
Esas No: 2020/490
Karar No: 2021/11631
Karar Tarihi: 20.10.2021
Danıştay 6. Daire 2020/490 Esas 2021/11631 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/490
Karar No : 2021/11631
DAVACI : … Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU : 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresinin, 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesinin ve 11. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Tebliğin dava konusu maddelerinin, Anayasanın 135. maddesine, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kanununa, TMMOB Ana Yönetmeliğine, TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliğine, normlar hiyerarşisine ve kamu yararına aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği" hazırlanması sürecinin Bakanlıkça titizlikle yürütüldüğü ve Tebliğin taslak halinin Bakanlığın, Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ilgili kurum/kuruluşların görüşlerine açıldığı ve Müdürlüğün web sayfasında yayımlanarak görüş bildirilmesine imkan sağlandığı, davacı tarafından ise söz konusu Tebliğ taslağına ilişkin herhangi bir görüş bildirilmediği, kaldı ki dava konusu Tebliğin anılan maddelerinin iptalini gerektiren bir yönünün bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Tebliğin; 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresinin iptaline, 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesi ile 11. maddesinin 2. fıkrası yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI … 'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 29/11/2019 günlü, 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresinin, 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesinin ve 11. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu tebliğ Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Çevresel etki değerlendirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında; "Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Yeterlik belgesi" başlıklı 26. maddesinde "ÇED Başvuru Dosyası, ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşlar Bakanlıktan Yeterlik Belgesi almakla yükümlüdürler. Yeterlik Belgesinin verilmesi, Yeterlik Belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
ÇED Başvuru Dosyası, ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşlarda aranacak şartlar, komisyonun oluşumu, çalışma usul ve esasları, başvuruların değerlendirilmesi, yeterlik belgesinin verilmesi, vize edilmesi, askıya alınması, iptali ve yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetlenmesi ile ilgili hususları kapsayan dava konusu Tebliğ'in iptali istenen maddelerinde; ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgelerin neler olduğu, ÇED yeterlik belgesi alan kurum ve kuruluşlardan belgesi iptal edilen ve askıya alınan kurum ve kuruluşun devam eden iş ve işlemleri ile yeni bir iş alıp alamayacakları, ÇED yeterlik belgesinin vize edilmesi sırasında istenilecek belgeler ve vize koşulları düzenlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın anılan hükmü ve normlar hiyerarşisi ilkesi uyarınca, alt hukuk normlarının üst hukuk normuna aykırı hükümler içermemesi gerekmektedir. Yine, üst norm(kanun) tarafından, düzenlemesi alt norma(yönetmelik) bırakılan bir konunun da alt normda(yönetmelik) düzenleme yapılmaksızın bu konuya ilişkin düzenlemenin daha alt bir hukuk normuna (tebliğ, genelge vs.) bırakılamayacağı açıktır. Buna göre, bir kanun hükmüne dayalı olarak çıkarılan yönetmeliklerle, kanunun yönetmelikte düzenlenmesini emrettiği hükümlere açıklık getirilmesi, tebliğlerin de, dayanağı olan normlarla düzenlenen konuların uygulanmasına açıklık getirmek üzere ve ilgililerce uyulması gereken esas ve usullerin ayrıntılandırılması amacıyla çıkarılması gerekmektedir.
2872 sayılı Yasanın yukarıda yer verilen hükmü gereğince Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi gerekmesine karşın, bu hükme dayanılarak çıkarılan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 26. maddesi ile ÇED Başvuru Dosyası, ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşların Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlü olduğunun belirtilmesiyle yetinildiği, yeterlik belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslar kapsamında başkaca herhangi bir düzenleme yapılmayarak konuya ilişkin düzenlemenin tebliğe bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu tebliğin iptali istenilen hükümlerinin 2872 sayılı Yasanın 10.maddesinin 4. fıkra hükmü uyarınca yönetmelikle düzenlenmesi gerekirken tebliğle düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 29/11/2019 günlü, 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği'nin dava konusu hükümlerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Çevresel etki değerlendirmesi sürecinde, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje tanıtım dosyasını hazırlayacak kurum ve kuruluşlara yeterlik belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslar 18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yeterlik Belgesi Tebliği ile düzenlenmiştir.
Davalı idare tarafından, geçen süreç içerisinde Tebliğin uygulamadan kalkan kısımlarının bulunması ve çevresel etki değerlendirmesi sürecinde sorunlarla karşılaşılması nedenleri ile bürokrasinin azaltılması ve etkinliğin artırılması amacıyla revizeye ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.
Bu amaçla yeniden düzenlenen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Tebliği" 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bakılan dava, söz konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresinin, 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesinin ve 11. maddesinin 2. fıkrasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler." hükmüne, 135. maddesinin 1. fıkrasında; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmü, 2. maddesinde; "Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, ... ifade eder." hükmü, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 15/1/2009 tarihli ve E.:2006/99, K.:2009/9 sayılı Kararı ile.) Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almıştır.
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde dayanılarak hazırlanan ve 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğinin "Yeterlik Belgesi" başlıklı 26. maddesinde; "(1) ÇED Başvuru Dosyası, ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşlar Bakanlıktan Yeterlik Belgesi almakla yükümlüdürler. Yeterlik Belgesinin verilmesi, Yeterlik Belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.
Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan ve 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 1. maddesinde; "(1) Bu Tebliğin amacı, 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında Proje Tanıtım Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu ve Proje İlerleme Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." kuralı, 2. maddesinde; "(1) Bu Tebliğ; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında dosya/rapor hazırlayacak kurum/kuruluşlarda aranacak şartlar, başvuruların değerlendirilmesi, ÇED Yeterlik Belgesinin verilmesi, vize edilmesi, askıya alınması, iptali ve denetimi ile ilgili hususları kapsar." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde; "(1) ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum/kuruluşların; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmeleri, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmeleri, 1) Çevre Mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar, 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veteriner hekim bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, ..." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinde; "(1) ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum/kuruluş, ünvan, adres ve iletişim bilgilerini içeren başvuru formu ile elektronik ortamdan başvurur. Başvuru formuna aşağıdaki belgelerin ilgili resmi kurumlarca onaylanmış örnekleri eklenir. Bakanlık belgeleri elektronik ortamdan alır veya ilgililerden sisteme yüklenmesini ister. Başvuruda; a) Kurum/kuruluşun, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan çevre ve/veya ÇED konusunda mühendislik, müşavirlik, araştırma, geliştirme, etüt, fizibilite, proje, rapor ve benzeri çalışma konularını belgeleyen kuruluş senedi veya ana sözleşmesi veya tüzüğü, b) Başvuru yılına ait ticaret ve sanayi odasından alınacak sicil belgesi veya sicil kaydı, c) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi, ç) Bu Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında istihdam edilen personelin mezuniyet belgesi, çevre ile ilgili konularda iş tecrübesini gösterir belge/belgeler, bu Tebliğin 5 inci maddesinin; birinci fıkrasının (a) veya (b) bendinde belirtilen sayıda Nihai ÇED Raporu/PTD/İDK hazırlanmasında görev aldığına dair belge, SGK sigortalı işe giriş bildirgesi veya şirket ortağı ise ortak olduğuna dair belge, d) Bu Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında istihdam edilen personelin mezuniyet belgesi, bu Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen tecrübe belgesi ve aynı fıkrada belirtilen sayıda nihai ÇED Raporu/İDK hazırlanmasında görev aldığına dair belge, SGK sigortalı işe giriş bildirgesi veya şirket ortağı ise ortak olduğuna dair belge, e) Bu Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında istihdam edilen personelin mezuniyet belgesi ve SGK sigortalı işe giriş bildirgesi veya şirket ortağı ise ortak olduğuna dair belge, f) Başvuru bedelinin, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü hesabına yatırılması, istenir. (2) Kamu kurumlarından başvuru sırasında bu maddenin birinci fıkrasının (ç), (d), (e) ve (f) bendinde belirtilen belgeler istenir. Bakanlık belgeleri elektronik ortamdan alır veya ilgililerden sisteme yüklenmesini ister. Bu kuruluşlarda çalışan personelden SGK sigortalı işe giriş bildirgesi istenmez. Kamu kurumlarından bu madde kapsamında istenen belgelerde kurum onayı yeterlidir." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşların yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında; "ÇED Yeterlik Belgesi alan kurum/kuruluşlar, Tebliğin 6 ncı maddesinde sayılan belgelerde değişiklik olması durumunda, değişiklik tarihinden itibaren otuz gün içinde Bakanlığa bildirmekle ve asgari şartları sağlamakla yükümlüdür." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşların denetlenmesi, belgelerinin iptali ve askıya alınması" 10. maddesinde; "... (3) ÇED Yeterlik Belgesi alan kurum/kuruluşun bu Tebliğin Ek-3’ünde örneği verilen ceza puanı tablosuna göre, ceza puanının vize süresi içerisinde 100 puana ulaşması durumunda ÇED Yeterlik Belgesi 180 gün süre ile askıya alınır. ÇED Yeterlik Belgesi alan kurum/kuruluşun ceza puanının vize süresi içerisinde 200 puana ulaşması durumunda ÇED Yeterlik Belgesi iptal edilir. Kurum/kuruluşun ÇED Yeterlik Belgesinin iptal edilmesi durumunda şubesinin/şubelerinin ÇED Yeterlik Belgesi de iptal edilir. (4) ÇED Yeterlik Belgesi iptal edilen ve belgesi askıya alınan kurum/kuruluş bu Tebliğ kapsamında devam eden iş ve işlemler dışında yeni iş ve işlemler gerçekleştiremez. ÇED Yeterlik Belgesi iptal edilen kurum/kuruluş, iptal tarihinden itibaren iki yıl süre ile bu belgeyi almak için başvuru yapamaz. ..." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi süresi, vize edilmesi ve belgedeki değişiklikler" başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında; "Vize işlemleri için, mevcut ÇED Yeterlik Belgesinin geçerlik süresinin bitiminden en az otuz gün öncesinden, bu Tebliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinde belirtilen yeni başvuru yılına ait belgeler ile birlikte Bakanlığa başvurulması ve Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen şartların sağlanması gereklidir. Vize başvurusunun, belgenin geçerlik süresinin son otuz günü içerisinde yapılması durumunda vize bedeli; ÇED Yeterlik Başvurusu belge bedelinin % 50 fazlasıyla alınır." kuralı yer almıştır.
Diğer taraftan, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 13. maddesinde; "Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir." hükmüne, 14. maddesinde; "Her ihtısas şubesi yalnız bir oda açar. İhtisas ve iştigal mevzuları ayrı olan mühendis ve mimarlar; ancak ihtısas veya iştigal mevzularının taallük ettiği odaya kaydolunurlar." hükmüne, 19. maddesinde; "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." hükmüne, 33. maddesinin 1. fıkrasında; "Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.
" hükmüne, 39. maddesinde; "Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.
TMMOB Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yürürlüğe giren "TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliği"nin 3. maddesinde; "Bu yönetmelikte geçen kısaltmalar şu anlamlarda kullanılmıştır. a) "MMH" Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri, b) "MM"Mühendis ve Mimar, c) "Oda" TMMOB‘ye bağlı ilgili Meslek Odası, d) "SMM"Serbest Müşavir Mühendis veya Serbest Müşavir Mimar, e) "SMMH" Serbest Müşavirlik, Mühendislik veya Mimarlık Hizmetleri" kuralına, 6. maddesinde; " ... d) Verilen belgeler, heryıl Ocak ayı sonuna kadar belge sahiplerinin başvurusu üzerine o yıl sonuna kadar geçerli olmak üzere yenilenir. f) Birden fazla alanda çalışan ve farklı "MMH" veren kuruluşlar çalışma alanıyla ilgili her bir "Oda";dan ayrı ayrı "SMM"; veya "Büro Tescil" belgesi almak zorundadır. ..." kuralına, 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "SMM Belgesi veya Büro Tescil belgesi bulunmayan, belgesini yenilemeyen, belgesi Oda tarafından süreli veya süresiz olarak iptal edilen kişi ve kuruluşlar, bu belgelere dayanarak hizmet yapamazlar." kuralına yer verilmiştir.
02/12/2002 tarih ve 24954 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliğinin 49. maddesinde; "Mühendislik-mimarlık mesleği mensupları, Birlik Genel Kurulu kararı ile belirlenen Odaya kaydolurlar. Oda kayıtlarında ve mesleği yapmada lisans eğitim esastır. Bir lisans diplomasıyla ancak TMMOB Genel Kurulunun onayladığı bir Odaya kaydolunabilinir. ..." kuralı, 52. maddesinde; "Mühendisliğin ve mimarlığın ayrı ayrı meslek kollarının birden fazlasından diploma ya da ruhsatname almış olanlar, diploma ve ruhsatnamelerinin ilgili bulunduğu Odalardan istediklerine girmekte serbest oldukları gibi, üyelik görev ve yükümlülüklerini her Oda için ayrı ayrı yerine getirmek koşuluyla, birden fazla Odaya da üye olabilir ve üyelik haklarını kullanabilirler." kuralı, 90. maddesinde; "(Değişik paragraf:RG-1/7/2010-27628)Odalara bağlı meslek mensuplarından 6235 sayılı TMMOB Kanununa ve bu Ana Yönetmeliğe aykırı hareketi görülenlerle, üyelerden ve tüm meslek mensuplarından, meslekle ilgili işlerde, gerek kasten ve gerekse ihmal göstermek suretiyle zarara yol açan ya da kabullendiği anlaşmalara uymayan ya da meslek onurunu bozan durumları saptananlara, üye ve çalışanlara karşı psikolojik yıldırma/baskı/taciz uygulayanlara, kadın üye ve kadın çalışanlara karşı cinsiyet ayrımcılığı yapanlara, cinsel tacizde bulunanlara kayıtlı ya da ilgili bulundukları Oda Onur Kurulunca aşağıda yazılı disiplin cezaları verilir. a) Yazılı uyarma, b) Kanunda belirtilen hafif para cezası, c) Kanunda belirlenen ağır para cezası, d) On beş günden,altıaya kadar serbest meslek uygulamasından uzaklaştırma, e) Odadan çıkarma ya da üye olam zorunluluğu bulunmayanlar için meslekten men, Bu cezaların verilmesinde sıra gözetilmez. Ancak nedeni oluşturan olayın içeriği ve sonuçlarına göre bu cezalardan biri uygulanır." kuralı, 92 maddesinde; "Üyeler ya da diğer meslek mensuplarından, geçici olarak mesleğini uygulamaktan uzaklaştırılanlar, bu süre içinde hiç bir surette mesleki etkinlikte bulunamazlar. Bunlar, Birlik tarafından derhal bütün ilgili yerlere ve kuruluşlara duyurur ve kararın uygulanması sağlanır." kuralı, 110. maddesinde; "Diploma ya da ruhsatname almak suretiyle, Türkiye'de mesleklerini uygulayabilecek duruma gelmiş olan mühendis, mimar ve şehir plancıları, hemen meslek ya da uğraşı konuları ile ilgili bir Odaya başvurarak kaydolmak ve bir kimlik belgesi almak zorundadırlar. Oda kimlik belgesi almayanlar ya da üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediği için ya da başka disiplin nedenleriyle, kimlik belgesi yenilenmemiş ya da onaylanmamış olanların, mesleklerini uygulamaları yasaklanır. 109 uncu maddedeki istisnai hükümler saklıdır." kuralı yer almıştır.
Uyuşmazlığa Konu Tebliğin İptali İstenilen Düzenlemelerinin İncelenmesi:
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldıkları kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir. Kanunlar, tüzükler ve Yönetmelikler açısından yukarıda belirtilen bu durum, daha alt düzeyde yer alan diğer hukuksal metinler ve idari işlemler açısından da geçerlidir.
Çevre Kanununun 10. maddesinde çevresel etki değerlendirmesine tâbi projeler ile konuya ilişkin usûl ve esasların, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği düzenlenmiş olup, hem çevresel etki değerlendirmesine tabi projeleri hem de konuya ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ilk olarak 07/02/1993 tarih ve 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çeşitli tarihlerde yeniden düzenlenen Çevresel Etki Yönetmeliği, son olarak 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tüm ÇED Yönetmeliklerinde de ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşların, Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlü oldukları, yeterlik belgesi verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenleneceği, kuralı yer almıştır. Dolayısıyla Çevre Kanununa dayalı olarak çıkarılan ÇED Yönetmeliğinde kurum/kuruluşların söz konusu işlemleri yapabilmeleri için yeterlik belgesi alması gerektiği, buna ilişkin usul ve esasların ise Tebliğ ile düzenlenmesi kurala bağlanmış olup, bu yönüyle yeterlik belgesi verilmesi, bu belgeyi alan kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların, Yönetmeliğe uygun olarak Tebliğ ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresi yönünden;
08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı meslek odasından alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmiştir.
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" kuralına yer verilmiş olup, söz konusu kurala, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, dava konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmek suretiyle yeniden yer verilmiştir.
Davacı tarafından, Tebliğin 5. maddesi ile yeterlik belgesi almak isteyen kurum ve kuruluşlarda birden çok mühendislik/mimarlık alanında meslek mensubunun görev yapabilmesine imkan verildiği, buna rağmen ilgili odalardan herhangi birinden alınacak mühendislik-müşavirlik veya büro tescil belgesinin yeterli bulunduğu, böylece örneğin bir çevre mühendisinin veya mimarın üyesi olmadığı ve kendi meslek alanına ilişkin olmayan jeofizik mühendisleri odasının verdiği bir belge ile mesleki faaliyet yürütebilmesinin olanaklı hale geldiği, oysaki 6235 sayılı TMMOB Kanunu kapsamında ihtisas alanlarına göre odaların kurulduğu, odaların yalnızca kendi mesleki alanlarına ilişkin hususlarla ilgili görevli ve yetkili olduğu, başka bir odanın görev alanına girecek faaliyette bulunmalarının Kanuna aykırılık teşkil edeceği, herkesin uzmanlık konusuna göre bir odaya kayıtlı olmalarının zorunlu olduğu, birden fazla diploması olanların ise her bir odaya ayrı ayrı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin mesleki uygulamalardan yasaklanacağı ileri sürülmüştür.
Ayrıca davacı tarafından, 6235 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliğine göre kendi adlarına veya kurum ve kuruluşları dışındaki bir tüzel kişi hesabına mimarlık mühendislik hizmeti sunmak isteyen kişi veya kuruluşların, bu hizmeti yapmaya yetkili olduğunu belirten serbest müşavir, mühendis veya mimar belgesi, büro tescil belgesi almakla yükümlü olduğu, anılan Yönetmeliğe göre de bu belgeler bulunmadan mühendislik/müşavirlik hizmetlerinin sunulamayacağı ve birden fazla alanda çalışılması durumunda her bir odadan ayrı ayrı belgenin alınması gerektiği, örneğin bir mimarın, kendi odasından aldığı belgeye dayalı olarak birlikte çalıştığı fizik mühendisinin, mühendislik ve mimarlık hizmetini vermesinin olanaklı olmadığı, dolayısıyla bu firmalarda birden fazla alanda mühendislik/mimarlık mensubu istihdam edildiği halde, meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi ile faaliyette bulunabilmesinin yeterli görülmesinin hukuka aykırı olduğu, aksi halin kabulü halinde, çevre sağlığı ile toplumun can ve mal güvenliğiyle doğrudan ilgili olan mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin bir kısmı yönünden denetimsizliğe yol açacağı ve bu durumun kamu yararına aykırı olduğu öne sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, önceki düzenleme olan 18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, dava konusu Tebliğ ile bu kurala aynı şekilde yer verildiği, 08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yeterlik Belgesi Tebliği"nde de benzer yönde düzenlemenin bulunduğu, dolayısıyla, mülga Tebliğler dikkate alındığında, Bakanlığın TMMOB'ye bağlı meslek odalarından her birinden ayrı ayrı belge alınmasına yönelik bir uygulamanın söz konusu olmadığı, ayrıca mimar veya mühendislerin bu hizmeti yürütebilmeleri için oda kaydının zorunlu olduğu ve oda kayıtları silinen kişiler ile büro tescil belgeleri iptal edilen kuruluşların ilgili meslek odaları tarafından Bakanlığa iletildiği, diğer taraftan, mühendislik-müşavirlik belgesi/büro tescil belgesi uygulaması mühendislik, mimarlık hizmeti sunan kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması amacıyla kamu yararına yürütülen bir uygulama olup, bu yetkinin Bakanlığa değil, TMMOB’ye ait olduğu, dolayısıyla Bakanlığın bu belgeyi, firmanın mühendislik faaliyeti verip vermediğinin kontrolü amacıyla istediği savunulmuştur.
Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade eden çevresel etki değerlendirilmesi, birden çok meslek disiplinini ilgilendirmesi nedeniyle farklı meslek gruplarının yer aldığı inceleme ve değerlendirme yapılan bir süreçtir. Bu nedenle, dava konusu Tebliğin 5. maddesinde de, ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu, proje tanıtım dosyası veya proje ilerleme raporu hazırlamak için gerekli şartları taşıyan kurum veya kuruluşlarda farklı meslek gruplarının çalışmasına imkan veren bir düzenleme getirilmiştir.
Uyuşmazlık; Tebliğin 5. maddesi ile farklı meslek gruplarının söz konusu kurum veya kuruluşlarda çalışmasına imkan verilirken, bu kurum veya kuruluşun ÇED yeterlik belgesi verilmesi için yapılan başvurusu aşamasında, TMMOB'ye bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin bulunmasının yeterli kabul edilip edilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Mühendislik-müşavirlik hizmeti verebilmek için TMMOB Kanununa ve buna bağlı Yönetmeliklere göre, her meslek grubunun ilgili odaya kaydolmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, her ne kadar önceki düzenlemede herhangi bir değişiklik yapılmaksızın yeniden dava konusu kurala yer verilmiş ise de, yeterlik belgesi almak için başvuru yapan kurum/kuruluşta birden fazla meslekte grubunun çalışması imkan dahilinde olmasına rağmen, yeterlik belgesi başvurusunda herhangi bir odadan alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin yeterli bulunması ile, bu kurum/kuruluşta çalışanlardan birine ait geçerli bir mühendis-müşavirlik veya büro tescil belgesine istinaden, odaya herhangi bir sebeple kaydını yaptırmayan veya kaydı silinen, geçici olarak meslekten uzaklaştırılan kişilerin dolaylı olarak görevlerini icra etmelerine yol açabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Davalı idare tarafından, oda kayıtları silinen kişiler ile büro tescil belgeleri iptal edilen kuruluşların ilgili meslek odaları tarafından Bakanlığa iletildiği ileri sürülmüş ise de, yukarıda yer verilen Yönetmeliğe göre, bu belgelerin bulunmamasının farklı sebeplere dayanabileceği ve her durumda (örneğin geçici olarak meslekten uzaklaştırılanların Birlik tarafından, ilgili kurumlara duyurulması açıkça düzenlenmesine rağmen) Bakanlığa bildirim yapılması gibi yasal bir zorunluluğun bulunmadığı anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Diğer taraftan, davalı idarece mühendislik-müşavirlik belgesi/büro tescil belgesi uygulaması, mühendislik ve mimarlık hizmeti veren kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması amacıyla kamu yararına yürütülen bir uygulama olup, bu yetkinin Bakanlığa değil, TMMOB’ye ait olduğu, dolayısıyla Bakanlığın bu belgeyi istemesinin amacının firmanın mühendislik faaliyeti verip vermediğinin kontrolü amacına yönelik olduğu öne sürülmüş ise de, söz konusu kayıtların tutulması TMMOB yetkisinde olsa bile, ilgilinin odaya kaydının bulunmadığı halde, yeterlik belgesi bulunan bir kuruluşta çalışması durumunda, bu hususun TMMOB tarafından bilinmesinin, dolayısıyla Bakanlığa da bildirimde bulunulmasının beklenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle, çevre sağlığını ve kamu yararını doğrudan ilgilendiren bir konu olan ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu, proje tanıtım dosyası veya proje ilerleme raporunu hazırlamak isteyen kurum/kuruluşun çalışanlarının mesleğini yasal olarak icra etmeye yetkili olup olmadığının belgelendirilmesinin, yeterlik belgesinin verilmesine ilişkin bir konu olduğu, davalı idarenin de bu yönüyle sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresinde hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.
Dava konusu Tebliğin 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesi yönünden;
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşların denetlenmesi, belgelerinin iptali ve askıya alınması" başlıklı 10. maddesinde; "... (10) Yeterlik belgesi iptal edilen kurum/kuruluşlar, İl Çevre ve Orman Müdürlüklerine ve belgesi iptal edilen kurum/kuruluşa bildirilir. Yeterlik belgesi iptal edilen kurum/kuruluşlar Valiliklerin ilan panolarında veya Bakanlık internet sayfasında ilgililere duyurulur. Yeterlik belgesi iptal edilen kurum/kuruluşların hazırladıkları ÇED Başvuru Dosyası ve/veya ÇED Raporu ve/veya PTD’si hiçbir şekilde kabul edilmez. (11) Kurum/kuruluşun yeterlik belgesi iptal edildiği veya askıya alındığı veya vize süresinin dolduğu tarihten önce ÇED Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanıp Bakanlığa sunulmuş ÇED Başvuru Dosyası veya ÇED Raporu ya da ÇED Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanıp İl Çevre ve Orman Müdürlüklerine sunulmuş PTD’lerin inceleme değerlendirmesine izin verilir. ..." kuralı yer almıştır.
29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin dava konusu edilen 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesinde ise; "ÇED Yeterlik Belgesi iptal edilen ve belgesi askıya alınan kurum/kuruluş bu Tebliğ kapsamında devam eden iş ve işlemler dışında yeni iş ve işlemler gerçekleştiremez." olarak düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, önceki düzenlemenin 10. maddesinin 10. fıkrasına yer verilerek, buna göre yeterlik belgesi iptal edilen kurum/kuruluşlar faaliyetlerine devam edemiyor iken, dava konusu düzenleme ile yeterlik belgesi iptal edilse dahi, Tebliğ kapsamında devam eden iş ve işlemlerini sürdürebilme imkanının tanındığı, örneğin yalan beyan nedeniyle belgesi iptal edilen kurum veya kuruluşun yalan beyanda bulunmasına karşın, faaliyetine devam edebilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla düzenlemenin kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, önceki Tebliğin 10. maddesinin 10. fıkrasında, yeterlik belgesi iptal edilen kuruluşun iptal tarihinden sonra hazırlayacağı yeni dosya ve/veya raporun kabul edilmeyeceğinin düzenlendiği, aynı maddenin 11. fıkrasında ise, yeterlik belgesinin iptal edildiği, askıya alındığı, vize süresinin dolduğu tarihten önce hazırlanarak bakanlığa veya il müdürlüğüne sunulmuş dosya/raporlarla ilgili iş ve işlemlerin yapılmasına izin verildiğinin açıkça belirtildiği, dolayısıyla önceki Tebliğin 10. maddesinin 10. ve 11. fıkralarında ayrı ayrı düzenlenen hususların dava konusu 10. maddenin 4. fıkrasında birleştirildiği, söz konusu düzenleme ile proje sahibi firmanın mağduriyet yaşamasının önlenmesinin amaçlandığı savunulmuştur.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından önceki Tebliğin sadece tek fıkrasına dayanılarak, dava konusu düzenleme ile yeterlik belgesi iptal edilse dahi, Tebliğ kapsamında devam eden iş ve işlemlerini sürdürebilme imkanının tanındığı ileri sürülmüş ise de, önceki Tebliğin anılan maddesi bir bütün olarak incelendiğinde, benzer yönde bir düzenlemeye yer verildiği, dolayısıyla önceki Tebliğde ayrı ayrı fıkralarda yer alan hususların dava konusu fıkrada birlikte düzenlendiği, başka bir deyişle yeni bir kural getirilmediği görülmüştür.
Öte yandan, dava konusu düzenleme ile proje sahibi yatırımcının kendisi dışında gelişen yeterlik belgesinin iptali nedeniyle devam etmekte olan süreçten olumsuz anlamda etkilenmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Tebliğin 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesinde hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu Tebliğin 11. maddesinin 2. fıkrasına gelince;
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesinin süresi ve vize edilmesi" başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında; "Yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşlar vize süresi sona ermeden en geç bir ay önce mevcut yeterlik belgesi ve Tebliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), ve (ğ) bentlerinde belirtilen yeni başvuru yılına ait belgeler ile birlikte Bakanlığa başvururlar. Komisyon, bu Tebliğde belirtilen hususları dikkate alarak yapacağı inceleme sonucuna göre yeterlik belgesinin üç yıl süre ile yeniden verilip verilmeyeceğine karar verir." kuralına yer verilmiştir.
29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin dava konusu edilen 11. maddesinin 2. fıkrası ise; " Vize işlemleri için, mevcut ÇED Yeterlik Belgesinin geçerlik süresinin bitiminden en az otuz gün öncesinden, bu Tebliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinde belirtilen yeni başvuru yılına ait belgeler ile birlikte Bakanlığa başvurulması ve Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen şartların sağlanması gereklidir. Vize başvurusunun, belgenin geçerlik süresinin son otuz günü içerisinde yapılması durumunda vize bedeli; ÇED Yeterlik Başvurusu belge bedelinin % 50 fazlasıyla alınır." olarak düzenlenmiştir.
Dolayısıyla dava konusu Tebliğ ile vize işlemlerinde, yeterlik belgesi başvurularında istenen belgelerden yalnızca 6. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Kurum/kuruluşun, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan çevre ve/veya ÇED konusunda mühendislik, müşavirlik, araştırma, geliştirme, etüt, fizibilite, proje, rapor ve benzeri çalışma konularını belgeleyen kuruluş senedi veya ana sözleşmesi veya tüzüğü" ile (f) bendinde yer alan "Başvuru bedelinin, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü hesabına yatırılması" şeklindeki belgelerin güncel hali talep edilirken, (önceki Tebliğde olduğu gibi) mevcut Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Başvuru yılına ait ticaret veya sanayi odası ve ilgili meslek kuruluşundan alınacak sicil belgesi veya sicil kaydı" ile (c) bendinde yer alan "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" şeklindeki belgelerin güncel halinin talep edilmeyeceği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, 6235 sayılı TMMOB Kanunu ve buna bağlı Yönetmelik gereği mühendislik/mimarlık mesleği mensuplarının mesleki faaliyette bulunabilmek için odaya üye olmak ve üyelik görevlerini yerine getirerek üyelik vasıflarını korumakla yükümlü oldukları, dolayısıyla mimarlık mühendislik hizmeti verebilmek için bir kez serbest müşavir mühendis-mimar belgesi veya büro tescil belgesi almanın tek başına yeterli olmadığı, aynı zamanda bu belgelerin güncelliğinin, geçerliliğinin devam etmesinin de önemli olduğu, ancak dava konusu düzenleme ile vize işlemleri sırasında bu belgelerin yeniden talep edilmediği, bir kez bu belgeleri almış meslek mensubunun istifası, kısıtlılığı veya başka bir sebeple söz konusu belgeler iptal edilmiş olsa dahi, mevcut düzenleme kapsamında bu belgelerin vize işlemlerinde yeniden talep edilmemesi nedeniyle güncelliğini ve geçerliliğini yitirmiş belgeye dayalı olarak mimarlık mühendislik hizmetini sunmasının mümkün olacağı, bu durumun da kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olacağı ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, mühendislik-müşavirlik veya büro tescil belgesinin güncel/geçerli olup olmadığının denetim yetkisinin davacıya ait olduğu, kaldı ki TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri (SMM) ve Büro Tescil Belgesi (BTB) Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği, belge sahiplerinin her yıl ocak ayı sonuna kadar belge sahiplerinin başvurusu üzerine yenilendiği ve Tebliğin 8. maddesinin 3. fıkrası gereği, Tebliğin 6. maddesinde sayılan belgelerde değişiklik olması durumunda, değişiklik tarihinden itibaren 30 gün içinde Bakanlığa bildirmekle ve asgari şartları sağlamakla yükümlü oldukları, ayrıca Bakanlık politikası olan mevzuatın sadeleştirilmesi, hizmetlerin sunumunda bürokrasinin azaltılması, hizmet verilen paydaşların yaşamlarının kolaylaştırılması amacıyla Bakanlıkta “Hizmetlerin İyileştirilmesi ve Süreçlerin Sadeleştirilmesi (HİSS)" çalışmalarının yürütüldüğü, bu nedenle, mühendislik-müşavirlik veya büro tescil belgesinin ilk aşamada istenilen belgelerden olup, vize aşamasında istenilmesinin "HİSS" kapsamında değerlendirildiği ve hem vize işlemi sırasında hem de ocak ayında bakanlığa sunulmasına gerek olmadığına karar verildiği savunulmuştur.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, bir kez bu belgeleri almış meslek mensubunun istifası, kısıtlılığı veya başka bir sebeple söz konusu belgeler iptal edilmiş olsa dahi, mevcut düzenleme kapsamında bu belgelerin vize işlemlerinde yeniden talep edilmemesi nedeniyle güncelliğini ve geçerliliğini yitirmiş belgeye dayalı olarak mimarlık mühendislik hizmetini sunmasının mümkün olacağı ileri sürülmüş ise de, TMMOB SMM ve BTB Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği ilgililerin her yıl yenileme için başvurmaları zorunlu olup, belgelerin yenilenmemesinin, ilgili odaların denetiminde takip edilebilir bir husus olduğu, kaldı ki Tebliğin 8. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşun Tebliğin 6. maddesinde sayılan belgelerde değişiklik olması durumunda, değişiklik tarihinden itibaren otuz gün içinde Bakanlığa bildirmekle yükümlü oldukları, aksi takdirde, söz konusu kurum/kuruluşa Tebliğin Ek-3'te yer alan ceza puanı verilmesinin ve ceza puanı belli bir puana ulaşması halinde de Tebliğin 10. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yaptırımların uygulanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Tebliğin 11. maddesinin 2. fıkrasında hukuka ve kamu yararına aykırlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresinin oyçokluğuyla İPTALİNE,
2. Tebliğin 10. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesi ile 11. maddesinin 2. fıkrası yönünden ise oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin; haklılık durumu dikkate alınarak takdir edilen … -TL'sinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, … -TL'sinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … -TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya, … -TL vekâlet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Varsa posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY:
08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı meslek odasından alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmiştir.
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" kuralına yer verilmiş olup, söz konusu kurala, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, dava konusu Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi" olarak düzenlenmek suretiyle yeniden yer verilmiştir.
02/12/2002 tarih ve 24954 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliğinin 49. maddesinde; "Mühendislik-mimarlık mesleği mensupları, Birlik Genel Kurulu kararı ile belirlenen Odaya kaydolurlar. Oda kayıtlarında ve mesleği yapmada lisans eğitim esastır. Bir lisans diplomasıyla ancak TMMOB Genel Kurulunun onayladığı bir Odaya kaydolunabilinir. ..." kuralı, 50. maddesinde; "Odalar kendi meslek alanına ve meslek mensubuna ilişkin mesleki denetim uygulamasında bulunabilirler. Birden fazla Odanın ilgisi olan konularda, konuyla ilgili Odaların uyuşmazlığı halinde yetki ve sorumluluk TMMOB Yönetim Kurulunca belirlenir." kuralı, 52. maddesinde; "Mühendisliğin ve mimarlığın ayrı ayrı meslek kollarının birden fazlasından diploma ya da ruhsatname almış olanlar, diploma ve ruhsatnamelerinin ilgili bulunduğu Odalardan istediklerine girmekte serbest oldukları gibi, üyelik görev ve yükümlülüklerini her Oda için ayrı ayrı yerine getirmek koşuluyla, birden fazla Odaya da üye olabilir ve üyelik haklarını kullanabilirler." kuralı yer almıştır,
Uyuşmazlıkta, istisnalar dışında mühendislik/mimarlık hizmeti sunabilmek için ilgili odaya kaydın zorunlu olduğu, mühendislik/mimarlık hizmeti veren kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması yetkisinin ise ilgili odaya ve dolayısıyla TMMOB'ye ait olduğu anlaşılmış olup, Bakanlığın bu belgeyi, mühendislik-mimarlık mesleği mensuplarının veya firmanın mühendislik faaliyeti verip vermediğinin kontrolü amacıyla istediği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Tebliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "herhangi birinden" ibaresi yönünden hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.