Abaküs Yazılım
8. Daire
Esas No: 2018/1403
Karar No: 2021/4731
Karar Tarihi: 21.10.2021

Danıştay 8. Daire 2018/1403 Esas 2021/4731 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1403
Karar No : 2021/4731

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E: …, K: … sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Odası'na kayıtlı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak görev yapan davacının, Serbest Muhasebecilik ruhsatının iptaline ilişkin, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetim Kurulu'nun 09/04/2015 tarihli toplantısında alınan kararın, ruhsatı iptal edilen meslek mensuplarının üye kayıtlarının silinmesi ile ilgililere ait ruhsat, kimlik ve varsa kaşelerin iadesine ilişkin … tarih, … sayılı işleminin, ruhsat iptaline ilişkin kararın davacıya bildirimine ilişkin Bodrum Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın … tarih, … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararıyla, Danıştay kararlarında memnu hakların iadesi kararının ister Türk Ceza Kanunundan, ister özel bir yasadan kaynaklansın kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldıran bir karar olarak tanımlandığı, memnu hakların iadesinin ilgiliye kullanılması menedilen hakları kullanma yetkisi verdiğinin kabul edildiği, gerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesi, gerek uyuşmazlığın doğduğu tarihte yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, yasaklanmış hakların geri verilmesinde özel bir usulün öngörülmediğinin anlaşıldığı, buna göre, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinde belirtildiği gibi, infazın tamamlanması ile mahkumiyete dayalı olarak yasaklanmış olunan hakların kendiliğinden kullanılmasının mümkün olduğu sonucuna varıldığı, yasaklanmış hakların iadesine ilişkin hüküm bulunmayan bu dönemde yasaklanmış bulunan hakların iadesi için yapılan çeşitli başvurularda bazı Mahkemelerin, yasaklanmış hakların iadesi için bir yargı kararına gerek bulunmadığı gerekçesiyle başvuruları reddettiğinin görüldüğü, uyuşmazlık bu açıdan değerlendirildiğinde, davacı tarafından hakkında verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak memnu hakların iadesi talebi ile yapılan başvuruların … Asliye Ceza Mahkemesi'nin 3 değişik kararı ile davacının mahkeme kararına bağlı bir hak yoksunluğunun bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, ayrıca davacının herhangi bir adli sicil kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacının memnu hakların iadesi talepleri hakkında mahkeme kararına bağlı bir hak yoksunluğunun bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddi yönünde kararlar verildiği ve mahkumiyete ilişkin adli sicil kayıtlarının da silindiği hususları gözetildiğinde, davacının hukuki durumu nedeniyle aktarılan madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu durum dikkate alınmaksızın mahkumiyete dayalı olarak 3568 sayılı Kanunun 4/d bendi kapsamında mahkumiyeti bulunduğu ve hakkında da yasaklanmış hakların iadesi kararı bulunmadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının adli sicil belgesinde güveni kötüye kullanma suçundan üç ayrı mahkumiyetinin bulunduğu tespit edildiğinden, … tarih ve … sayılı yazı ile yasaklanmış hakların geri verilmesi kararını en geç 15.11.2014 tarihine kadar Birliğe sunmasının istenildiği, aksi halde meslek ruhsatının iptal edileceğinin kendisine bildirildiği, verilen süre zarfında yasaklanmış hakların geri verilmesi kararını sunmayan davacının meslek ruhsatının iptaline, verilen sürenin üzerinden 9 ay geçtikten sonra karar verildiği, davacının 3568 sayılı Kanunun 4/d maddesinde belirtilen meslek mensubu olabilmenin genel koşulunu kaybettiği, Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararında hiçbir hak kısıtlanmasa bile bu karar sebebiyle davacının 3568 sayılı Kanundan kaynaklanan süresiz hak yoksunluğunun doğduğu, bu yoksunluğun giderilebilmesinin ancak yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı ile mümkün olabileceği, davacının da kendisine verilen süre zarfında bu kararı alabilmesinin önünde hiçbir yasal engelin bulunmadığı, 06.12.2017 tarihli adli sicil belgesinde, davacının güveni kötüye kullanma suçundan almış olduğu üç ayrı mahkumiyetinin halen görülmekte olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen teftiş çalışmaları kapsamında meslek mensuplarının adli sicil belgeleri üzerinden yapılan incelemede, davacı hakkında güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle … Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş üç ayrı mahkumiyet kararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bunun üzerine TÜRMOB tarafından, … tarih ve … sayılı yazı ile davacıdan 15.11.2014 tarihine kadar 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu'nun 121-122. maddelerine veya 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesine istinaden memnu hakların iadesi kararını getirmesi istenilmiş, aksi durumda 3568 sayılı Kanunun 4/d maddesi uyarınca ruhsatının iptal edileceği bildirilmiş, bu yazı davacıya 04.08.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Belirtilen süre zarfında yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı sunmayan davacı hakkında TÜRMOB Yönetim Kurulu'nun 09.04.2015 tarihli oturumunda anılan mahkumiyeti sebebiyle meslek mensubu olmanın genel şartlarını taşımayan davacının meslek ruhsatının iptaline karar verilmiştir.
Bu işlemin davacıya bildirilmesi ve TÜRMOB tarafından meslek ruhsatları iptal edilen meslek mensuplarının üye kayıtlarının silinmesi, ilgililere ait ruhsat, kimlik ve varsa kaşelerinin iadesinin … Odası'ndan … tarih ve … sayılı yazı ile istenilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 4. maddesinde; "Meslek mensubu olabilmenin genel şartları şunlardır:
a) T.C. vatandaşı olmak (yabancı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler hakkındaki hüküm saklıdır.)
b) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak,
c) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
d) (Değişik: 10/7/2008-5786/2 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,
e) Ceza ve disiplin soruşturması sonucunda memuriyetten çıkarılmış olmamak,
f) Meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları bulunmamak," düzenlemesine yer verilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Güvenlik Tedbirleri" ana başlığı altında "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53/1. maddesinde, "Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…) ,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılır."; aynı maddenin 2. fıkrasında, "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
01.06.2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Adli Sicil Kanunu'na 19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." hükmü; aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir." hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: … K: … sayılı kararı ile güveni kötüye kullanma suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereği ağır para cezasına çevrildiği, aynı Kanunun 6. maddesi uyarınca ertelendiği ve 30.03.2000 tarihinde kesinleştiği; … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: … K: … sayılı kararı ile güveni kötüye kullanma suçundan 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereği ağır para cezasına çevrildiği ve 06.11.2001 tarihinde kesinleştiği; … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: … K: … sayılı kararı ile güveni kötüye kullanma suçundan 1 yıl 1 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereği ertelendiği ve 11.12.2001 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacının adli sicil belgesinde mahkumiyetine ilişkin kayıtlarının bulunması sebebiyle davalı TÜRMOB tarafından, 04.08.2014 tarihinde davacıya tebliğ edilen, … tarih ve … sayılı yazı ile 15.11.2014 tarihine kadar 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu'nun 121-122. maddelerine veya 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesine istinaden memnu hakların iadesi kararını getirmesinin istenildiği, aksi durumda 3568 sayılı Kanunun 4/d maddesi uyarınca ruhsatının iptal edileceği bildirilmiş olmasına rağmen verilen süre zarfında yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı almak için herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, davalı idarenin ruhsat iptaline ilişkin 09.04.2015 tarihli işleminin … tarih ve … sayılı yazı ile davacıya bildirilmesi üzerine vekili aracılığıyla 28.07.2015 ve 23.11.2015 tarihinde yasaklanmış hakların geri verilmesi talebiyle … Asliye Ceza Mahkemesi'ne başvurularda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının, söz konusu başvuruları üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, … tarih ve … D.İş; tarih ve … D.İş; … tarih ve … D.İş sayılı kararlarıyla, adli sicil kaydındaki ilamında herhangi bir hak yoksunluğuna karar verilmemiş olması sebebiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.
İdari yargı denetimi, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğunun denetlenmesi ile sınırlıdır.
Buna göre, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla güveni kötüye kullanma suçundan üç ayrı mahkumiyeti bulunan ve bu mahkumiyetleri de kesinleşerek adli sicil kaydında görünen davacı hakkında, yapılan denetim sonucunda 3568 sayılı Kanunun 4/d maddesinde belirtilen meslek mensubu olabilmenin genel koşullarını karşılamadığı, verilen süre zarfında da yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı sunmadığından bahisle meslek ruhsatının iptal edilmesine, bu işlemin davacıya bildirilmesi ile TÜRMOB tarafından meslek ruhsatları iptal edilen meslek mensuplarının üye kayıtlarının silinmesi, ilgililere ait ruhsat, kimlik ve varsa kaşelerinin iadesinin istenilmesine ilişkin işlemlerde davacı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, memnu hakların iadesi kurumu, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121 ilâ 124 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 416 ve 420. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda memnu hakların iadesi kurumuna yer verilmemiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde güvenlik tedbiri olarak düzenlenmekle beraber, bu hak yoksunluklarının cezanın infazının tamamlanmasıyla birlikte sona ereceği kabul edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun benimsediği yaptırım teorisi gereği sürekli hak yoksunluğu kabul edilmediği için ne bu kanunda ne de 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda sürekli hak yoksunluğu ile ilgili herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ancak bazı özel kanunlarda öngörülen sürekli hak yoksunluklarının hüküm ifade etmeye devam etmeleri nedeniyle, bu konuda tekrar bir düzenleme yapılması ihtiyacı ortaya çıkmış ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunu ile 13/A maddesi eklenmek suretiyle özel kanunlarda düzenlenen bu hak yoksunluklarının ortadan kaldırılması için yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması, eski ifadesiyle memnu hakların iadesi müessesesi getirilmiştir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesinde iade istemine konu hakkın, ceza mahkemelerinin Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca mahkumiyet kararına bağlı olarak yasakladığı haklar olmayıp; söz konusu mahkumiyet kararı nedeniyle bazı özel kanunlardan (Devlet Memurları Kanunu, Avukatlık Kanunu, Noterlik Kanunu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu gibi) kaynaklı kısıtlanan haklar olduğu açıktır.
Bu durumda, 3568 sayılı Kanunun 4/d maddesinden kaynaklanan engel halin yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı ile birlikte ortadan kaldırılabileceği açık olup anılan kararın davalı idareye sunulması durumunda davacının yeniden ruhsat başvurusunda bulunabileceği de tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E: …, K: … sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi