Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/2813
Karar No: 2019/508
Karar Tarihi: 24.01.2019

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/2813 Esas 2019/508 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalılar tarafından satın alınan taşınmazlar nedeniyle kayıt maliki aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası reddedildi. Davacının maliki olduğu taşınmazlardan birinin diğer davalıya satışı gerçekleştirildiği için bu taşınmaz yönünden dava reddedildi. Ancak diğer taşınmazın davalıya satıldığı tarihlerde davacının ehliyetli olduğu belirlendiğinden, aldatma iddiası bakımından hüküm kurmaya elverişli şekilde araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru bulunmadı. Borçlar Kanunu'nun 36/1. (818 sayılı Borçlar Kanunun 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere kasıtlı aldatma sonucu yapılan sözleşmeler yanıltılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Aldatan taraf hakkını kullanarak verdiği şeyi geri isteyebilir. Hile iddiası öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Karar, HUMK'un 428. maddesi gereğince bozuldu.
Kanun Maddeleri:
- Borçlar Kanunu'nun 36/1. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 28/1.) maddesi
- HUMK'un 428. maddesi
1. Hukuk Dairesi         2016/2813 E.  ,  2019/508 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-
    Dava, ehliyetsizlik ve aldatma (hile) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Davacı, saf ve kandırılabilir biri olmasından istifade edilerek hile ile maliki olduğu 680 ada 68 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 984 ada 164 parsel sayılı taşınmazdaki 17 nolu bağımsız bölümlerin satış suretiyle davalılardan Ufuk adına devrinin sağlandığını, kendisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı vesayet altına alınarak Yasin vasi tayin edilmiştir.
    Davalı ... davaya cevap vermemiş, diğer davalı ... taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacının maliki olduğu 680 ada 68 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu baımsız bölümün 1/2 payını 01.06.2012 tarihinde, kalan 1/2 payını 03.10.2012 tarihinde, 984 ada 164 parsel sayılı taşınmazdaki 17 nolu bağımsız bölümü 10.08.2012 tarihinde davalı ...’a, Ufuk’un da 2 nolu bağımsız bölümü 16.01.2013 tarihinde dava dışı ... ’ya satış suretiyle devrettiği, ... Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 13.04.2015 tarihli raporu ile davacının işlem tarihlerinde ehliyetli olduğunun belirlendiği, yargılama sırasında ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/8 Esas, 2013/475 Karar sayılı kararı ile davacının vesayet altına alınarak kendisine oğlu ...’ün vasi tayin edilerek husumete izin kararı alındığı ve eldeki davanın vasi tarafından sürdürüldüğü sabittir.
    Hemen belirtmek gerekir ki, tapu iptali ve tescil davaları kayıt maliki aleyhine açılır ve verilen hükümler de davanın taraflarını bağlar. Eldeki davada, dava tarihi itibari ile 2 nolu bağımsız bölüm maliki davalı ... olmayıp, dava tarihinden önce 16.01.2013 tarihinde 2 nolu bağımsız bölümü dava dışı ...’ye temlik etmiştir. Kayıt maliki dava dışı ...’ya yöneltilmiş bir dava bulunmadığından 2 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın reddedilmiş olması bu gerekçe ve sonucu itibari ile doğrudur. Davacının anılan bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddine.
    Davacının 12 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
    Bilindiği üzere; aldatma (hile), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 sayılı Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
    Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
    Ne var ki, mahkemece aldatma (hile) iddiası bakımından hüküm kurmaya elverişli şekilde araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme imkanı bulunmamaktadır.
    Hâl böyle olunca, iddia ve savunmalar doğrultusunda tarafların gösterdiği tüm delillerin toplanması, taraf tanıklarının dinlenilmesi, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/411 Esas sayılı ceza dosyasının getirtilerek değerlendirilmesi, toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
    Davacının değinilen yönlere ilişkin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi