Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/4926
Karar No: 2019/14042
Karar Tarihi: 25.06.2019

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2019/4926 Esas 2019/14042 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2019/4926 E.  ,  2019/14042 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti :
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren hizmetinde 26.09.2003 tarihinden beri çalıştığını, gece ve güdüz vardiyalarında günde 12 saat çalıştığını, normalde 3 vardiya ve günde 8 saat olması gereken çalışma saatlerinin, 2 vardiya ve günde 12 saat olarak belirlendiğini, fazla mesai ücretlerini ve işçilik alacaklanın tam olarak ödemediğini, davacının resmi bayram ve tatillerde, hafta tatillerinde de çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiğini belirterek belirterek kıdem tazminatı, ve diğer alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının fazla mesai yapması ve hafta tatilinde çalışması halinde ücretlerinin puantaj kayıtlarna uygun şekilde bordroda tahakkuku yapılarak banka hesabına yatırıldığını, davacının işyeri özlük dosyası içinde bulunan ücret bordroları ile banka hesap hareketlerinin birlikte incelenmesi halinde alacağının bulunmadığının ortaya çıkacağını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, dava konusu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği için hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın,usulden reddine dair verilen 23.06.2015 tarihli ilk karar Dairemizin 2015/22615 esas 2018/935 karar sayılı 22.01.2018 tarihli kararı ile “Uyuşmazlık konusu fazla mesai hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilip oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
    Temyiz :
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın bozmaya uygun olmasına ve dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, yapılmış ise işverence karşılığının ödenip ödenmediği konusunda uyuşmalık bulunmaktadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
    İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
    Somut uyuşmazlıkta, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı kabul edilip, yaptırılan bilirkişi incelemesinde hesaplanan fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu, imzalı ücret bordroları değerlendirilmediğinden denetime uygun değildir. Davalı vekilince, bilirkişi raporuna itiraz edilerek davacının ihtirazi kayıtsız imzaladığı 2010 yılı Ağustos ayı ile 2012 yılı Mayıs ve 2012 yılı Ağustos aylarına ait ücret bordrolarının değerlendirilmediği söz konusu ayların dışlanarak hesaplama yapılması gerektiği öne sürülmüştür. Ancak itiraz üzerine düzenlen ek raporda, sadece hafta tatili alacağı yönünden yeniden hesaplama yapılmış, sunulan imzalı ücret bordroları fazla mesai alacağı yönünden değerlendirilmemiştir. Dosya içeriğinde, bulunan ilgili ücret bordrolarının incelenmesinde, fazla mesai alacağı tahakkukunun bulunduğu, davacı tarafından ihtirazi kayıtsız olarak imzalanmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından imza inkarı veya irade fesadı iddiasında da bulunulmadığına göre, 2010 yılı Ağustos ayı, 2012 yılı Mayıs ve 2012 yılı Ağustos aylarının dışlanarak fazla mesai alacağının yeniden hesaplanması gerekmektedir. Davalının savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde ek rapora karşı itirazlarının değerlendirilmeyip, eksik inceleme ile yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi