiili = gerçek) çalışma olgusunun varlığı da gerekmektedir.
    Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı, söz konusu Kanunun 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, Kurum incelemesinin uyuşmazlık konusu dönemden sonra yapıldığı gerekçesiyle ve tanık dinlenmeksizin istem reddedilmiş olup yargısal faaliyetin gerçekleştirildiği mahkemelerde bu tür uyuşmazlıkları çözmekle görevlilerin anılan yaklaşımının, özellikle ayrıntıları Kurum İnceleme Raporu’nda yer alan veri ve saptamalar karşısında hukuksal mantık zemininde geçerliği ve yerindeliğinin bulunmadığı oldukça açıktır. Bu bakımdan; gerçeğe aykırı bildirimler nedeniyle iptal edilen sigortalılığa ilişkin yersiz ödendiği ileri sürülen sağlık hizmet giderlerinin geri alınması için Kurumca açıldığı belirtilen ve İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi’nde yargılaması süregelen 2013/367 Esas (eski Kartal 4. İş Mahkemesi’nin 2011/1236 Esas) numaralı davanın sonucu araştırılarak eldeki dava ile aralarındaki bağlantı durumu ortaya konulmalı, işveren Lider … Şti.’nin uyuşmazlık konusu dönem yönünden Ticaret Sicili Memurluğu kayıtları, vergi belgeleri elde edilerek tasfiye, iflas, terkin, ticareti terk vb. olguları saptanmalı, sigorta primlerinin yatırılıp yatırılmadığı belirlenmeli, raporun eki niteliğindeki ifade

    tutanakları getirtilmeli, beyanları Kurum işlemine dayanak kılınan kişiler dinlenilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, toplanan tüm kanıtlar değerlendirilip fiili çalışmanın var olup olmadığı açıklıkla saptandıktan sonra hüküm kurulmalıdır.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi