Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5490
Karar No: 2019/558
Karar Tarihi: 21.01.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/5490 Esas 2019/558 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında dava konusu taşınmazların tapu kayıt malikleri ile davalılar arasındaki irsi bağının saptanamaması nedeniyle sözleşmenin ifa kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Noterlik Kanunu hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gerektiğinden ve tapu kayıtlarının ve nüfus müdürlüğü verilerinin de incelenmediğinden, mahkeme kararı bozulmuştur. Bu tür sözleşmelerde vaat alacaklısı, tapu iptali ve tescil davası açarak borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Kararda geçen kanun maddeleri ise şöyle: Borçlar Kanunu'nun 22. maddesi, Türk Medeni Kanunu'nun 706. ve 716. maddeleri ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddesi.
14. Hukuk Dairesi         2016/5490 E.  ,  2019/558 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.04.2013 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
    Davacılar vekili, 2512, 2513, 2514, 2515 ve 2516 parsel sayılı taşınmazlardaki miras hak ve hisselerinin tamamını ... 1. Noterliğinin 09.01.1995 tarih ve 406 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı ..."nun murisi... ve diğer davalılar tarafından davacıların murisi ..."a satışının vaat ve taahhüt edildiğini, bedelinin peşin ödendiğini belirterek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescili, mümkün olmaması halinde ise dava konusu payların güncel bedelinin tazminini istemiştir.
    Bir kısım davalılar vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ölü tapu kayıt maliklerinin, mirasçılarının, kimliklerinin ve davalıların paylarının belirsiz olduğunu, sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, dava konusu taşınmazların maliklerinin dava dışı kişiler olduğu, davacılar tarafından davalılar ile taşınmaz arasındaki ilişkinin ispat edilememesi nedeniyle sözleşmenin ifa kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
    Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
    Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Bu durum, satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması halinde de geçerlidir.
    Somut olaya gelince, dava konusu 2512, 2513, 2514, 2515 ve 2516 parsel sayılı taşınmazlar ... 1. Kadastro Mahkemesinin 1989/606 Esas, 1992/39 Karar sayılı kesinleşen ilamı gereğince ... oğlu ... kızı ... ve ... oğlu ... adına paylı mülkiyet halinde hükmen tescil edilmiştir. Tapu kayıt malikleri ile davalılar arasındaki irsi bağ bulunup bulunmadığı saptanamamıştır. Bu durumda mahkemece ilgili tapu sicil ve nüfus müdürlüğünden tapu kayıt maliklerinin kimliklerinin tespitine yarar tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi, davalılar ile tapu kayıt malikleri arasında irsi ilişki var ise mirasçılık belgelerinin alınması için davacı tarafa yetki ve süre verilmesi, irsi ilişkinin varlığının ispatlanabilmesi halinde işin esası hakkında bir kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu kararda yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.01.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi