
Esas No: 2020/527
Karar No: 2021/11630
Karar Tarihi: 20.10.2021
Danıştay 6. Daire 2020/527 Esas 2021/11630 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/527
Karar No : 2021/11630
DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU : 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Tebliğin dava konusu maddelerinin, Anayasanın 135. maddesine, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kanununa, TMMOB Ana Yönetmeliğine, TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliğine, normlar hiyerarşisine ve kamu yararına aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği" hazırlanması sürecinin Bakanlıkça titizlikle yürütüldüğü, dava konusu düzenlemenin haklı sebeplere binaen yapıldığı, dava konusu Tebliğin anılan maddelerinin iptalini gerektiren bir yönünün bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Tebliğin dava konusu maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI … 'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 29.11.2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği'nin 6.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden davacı TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından dava konusu düzenleme ile ÇED sürecinde herhangi bir Oda'dan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi alan bir mühendis veya adına iş yaptığı şirketin uzmanlık bilgisi dışında her konuda hizmet üretebileceği, bu durumun ÇED süreçlerinin kalitesiz bir biçimde yürütülmesine neden olacağı ileri sürülerek söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmış olup Tebliğin amacı, 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında Proje Tanıtım Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu ve Proje İlerleme Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek şeklinde belirlenmiş, Tebliğin kapsamı ise Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında dosya/rapor hazırlayacak kurum/kuruluşlarda aranacak şartlar, başvuruların değerlendirilmesi, ÇED Yeterlik Belgesinin verilmesi, vize edilmesi, aksıya alınması, iptali ve denetimi ile ilgili hususlar olarak hükme bağlanmıştır.
Tebliğin davaya konu edilen 6.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne bağlı ve ilgi meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler arasında sayılmış, Tebliğin 5.maddesinde ise ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar başlığı altında yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşlarda görev alması gereken meslek grupları belirtilerek Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum ve kuruluşlar tarafından zorunlu olarak biri çevre mühendisi olmak üzere diğer iki adet personelin de mühendislik veya mimarlık fakülteleri mezunları, fakülte, akademi veya dört yıllık yüksek okul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zooloji lisans veya mühendislik, arkeoloji, veteriner hekim, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri ve sosyoloji bölümleri mezunlarından istihdam edilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
Tebliğin 6.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan hüküm 29.11.2019 tarihli Tebliğ ile yürürlükten kaldırılan mülga 18.12.2009 tarihli Tebliğin 6.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan hüküm ile aynı olup hüküm maddesinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın dava konusu Tebliğe aynen aktarılmıştır.
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, ÇED Raporu ve Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum ve kuruluşların Bakanlıktan Yeterlik Belgesi almakla yükümlü olması ve ÇED yeterlik belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemekle görevli olan idare tarafından, gerekli düzenlemeler yapılarak ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum ve kuruluşların başvurusunda sunulacak belgeler arasında "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" istenilmesine ilişkin Tebliğde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Diğer taraftan, dava konusu tebliğ hükmü ile mühendislik müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi istenilmesi yolunda düzenleme getirilmesinde ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum ve kuruluşlarda görev alması tebliğ ile zorunlu kılınan meslek grupları arasında sayılan mühendislik-mimarlık mesleği mensuplarının mühendislik-mimarlık hizmeti verip vermediğinin de kontrolünün amaçlandığı anlaşıldığından anılan düzenlemede bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 20/10/2021 tarihinde, davacı vekili Av. … 'un ve davalı idare vekili Hukuk Müşaviri … 'nün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Çevresel etki değerlendirmesi sürecinde, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje tanıtım dosyasını hazırlayacak kurum ve kuruluşlara yeterlik belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslar 18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yeterlik Belgesi Tebliği ile düzenlenmiştir.
Davalı idare tarafından, geçen süreç içerisinde Tebliğin uygulamadan kalkan kısımlarının bulunması ve çevresel etki değerlendirmesi sürecinde sorunlarla karşılaşılması nedenleri ile bürokrasinin azaltılması ve etkinliğin artırılması amacıyla revizeye ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.
Bu amaçla yeniden düzenlenen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Tebliği" 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bakılan dava, söz konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler." hükmüne, 135. maddesinin 1. fıkrasında; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmü, 2. maddesinde; "Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, ... ifade eder." hükmü, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 15/1/2009 tarihli ve E.:2006/99, K.:2009/9 sayılı Kararı ile.) Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almıştır.
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde dayanılarak hazırlanan ve 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğinin "Yeterlik Belgesi" başlıklı 26. maddesinde; "(1) ÇED Başvuru Dosyası, ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşlar Bakanlıktan Yeterlik Belgesi almakla yükümlüdürler. Yeterlik Belgesinin verilmesi, Yeterlik Belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.
Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan ve 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 1. maddesinde; "(1) Bu Tebliğin amacı, 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında Proje Tanıtım Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu ve Proje İlerleme Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." kuralı, 2. maddesinde; "(1) Bu Tebliğ; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında dosya/rapor hazırlayacak kurum/kuruluşlarda aranacak şartlar, başvuruların değerlendirilmesi, ÇED Yeterlik Belgesinin verilmesi, vize edilmesi, askıya alınması, iptali ve denetimi ile ilgili hususları kapsar." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde; "(1) ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum/kuruluşların; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmeleri, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmeleri, 1) Çevre Mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar, 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veteriner hekim bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, ..." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" kuralı yer almıştır.
Diğer taraftan, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 13. maddesinde; "Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir." hükmüne, 14. maddesinde; "Her ihtısas şubesi yalnız bir oda açar. İhtisas ve iştigal mevzuları ayrı olan mühendis ve mimarlar; ancak ihtısas veya iştigal mevzularının taallük ettiği odaya kaydolunurlar." hükmüne, 19. maddesinde; "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." hükmüne, 33. maddesinin 1. fıkrasında; "Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.
" hükmüne, 39. maddesinde; "Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.
TMMOB Yönetim Kurulunun 25 Nisan 1989 tarih ve 102 sayılı kararı ile yürürlüğe giren "TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliği"nin 3. maddesinde; "Bu yönetmelikte geçen kısaltmalar şu anlamlarda kullanılmıştır. a) "MMH" Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri, b) "MM"Mühendis ve Mimar, c) "Oda" TMMOB‘ye bağlı ilgili Meslek Odası, d) "SMM"Serbest Müşavir Mühendis veya Serbest Müşavir Mimar, e) "SMMH" Serbest Müşavirlik, Mühendislik veya Mimarlık Hizmetleri" kuralına, 6. maddesinde; " ... f) Birden fazla alanda çalışan ve farklı "MMH" veren kuruluşlar çalışma alanıyla ilgili her bir "Oda";dan ayrı ayrı "SMM"; veya "Büro Tescil" belgesi almak zorundadır. ..." kuralına, 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "SMM Belgesi veya Büro Tescil belgesi bulunmayan, belgesini yenilemeyen, belgesi Oda tarafından süreli veya süresiz olarak iptal edilen kişi ve kuruluşlar, bu belgelere dayanarak hizmet yapamazlar." kuralına yer verilmiştir.
02/12/2002 tarih ve 24954 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliğinin 49. maddesinde; "Mühendislik-mimarlık mesleği mensupları, Birlik Genel Kurulu kararı ile belirlenen Odaya kaydolurlar. Oda kayıtlarında ve mesleği yapmada lisans eğitim esastır. Bir lisans diplomasıyla ancak TMMOB Genel Kurulunun onayladığı bir Odaya kaydolunabilinir. ..." kuralı, 52. maddesinde; "Mühendisliğin ve mimarlığın ayrı ayrı meslek kollarının birden fazlasından diploma ya da ruhsatname almış olanlar, diploma ve ruhsatnamelerinin ilgili bulunduğu Odalardan istediklerine girmekte serbest oldukları gibi, üyelik görev ve yükümlülüklerini her Oda için ayrı ayrı yerine getirmek koşuluyla, birden fazla Odaya da üye olabilir ve üyelik haklarını kullanabilirler." kuralı, 90. maddesinde; "(Değişik paragraf:RG-1/7/2010-27628)Odalara bağlı meslek mensuplarından 6235 sayılı TMMOB Kanununa ve bu Ana Yönetmeliğe aykırı hareketi görülenlerle, üyelerden ve tüm meslek mensuplarından, meslekle ilgili işlerde, gerek kasten ve gerekse ihmal göstermek suretiyle zarara yol açan ya da kabullendiği anlaşmalara uymayan ya da meslek onurunu bozan durumları saptananlara, üye ve çalışanlara karşı psikolojik yıldırma/baskı/taciz uygulayanlara, kadın üye ve kadın çalışanlara karşı cinsiyet ayrımcılığı yapanlara, cinsel tacizde bulunanlara kayıtlı ya da ilgili bulundukları Oda Onur Kurulunca aşağıda yazılı disiplin cezaları verilir. a) Yazılı uyarma, b) Kanunda belirtilen hafif para cezası, c) Kanunda belirlenen ağır para cezası, d) On beş günden,altıaya kadar serbest meslek uygulamasından uzaklaştırma, e) Odadan çıkarma ya da üye olam zorunluluğu bulunmayanlar için meslekten men, Bu cezaların verilmesinde sıra gözetilmez. Ancak nedeni oluşturan olayın içeriği ve sonuçlarına göre bu cezalardan biri uygulanır." kuralı, 92 maddesinde; "Üyeler ya da diğer meslek mensuplarından, geçici olarak mesleğini uygulamaktan uzaklaştırılanlar, bu süre içinde hiç bir surette mesleki etkinlikte bulunamazlar. Bunlar, Birlik tarafından derhal bütün ilgili yerlere ve kuruluşlara duyurur ve kararın uygulanması sağlanır." kuralı, 110. maddesinde; "Diploma ya da ruhsatname almak suretiyle, Türkiye'de mesleklerini uygulayabilecek duruma gelmiş olan mühendis, mimar ve şehir plancıları, hemen meslek ya da uğraşı konuları ile ilgili bir Odaya başvurarak kaydolmak ve bir kimlik belgesi almak zorundadırlar. Oda kimlik belgesi almayanlar ya da üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediği için ya da başka disiplin nedenleriyle, kimlik belgesi yenilenmemiş ya da onaylanmamış olanların, mesleklerini uygulamaları yasaklanır. 109 uncu maddedeki istisnai hükümler saklıdır." kuralı yer almıştır.
Uyuşmazlığa konu Tebliğin iptali istenilen 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin incelenmesi:
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldıkları kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir. Kanunlar, tüzükler ve Yönetmelikler açısından yukarıda belirtilen bu durum, daha alt düzeyde yer alan diğer hukuksal metinler ve idari işlemler açısından da geçerlidir.
Çevre Kanununun 10. maddesinde çevresel etki değerlendirmesine tâbi projeler ile konuya ilişkin usûl ve esasların, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği düzenlenmiş olup, hem çevresel etki değerlendirmesine tabi projeleri hem de konuya ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ilk olarak 07/02/1993 tarih ve 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çeşitli tarihlerde yeniden düzenlenen Çevresel Etki Yönetmeliği, son olarak 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tüm ÇED Yönetmeliklerinde de ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşların, Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlü oldukları, yeterlik belgesi verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenleneceği, kuralı yer almıştır. Dolayısıyla Çevre Kanununa dayalı olarak çıkarılan ÇED Yönetmeliğinde kurum/kuruluşların söz konusu işlemleri yapabilmeleri için yeterlik belgesi alması gerektiği, buna ilişkin usul ve esasların ise Tebliğ ile düzenlenmesi kurala bağlanmış olup, bu yönüyle yeterlik belgesi verilmesi, bu belgeyi alan kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların, Yönetmeliğe uygun olarak Tebliğ ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın esasına gelince, 08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı meslek odasından alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmiştir.
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" kuralına yer verilmiş olup, söz konusu kurala, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, dava konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmek suretiyle yeniden yer verilmiştir.
Davacı tarafından, serbest çalışarak mühendislik mimarlık hizmetleri sunan gerçek kişi, kuruluş ve işyerleri ile bunların ürettikleri mühendislik mimarlık ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin esasları düzenlemek amacıyla TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliği çıkarıldığı, bu Yönetmeliğe göre birden fazla alanda çalışan ve farklı MMH veren kuruluşlar çalışma alanıyla ilgili her bir odadan ayrı ayrı SMM veya büro tescil belgesi alma zorunluluğunun bulunduğu, dolayısıyla dava konusu düzenlemenin TMMOB mevzuatına açıkça aykırı olduğu, nitekim, çok disiplinli bir çalışma olan ÇED sürecinde herhangi bir odadan mühendislik, müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin alınması ile uzmanlık bilgisi dışında bir konuda da hizmet verme sonucunu doğuracağı, diğer yönüyle çok sayıdaki ÇED raporunun/PTD’nin sonuç kısmında gösterilmesi zorunlu olan ilgili mühendisin raporun hangi kısmında görev aldığına ilişkin bilgiler arasında jeoloji mühendislerinin yer almadığının görüldüğü ya da jeoloji mühendisi tarafından imzalansa bile ilgili mühendisin odaya kayıtlı olup olmadığının veya mesleki yeterliliğinin kontrol etme imkanının bulunmadığı, herhangi bir oda kaydının yeterli bulunması şeklindeki dava konusu düzenleme ile yetkisiz ve uzman olmayan kişiler tarafından PTD veya ÇED raporu hazırlanmasına yol açılacağı ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, dava konusu kuralın, mülga Tebliğde ve bu Tebliğ ile yürürlükten kaldırılan 08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Yeterlik Belgesi Tebliğinde yer alan kural ile aynı olduğu, mülga Tebliğler de dikkate alındığında, TMMOB’ye bağlı meslek odalarının her birinden ayrı ayrı belge alınmasına yönelik bir uygulamanın olmadığı, mimarlık ve mühendislik mesleği mensuplarının, mühendislik/mimarlık hizmeti sunabilmek için ilgili mühendislik mimarlık odasına kaydının olması gerektiği, oda kayıtları silinen kişiler ile büro tescil belgesi iptal edilen kuruluşların, ilgili meslek odaları tarafından Bakanlığa iletildiği, mühendislik mimarlık hizmeti sunan kişilerin ve kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması yetkisinin Bakanlığa değil, TMMOB’ye ait olduğu, dolayısıyla Bakanlık tarafından belgelerin, başvuru sahibi firmanın yalnızca mühendislik hizmeti verip vermediğinin kontrolü amacıyla talep edildiği savunulmuştur.
Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade eden çevresel etki değerlendirilmesi, birden çok meslek disiplinini ilgilendirmesi nedeniyle farklı meslek gruplarının yer aldığı inceleme ve değerlendirme yapılan bir süreçtir. Bu nedenle, dava konusu Tebliğin 5. maddesinde de, ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu, proje tanıtım dosyası veya proje ilerleme raporu hazırlamak için gerekli şartları taşıyan kurum veya kuruluşlarda farklı meslek gruplarının çalışmasına imkan veren bir düzenleme getirilmiştir.
Uyuşmazlık; Tebliğin 5. maddesi ile farklı meslek gruplarının söz konusu kurum veya kuruluşlarda çalışmasına imkan verilirken, bu kurum veya kuruluşun ÇED yeterlik belgesi verilmesi için yapılan başvurusu aşamasında, TMMOB'ye bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin bulunmasının yeterli kabul edilip edilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Mühendislik-müşavirlik hizmeti verebilmek için TMMOB Kanununa ve buna bağlı Yönetmeliklere göre, her meslek grubunun ilgili odaya kaydolmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, her ne kadar önceki düzenlemede herhangi bir değişiklik yapılmaksızın yeniden dava konusu kurala yer verilmiş ise de, yeterlik belgesi almak için başvuru yapan kurum/kuruluşta birden fazla meslekte grubunun çalışması imkan dahilinde olmasına rağmen, yeterlik belgesi başvurusunda herhangi bir odadan alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin yeterli bulunması ile, bu kurum/kuruluşta çalışanlardan birine ait geçerli bir mühendis-müşavirlik veya büro tescil belgesine istinaden, odaya herhangi bir sebeple kaydını yaptırmayan veya kaydı silinen, geçici olarak meslekten uzaklaştırılan kişilerin dolaylı olarak görevlerini icra etmelerine yol açabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Davalı idare tarafından, oda kayıtları silinen kişiler ile büro tescil belgeleri iptal edilen kuruluşların ilgili meslek odaları tarafından Bakanlığa iletildiği ileri sürülmüş ise de, yukarıda yer verilen Yönetmeliğe göre, bu belgelerin bulunmamasının farklı sebeplere dayanabileceği ve her durumda (örneğin geçici olarak meslekten uzaklaştırılanların Birlik tarafından, ilgili kurumlara duyurulması açıkça düzenlenmesine rağmen) Bakanlığa bildirim yapılması gibi yasal bir zorunluluğun bulunmadığı anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Diğer taraftan, davalı idarece mühendislik-müşavirlik belgesi/büro tescil belgesi uygulaması, mühendislik ve mimarlık hizmeti veren kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması amacıyla kamu yararına yürütülen bir uygulama olup, bu yetkinin Bakanlığa değil, TMMOB’ye ait olduğu, dolayısıyla Bakanlığın bu belgeyi istemesinin amacının firmanın mühendislik faaliyeti verip vermediğinin kontrolü amacına yönelik olduğu öne sürülmüş ise de, söz konusu kayıtların tutulması TMMOB yetkisinde olsa bile, ilgilinin odaya kaydının bulunmadığı halde yeterlik belgesi bulunan bir kuruluşta çalışması durumunda, bu hususun TMMOB tarafından bilinmesinin, dolayısıyla Bakanlığa da bildirimde bulunulmasının beklenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle, çevre sağlığını ve kamu yararını doğrudan ilgilendiren bir konu olan ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu, proje tanıtım dosyası veya proje ilerleme raporunu hazırlamak isteyen kurum/kuruluşun çalışanlarının mesleğini yasal olarak icra etmeye yetkili olup olmadığının belgelendirilmesinin, yeterlik belgesinin verilmesine ilişkin bir konu olduğu, davalı idarenin de bu yönüyle sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … -TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Varsa posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı meslek odasından alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmiştir.
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" kuralına yer verilmiş olup, söz konusu kurala, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, dava konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmek suretiyle yeniden yer verilmiştir.
02/12/2002 tarih ve 24954 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliğinin 49. maddesinde; "Mühendislik-mimarlık mesleği mensupları, Birlik Genel Kurulu kararı ile belirlenen Odaya kaydolurlar. Oda kayıtlarında ve mesleği yapmada lisans eğitim esastır. Bir lisans diplomasıyla ancak TMMOB Genel Kurulunun onayladığı bir Odaya kaydolunabilinir. ..." kuralı, 50. maddesinde; "Odalar kendi meslek alanına ve meslek mensubuna ilişkin mesleki denetim uygulamasında bulunabilirler. Birden fazla Odanın ilgisi olan konularda, konuyla ilgili Odaların uyuşmazlığı halinde yetki ve sorumluluk TMMOB Yönetim Kurulunca belirlenir." kuralı, 52. maddesinde; "Mühendisliğin ve mimarlığın ayrı ayrı meslek kollarının birden fazlasından diploma ya da ruhsatname almış olanlar, diploma ve ruhsatnamelerinin ilgili bulunduğu Odalardan istediklerine girmekte serbest oldukları gibi, üyelik görev ve yükümlülüklerini her Oda için ayrı ayrı yerine getirmek koşuluyla, birden fazla Odaya da üye olabilir ve üyelik haklarını kullanabilirler." kuralı yer almıştır,
Uyuşmazlıkta, istisnalar dışında mühendislik/mimarlık hizmeti sunabilmek için ilgili odaya kaydın zorunlu olduğu, mühendislik/mimarlık hizmeti veren kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması yetkisinin ise ilgili odaya ve dolayısıyla TMMOB'ye ait olduğu anlaşılmış olup, Bakanlığın bu belgeyi, mühendislik-mimarlık mesleği mensuplarının veya firmaların mühendislik faaliyeti verip vermediğinin kontrolü amacıyla istediği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.