Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/15767
Karar No: 2019/4082
Karar Tarihi: 02.05.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/15767 Esas 2019/4082 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/15767 E.  ,  2019/4082 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ


    Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, sahibi olduğu ... Köyünde bulunan Starlight ve Sunrise otellerine elektrik enerjisi sağlanmak üzere dava dışı İçdaş Elektrik Enerjisi ... AŞ ile elektrik satış sözleşmesi imzalanarak her iki otele de abonelik tesis edildiğini, elektrik enerjisi İçdaş A.Ş tarafından sağlanmasına karşın bu enerjinin dağıtımının davalı ... Edaş tarafından işletilen hatlar aracılığı ile yapıldığını, 18/06/2013 tarihinde enerji nakil hattına 3. bir şahsın zarar vermesi sonucunda elektrik temin edilemeyip meydana gelen hasar olayının oluşumundan yaklaşık 30 saat sonra giderilebildiğini, yaşanan yaklaşık 30 saatlik kesinti sırasında otellerde jeneratör çalıştırılmak zorunda kalındığını, jeneratörlerin çalışması için harcanan mazot tutarından elektrik kesilmeseydi ödenecek bedelin düşülmesi ile fazladan ödemek zorunda kaldığı bedelin yaklaşık 54.042,00 TL olduğunu, davalının enerji nakil hattında meydana gelebilecek hasarları zamanında gidermesi ve bakım ve onarımlarını aksatmadan zamanında yapması gerektiğini, davalının kısa sürede arızayı gidermekle yükümlü olduğunu belirterek, şimdilik 10.000,00 TL"nin 18/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 54.042,00 TL"ye yükseltmiştir.
    Davalı, öncelikle davacı ile dava dışı İçdaş Elektrik..AŞ arasında yapılan sözleşme nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını, iddia edilen tarihlerde davacı tarafça yapılan arıza kaydı bulunmadığını, kesintinin 3. kişinin enerji nakil hattına zarar vermesi sonucu meydana geldiğini bu durumda dava konusu zarardan sorumluluğunun olmayacağını, eylem ve netice arasında uygun nedensellik bağının olmadığını, yasal mevzuatlar gereğince herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince; davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne, 54.042,00 TL"nin olay tarihi olan 18/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince; 6098 sayılı Kanunun 112 inci maddesine göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu, arıza sebebiyle davacının otellerine elektrik dağıtılamaması sözleşmeyle yüklenen borcun gereği gibi ifa edilmemesi niteliğinde olduğunu, elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluklarının özen sorumluluğu (tehlike sorumluluğu) niteliğinde olduğunu, bu şirketlerin kusurları olmasa da meydana gelen zararı karşılamak ödevi altında olduğu gerekçesiyle yerinde olmayan tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma nedenidir.
    Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından tefhim edilen kısa kararda “54.042,00 TL"nin olay tarihi olan 18/02/2013 tarihlinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine”, gerekçeli kararda ise "54.042,00 TL"nin olay tarihi olan 18/06/2013 tarihlinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
    Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılacak iş; önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir. Bu hal, HMK"nın 298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
    İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK" nın 373/1 maddesi uyarınca, iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
    2- Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK" nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 02.05.2019 gününde oy birliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi