
Esas No: 2019/2591
Karar No: 2021/4815
Karar Tarihi: 19.10.2021
Danıştay 9. Daire 2019/2591 Esas 2021/4815 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/2591
Karar No : 2021/4815
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı şirket hakkında, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13 ve 17. maddeleri uyarınca tesis edilen … tarih ve … sayılı ihtiyati haciz ve … tarih ve … sayılı ihtiyati tahakkuk işlemlerinin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu; ihtiyati tahakkuk işlemine ilişkin hüküm fıkrası yönünden reddeden, ihtiyati haciz işlemine ilişkin hüküm fıkrası yönünden, vergi incelemesi tamamlandıktan sonra ihtiyati haciz kararı alınamayacağı gerekçesiyle reddeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin sahte fatura kullanması nedeniyle ortaya çıkan kamu borcunun güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1 ve 3. bentleri gereğince alınan ihtiyati haciz kararının ve anılan Kanun'un 17. maddesinin 1. bendi gereğince alınan ihtiyati tahakkuk kararının hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13.maddesinde, ihtiyati haczin yasada belirtilen hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre derhal tatbik olunacağı, aynı maddenin 3 numaralı bendinde, borçlunun kaçmış olması, kaçma ihtimali veya mallarını kaçırması ve hileli yollara sapma ihtimali varsa ihtiyati haciz uygulanacağı belirtilmektedir.
Teminat istenmesi, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemleri; 6183 sayılı Yasanın, Birinci Kısmında ve Amme Alacaklarının Korunması başlığını taşıyan Birinci Bölümünde yer alan, henüz tahakkuk etmemiş dolayısıyla kamu alacağı niteliğini kazanmamış vergi ve cezalar yönünden uygulanabilmektedir. Dolayısıyla ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı, henüz tahakkuk etmediği için ödenmesi gereken safhaya gelmemiş vergi ve cezaları için alınabilen, nedeni yeterli teminat gösterilmemesi olduğu takdirde, yeterli teminat gösterilmesi halinde, 6183 sayılı Yasanın 16'ncı maddesi uyarınca kaldırılması gereken geçici önlemlerdendir.
Kesin haciz uygulanabilmesi için kamu alacağının tahakkuk etmiş ve ödeme emri ile istenilmiş olması gerekmesine karşın, ihtiyati haciz henüz tahakkuk etmemiş veya tahakkuk ettiği halde ödeme vadesi gelmemiş veya vadesi geldiği halde henüz cebren tahsil ve takibata başlanmamış ödeme emri düzenlenmemiş kamu alacakları için öngörülen geçici nitelikte bir koruma önlemidir.
Öte yandan ihtiyati haczin uygulanabilmesi için kural olarak kamu alacağının henüz taakkuk etmemiş olması aranmakla birlikte, ihtiyati haczi düzenleyen yukarıda değinilen 6183 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinde yer verilen kimi bentlerinde ise niteliği gereği bu kapsamda olmamakla birlikte kamu alacağını güvence altına almak amacıyla bu koruma tedbirine başvurulabileceği de öngörülmüştür. Bunlardan bir tanesi de birinci fıkranın (3) numaralı bendinde düzenlenen; borçlunun kaçmış olması, kaçma ihtimali veya mallarını kaçırması ve hileli yollara sapma ihtimalinin bulunması durumlarıdır. Bu durumların mevcudiyeti halinde ve bu hususun da somut olarak saptanmış olması durumunda sözü edilen bent kapsamında aynı zamanda Kanunda kamu borçlusu olarak da tanımlanan kanuni temsilci hakkında da koruma tedbiri olarak ihtayati haczin uygulanmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13. maddesinin 1 ve 3. bentleri uyarınca ihtiyati haciz kararı alındığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından ihtiyati haciz uygulamasının dayanağı tam olarak ortaya konulamadığı gibi, borçlunun kaçması, kaçması ihtimali bulunması, hileli yollara sapması gibi bir durum bulunması halinde de bu durumun varlığının idarece ortaya konulması gerekli ve zorunlu olmakla birlikte, davalı idarece bu yönde de herhangi bir somut bilgi ve belge ortaya konulamadığından, ihtiyati haciz kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı hakkında tesis edilen ihtiyati tahakkuk kararının dayanağı da yine ihtiyati haciz sebeplerine dayalı olduğundan, tesis edilen ihtiyati tahakkuk işleminde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin bu gerekçeyle reddedilmesi gerektiği oyuyla kararın gerekçesine katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.