16. Hukuk Dairesi 2016/6329 E. , 2019/2574 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... İlçesi çalışma alanında bulunan 107 ada 43 parsel sayılı 271.986,46 parsel sayılı taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ve taşlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; aynı ada 52 parsel sayılı 1.111.734,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kamu orta malı olarak mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı ..., asıl dosyada, çekişmeli 107 ada 43 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyet olduğu iddiasına dayanarak; birleşen dosyada ise diğer davacılar Serkan ve ... ile birlikte; çekişmeli 107 ada 43 ve 107 ada 52 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak müştereken dava açmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli 107 ada 43 parsel nolu taşınmazda Tüzel Kişiliği adına yapılan tespitin iptaline; 24.03.2015 hakim havale tarihli rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 35.504,34 metrekarelik kısmın 107 ada 43 parselden ifrazı ile, (A) harfi ile gösterilen kısmın davacı ... Adına tespit edilen 107 ada 20 parsel ile birleştirilmesine ve hükümde gösterilen paylarla (Muhsin’in yargılama sırasında öldüğü dikkate alınarak) davacı ... mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tesciline; krokide (D) harfi ile gösterilen 13.873,39 metrekarelik kısmın 107 ada 43 parselden ifrazı ile bu bölümünde aynı kişiler adına 107 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile tapuya tespit ve tesciline; aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 20.629,53 metrekarelik ve (H) harfi ile gösterilen 18.007,82 metrekarelik kısmın 107 ada 43 parselden ifrazı ile 107 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile ayrı ayrı davacı ... adına; krokide (F) harfi ile gösterilen 11.552,47 metrekarelik kısmın 107 ada 43 parselden ifrazı davacı ... adına; krokide (L) harfi ile gösterilen 12.353,71 metrekarelik kısmın 107 ada 43 parselden ifrazı davacı İlhan Gönen adına tapuya tespit ve tesciline, fen bilirkişileri tarafından hazırlanan rapora ekli krokide (A), (B), (D), (F), (H), (L) harfleri ile gösterilen kısımlar 107 ada 43 parselden ifraz edildikten sonra kalan (T) harfi ile gösterilen 101.899,68 metrekarelik kısım ada ve parsel numarası değişmeksizin, (V) harfi ile gösterilen 58.310,72 metrekarelik kısım ise 107 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle taşlık vasfı ile Tüzel Kişiliği adına tapuya tespit ve tesciline, 107 ada 52 parselde hazine adına yapılan tespitin iptali ile fen bilirkişilerinin raporuna ekli krokide (P) harfi ile gösterilen 12.536,53 metrekarelik kısmın 107 ada 52 parselden ifrazı ile 107 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı İlhan Gönen adına tarla vasfı tesciline; (P) harfi ile gösterilen kısım 107 ada 52 parselden ayrıldıktan sonra kalan (R) harfi ile gösterilen 1.099.197,63 metrekarelik kısmın ada ve parsel numarası değişmeksizin mera olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların dayanağı tapu kayıt ve krokisinin dava konusu yerleri kapsadığı, tapunun hükmen tescil edilmiş olması ve ilamın taraflarından birinin Hazine olması dolayısıyla, tapu kayıtlarının Hazineyi bağlayacağı gerekçesiyle, bilirkişi raporuna ekli krokide bildirilen kısımlarının ise rızai taksime konu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi kayıt uygulamasına ilişkin yetersiz beyanlar ve denetime elverişsiz teknik bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle hüküm kurulması da isabetsizdir. Öte yandan, dosyaların birleştirilmesinden önce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında gösterilen yerler ile birleştirme sonrasında yapılan keşifte gösterilen yerler, kısmen farklı olup bu çelişkiler giderilmeden ve çekişmeli taşınmazlar hakkında dava açmadığı veya açılan davaya usulünce katılmadığı ve bu nedenle de davada taraf olmadığı anlaşılan İlhan Gönen yararına dava konusu 107 ada 52 parsel sayılı taşınmazın (P) ile gösterilen 12.536,53 metrekarelik, 107 ada 43 parsel sayılı taşınmazın ise (L) ile gösterilen 12.353,71 metrekarelik bölümleri yönünden lehine tescil hükmü kurulmuş olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıklar, ziraatçı bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte davacıların dayanağını oluşturan 01.09.1969 tarih ve 77 sıra numaralı tapu kaydının yöntemince mahalline uygulanması suretiyle, tapu kaydının hudutlarında yer alan ve tescil krokisinde de gösterilen “Çerkez Gönen, Ahmet Şefik Ceylanlı, İrfan Gönen ve Sıra taşlar; Servet Gönen, Taşlık ve Ahmet Gönen; Kır ve Taşlık” sınırlarının tek tek ve ayrı ayrı belirlenmesine çalışılmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı, tapu kaydının çekişmeli taşınmazın davaya konu bölümlerine kısmen veya tamamen uyduğunun anlaşılması halinde, sabit sınırından itibaren uzman bilirkişi tarafından miktarınca kapsam tayin edilmeli ve kayıt miktar fazlası kaldığının belirlenmesi halinde, bu bölüm yönünden yöntemince mera ve zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle yapılan önceki keşiflerde, çekişmeli 107 ada 43 parsel sayılı taşınmaza ilişkin alınan beyanlarda, her ne kadar taşlık vasfıyla Hazine adına yazılmış ise de, bu taşınmazın mera vasfında olduğunun beyan edildiğinin ve 02.04.2015 tarihli zirai bilirkişi kurulu raporunda da mera vasfında olduğunun ve davacıların iddia ettiği taşınmaz bölümleri ile mera ve taşlık alan arasında yapay veya doğal bir engel olmayıp bir bütün halinde olduğunun değerlendirildiği dikkate alınarak, kayıt miktar fazlası olan bölümün meradan kazanıldığının kabulü gerekip gerekmediği düşünülmeli; tapu kaydının, tescil ilamının davacısı Mihrali Gönen adına kayıtlı olup intikal de görmediği dikkat alınarak, tapu kayıt malikinin mirasçıları arasında iddia edildiği gibi taksimin söz konusu olup olmadığı ve taksim söz konusu ise kime hangi bölümün isabet ettiği sorulup saptanmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye olanak veren, gösterilen sınırların işaretlendiği, tapu kaydı uygulamasını açıklar mahiyette ayrıntılı rapor alınmalı; tapu kaydının, çekişmeli taşınmaz bölümlerine ait olmadığının ve taşınmazın kadim ve eylemli mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımadığı düşünülmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de 43 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki Hazine olduğu halde, taşlık vasfı ile Tüzel Kişiliği adına tapuya tespit ve tesciline dair hüküm kurulması ve ayrıca dava konusu olmadığı halde davacılardan ... adına tespit edilen 107 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tutanağının davalı hale getirilerek bu taşınmaz hakkında da hüküm kurulması dahi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.