Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2018/4742
Karar No: 2021/4992
Karar Tarihi: 21.10.2021

Danıştay 10. Daire 2018/4742 Esas 2021/4992 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4742
Karar No : 2021/4992

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

DAVANIN_KONUSU : Davacının şikayeti üzerine ceza mahkemesinde yargılanan polis memurlarına davalı idare avukatlarının vekil olarak görevlendirilmesi işleminin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve … sayılı davalı idare işlemi ile dayanağı Emniyet Genel Müdürlüğünde Sözleşmeli Olarak Çalışan Avukatların Polislere Karşı Açılan Davalarda Görevlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu edilen Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayımlanmadığı ve bu durumun dava konusu Yönetmeliği yok hükmünde kıldığı, polis memurlarına idare avukatlarının vekil olarak görevlendirilmesinin uluslararası sözleşmelere, Anayasa'ya ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Polislerin Kanun ile verilen görevlerinin ifası sırasında sanık durumuna düşmeleri halinde bünyesinde çalıştıkları idarece, savunmalarını eksiksiz ve gerektiği gibi yapabilmeleri açısından avukat görevlendirilmesinin doğal olduğu, bu durumun davacının yasal ve fiili durumunda hiçbir değişiklik meydana getirmediği, diğer taraftan, Yönetmeliğin 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'un öngördüğü nitelikte kamu personeline ait, genel hükümleri kapsayıcı ve kamuyu ilgilendirici nitelikte olmaması nedeniyle Resmi Gazete'de yayımlanma zorunluluğunun bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda dava konusu Yönetmelik ile bu yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen uygulama işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava, davacının şikayeti üzerine asliye ceza mahkemesinde yargılanan polis memurlarına idare avukatlarına vekil olarak görevlendirilmesi işlemi ile, dayanağı düzenleyici işlemin iptali yolundaki başvurunun reddine ilişkin işlem ile Emniyet Genel Müdürlüğünde Sözleşmeli Olarak Çalışan Avukatların Polislere Karşı Açılan Davalarda Görevlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin iptali istemiyle açılmıştır.
3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 1. maddesinde; başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin; (a) işbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen, (b) Kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan, (c) Kamuyu ilgilendiren yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesinde; Yönetmeliğin amacının Emniyet Genel Müdürlüğünde istihdam edilen sözleşmeli avukatların, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ve diğer kanun hükümleriyle verilen, önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu ve adli görev ve hizmetlerin ifası sırasında veya bu görevinden dolayı sanık durumuna düşen polislere karşı açılan davalarda görevlendirilmesine ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olduğu belirtilmiş ve izleyen maddelerde bu çerçevede düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle, dava konusu Yönetmelik 3011 sayılı Kanunun 1. maddesinde sayılan nitelikleri taşımadığından, Resmi Gazete'de yayımlanması zorunlu yönetmelikler kapsamında bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin Avukat Görevlendirilmesine İlişkin Esaslar başlıklı 6. maddesinde, sanık polisin savunmalarını yapmak üzere Genel Müdürlükte çalışan avukatların görevlendirilmesi için, polisin önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu ve/veya adliye ile ilgili görev ve hizmetlerin ifası sırasında veya bu görevlerinden dolayı sanık durumuna düşmüş olması, olayın mahiyetine göre Bakanlıkça avukat tayini için polisin durumunun uygun görülmesi, ayrıca olayın meydana geldiği mülki idare amirliği ve il emniyet müdürlüğünce uygun görülmesi şartlarının aranacağı belirtilmiş, 7. maddesinde ise avukat görevlendirilmeyecek haller açıklanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik hükümleri, görev ifası sırasında veya görevlerinden dolayı işledikleri iddia edilen fiiller nedeniyle haklarında dava açılan polislerin yargılama sırasında ihtiyaç duydukları hukuki yardımın ve savunmanın yapılmasını amaçlayıcı nitelikte olduğu, her durumda değil, belirlenen hallerde ve yönetmelikte belirtilen makamlarca uygun görülmesi halinde avukat görevlendirilmesini öngördüğünden, hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Davacının avukat görevlendirme işlemi ile dayanağı düzenleyici işlemin iptali istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde de aynı nedenlerle hukuka aykırılık bulunmadığında, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; dava konusu Yönetmelik ile bu Yönetmeliğin uygulama işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki 21/06/2011 tarih ve E:2007/6896, K:2011/2425 sayılı Dairemiz kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/04/2015 tarih ve E:2012/30, K:2015/1201 sayılı kararıyla bozulması üzerine, işin gereği yeniden görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının konutunun çöplerle dolu olduğu yönünde gelen ihbarlar üzerine Kaymakamlık onayı ile davacının konutuna zabıta ve polis memurlarınca zor kulanılarak girildiği, ilgili memurlar hakkında davacı tarafından Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulması üzerine ceza davası açıldığı anlaşılmış olup açılan ceza davasında sanık polis memurları için davalı idarece avukat görevlendirilmesi işleminin iptali amacıyla yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlem ile anılan işlemin dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğünde Sözleşmeli Olarak Çalışan Avukatların Polislere Karşı Açılan Davalarda Görevlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dairemizin 21/06/2011 tarih ve E:2007/6896, K:2011/2425 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/04/2015 tarih ve E:2012/30, K:2015/1201 sayılı kararıyla, Daire kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı idarenin karar düzeltme istemi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/04/2018 tarih ve E:2016/878, K:2018/1955 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararı üzerine dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği, ancak Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; böylece Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 16. maddesinde, emniyet teşkilatı birimlerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun Ek 9. maddesinde ise, "Bu Kanun ve diğer kanun hükümlerine göre gerekli hallerde; önleyici, caydırıcı, düzenleyici ve koruyucu kolluk hizmetlerine dair görevlerin ifası sırasında silah kullanmak zorunda kalan polis hakkında, cezai sorumluluğun tespiti bakımından Memurin Muhakematı Hakkında Kanuna göre işlem yapılır. Adliyeye ilişkin vazife ve işlerle ilgili bir hizmeti yerine getirirken silah kullanmak zorunda kalan polis hakkında, hazırlık soruşturması bizzat Cumhuriyet savcıları veya yardımcıları tarafından yapılır. Sanık polis, hakkında dava açıldığı takdirde duruşmadan vareste tutulabilir. Olayın mahiyetine ve kusurun derecesine göre, İçişleri Bakanlığınca durumu uygun görülen polisin vekalet verdiği avukatın ücreti, Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Avukat tutma ve ücret ödeme usul ve esasları yönetmelikte gösterilir." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde sözleşmeli olarak çalışan avukatların, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ve diğer Yasa hükümleriyle verilen önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu ve adli görev ve hizmetlerin ifası sırasında veya bu görevinden dolayı sanık durumuna düşen polislere karşı açılan davalarda görevlendirilmesine ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; 5. maddesinde, avukat görevlendirilmesine ilişkin müracaat usulü belirlenmiş; 6.maddesinde, sanık polisin savunmalarını yapmak üzere Genel Müdürlükte çalışan avukatların görevlendirilmesi için, polisin önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu ve/veya adliye ile ilgili görev ve hizmetlerin ifası sırasında veya bu görevlerinden dolayı sanık durumuna düşmüş olması, olayın mahiyetine göre Bakanlıkça avukat tayini için polisin durumunun uygun görülmesi, ayrıca sanık polisler için avukat görevlendirilmesinin olayın meydana geldiği mülki idare amirliği ve il emniyet müdürlüğünce uygun görülmesi şartlarının aranacağı belirtilmiş; 7. maddesinde, Devletin şahsiyetine karşı işlenen cürümler, kaçakçılık, rüşvet, ihtilas, irtikap, zimmet, hırsızlık, dolandırıcılık, ihalelere fesat karıştırma, emniyeti suistimal gibi yüz kızartıcı suçlar ile takibi şikayete bağlı suçlardan sanık durumuna düşen polis için avukat görevlendirilmeyeceği, ancak 765 sayılı Yasanın 230 ve 240. maddelerinden sanık durumuna düşen polisler için, olayın oluş şekli ile olayın mahiyeti değerlendirilerek durumun uygun bulunması halinde avukat görevlendirilip görevlendirilmeyeceğine ayrıca karar verileceği; 9. maddesinde ise, Yönetmeliğin İçişleri Bakanı tarafından onaylandığı tarihte yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3201 sayılı Yasanın, emniyet teşkilatı birimlerinin görev, yetki ve sorumluluklarıyla ilgili hususlarda Yönetmelik çıkarma konusunda davalı idareye düzenleme yetkisi verdiği görülmektedir. Dava konusu düzenleme ise, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ve diğer Yasa hükümleriyle verilen önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu ve adli görev ve hizmetlerin ifası sırasında veya bu görevinden dolayı sanık durumuna düşen polislere karşı açılan davalarda görevlendirilmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğünde sözleşmeli avukat istihdam edilmesini öngörmekte, yine aynı düzenlemede bu görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir.
Anayasanın 128. maddesinde, devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı Kanunda, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ve diğer Yasa hükümleriyle verilen önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu ve adli görev ve hizmetlerin ifası sırasında veya bu görevinden dolayı sanık durumuna düşen polislere karşı açılan davalarda hukuki yardım sağlanması yönünde personel istihdamına cevaz veren açık bir hüküm bulunmamakta olup; söz konusu düzenlemenin, dayanağı Yasa hükmünü aşar nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 3201 sayılı Kanunun 16. maddesindeki çerçeve hükmün düzenlemeye dayanak oluşturmayacağı da tartışmasızdır.
Bu durumda, yasal dayanaktan yoksun dava konusu Yönetmelik ile anılan Yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin İPTALİNE,
2. Davalı idarenin … tarih ve … sayılı dava konusu işleminin İPTALİNE,
3. Davacı adli yardımdan yararlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınmasını temin amacıyla kararın bir örneğinin kesinleşmesinden sonra Ankara Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne tebliğine ve müzekkere yazılmasına, karar düzeltme aşamasında davalı idare tarafından yapılan … TL yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davalı idareye iadesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi