17. Hukuk Dairesi 2019/2637 E. , 2020/7736 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, tedavi giderlerinin müvekkilince karşılandığını açıklayıp asıl davada 10.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın araç sürücüsü olan davalıdan, birleştirilen davada 10.000,00 TL maddi tazminatın kazaya karışan aracın trafik sigortacısından tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırmış, yargılama sırasında 6111 Sayılı Yasa gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu davaya dahil edilmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; Dairemizin ilgili bozma ilamına uyulmasına karar verilerek toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davada davanın kabulü ile 64.539,79 TL"nin davalı ..."dan olay tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 402,50 TL tedavi giderinin SGK ve davalı ..."dan olay tarihinden itibaren işleyecek
yasal faizi ile müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleştirilen davada 64.539,79 TL"nin davalı Güneş Sigorta A.Ş."den tahsiline karar verilmiş, hüküm dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK.’nun 381.- 389. maddelerinde (6100 sayılı HMK m. 294-297), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.
HMK 297/II maddesinde; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay"ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, meydana gelen kazada yaralanan müvekkili için iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinin araç işleteni ve trafik sigortacısından tahsili talebinde bulunmuş, tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu yargılama sırasında davaya dahil edilmiştir.
Davacının zararının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davacının iş göremezlik zararı ve tedavi gideri belirlenmiş, rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.
Hükmün gerekçesinde; davacı için %4.2 maluliyet oranına göre nihai ve gerçek maddi zararının 64.539,79 TL olduğu, tedavi masrafları sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararının 402,50 TL olduğu kabul edilmiş, hükümde ise 64.539,79 TL"nın davalılardan müteselsilen tahsiline, 402,50 TL tedavi giderinin SGK ve davalı ..."dan tahsiline karar verilmiştir. Hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmında ise kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir
edilen 7.493,65 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve SGK"dan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün A.1. bendinde; “davalılardan müteselsilen” tahsil kararı verilmekle ve A.7 bendinde vekalet ücretine ilişkin olarak kabul edilen tüm maddi tazminatın vekalet ücretinden dahili davalı ... da sorumlu tutulmakla, hüküm fıkrasından, iş göremezlik zararına ilişkin 64.539,79 TL yönünden de dahili davalı ... Kurumunun sorumluluğuna karar verildiği anlaşılmakta, hükmün gerekçesinde ise 64.539,79-TL yönünden sorumluluğun araç işleteni ve sigorta şirketine ait olduğunun belirtilmiş olması karşısında hükmün gerekçesi ile hükmü fıkrası arasında çelişki yaratılmış olmaktadır. Böylece iş göremezlik zararına ilişkin olarak 64.539,79-TL tazminat yönünden dahili davalı ... Kurumunun sorumlu olup olmadığı yönünde infazda tereddüt oluşmuştur. Hüküm bu hali ile infazı kabil değildir.
Diğer taraftan, davacı vekilince asıl davada davalı olarak sadece araç sürücüsü ... aleyhine, birleştirilen davada Güneş Sigorta A.Ş. aleyhine dava açılmıştır. Ancak asıl dava yönünden hüküm kurulurken, asıl davada sadece ... davalı olarak yer aldığı halde, hem asıl dava davalısı ... aleyhine, hem de birleştirilen dosya davalısı Güneş Sigorta A.Ş. aleyhine hüküm kurulması da infazda tereddüt ve mükerrerlik yaratacak niteliktedir.
Buna göre mahkemece, her bir davalı ve her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmak ve her bir davalının tazminattan ve ferilerinden (yargılama gideri, vekalet ücreti, harç) sorumluluğunun infazda tereddüt ve mükerrerlik yaratmayacak şekilde belirlenmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de;
Dahili davalı ... Kurumunun faiz başlangıcına yönelik sorumluluğunun, dahili dava dilekçesinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.