Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/648
Karar No: 2020/3652
Karar Tarihi: 29.06.2020

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/648 Esas 2020/3652 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2020/648 E.  ,  2020/3652 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasında görülen asıl alacak, birleşen itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı/ birleşen dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı/ birleşen dosya davalısı; davalı kurumun elektrik abonesi olduğunu, davalı tarafından kaçak elektrik kullanıldığından bahisle 129.073,01 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, bahse konu fatura bedelinin ödendiğini, akabinde 2012/09 dönemine ait 28/09/2012 son ödeme tarihli 161.808,20 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı kurum tarafından aleyhine 167.867,15 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını; kaçak elektrik kullanmadığını, kendisinin yokluğunda tutulan tutanağa hukuken geçerlilik tanınamayacağını, yüksek gerilim hatlarının yer aldığı kök binaya herhangi bir müdahalesinin söz konusu olamayacağını, akım trafolarının bulunduğu yere ait kök binanın anahtarlarının da davalı kurum personellerinde bulunduğunu, kaçak tespit tutanağında kök bina kapısının veya kilidinin, içindeki ölçü devresine ait bölmenin ve mühürlerin tahrip edildiğine, kırıldığına veya zorlandığına dair herhangi bir tespitin de bulunmadığını ileri sürerek; davalı kuruma 167.867,15 TL bedelli faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 13/10/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre 161.808,20 TL bedelli faturanın endekse dayalı tüketim faturası, davalı kuruma ödenen 129.073,01 TL bedelli faturanın ise kaçak olarak tahakkuk ettirilmiş olduğunu öğrendiğini, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek; davalı kuruma ödenen 129.073,01 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı/ birleşen dosya davacısı; davalı borçlunun, davacı kurumun tarımsal sulama elektrik abonesi olduğunu, davalı abonenin elektrik tüketimine esas olmak üzere 161.808,20 TL bedelli endekse dayalı tüketim faturasının tahakkuk ettirildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine, tahsili amacıyla abone hakkında ... 2. İcra Müdürlüğü"nün 2012/6937 E. sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş; asıl davanın ise reddini istemiştir.
    Mahkemece; davaya konu edilen 129.073,01 TL ve 161.808,20 TL bedelli her iki faturanın birbirinden bağımsız olup, mükerrer tahakkuku içermediği, 161.808,20 TL bedelli faturanın endekse dayalı tüketim faturası olduğu, ıslah harcını yatırmayan davacı/birleşen davalının ıslah dilekçesine geçerlilik tanınamayacağı, ıslah geçerli kabul edilse dahi, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı/birleşen dosya davalısının ... 2. İcra Müdürlüğü"nün 2012/6937 E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 161.808,20 TL asıl alacak, 5.059,58 TL gecikme zammı ve 910,72 TL KDV üzerinden devamına, asıl alacağın % 20"si oranında inkar tazminatının davacı/birleşen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı/birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 15.03.2016 tarih ve 2015/4579 E. - 2016/3896 K. sayılı ilamı ile ; davacının ıslah dilekçesine istinaden yeniden harç yatırmasına gerek bulunmadığı; 10/08/2012 tarihli kaçak tespit tutanağı ile "2 nolu akım trafosunun canlı ucunun şönt yapılmak suretiyle sayacın 1/3 eksik tüketim kaydettiğinin" tespit edildiği, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere bu durumun davacı abonenin herhangi bir müdahalesi olmaksızın meydana geldiği, buna göre somut olayda, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 13. Maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı değil, aynı yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca, sayacın müşterinin kusuru dışında doğru tüketim kaydetmemesi durumunun oluştuğu, bu sebeple tahakkukun da bahse konu madde gereği yapılması gerektiği, buna karşın mahkemece, davacının kullanımının kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesinin ve hesaplamanın da kaçak üzerinden yapılmasının yerinde olmadığı; uyuşmazlığın sayacın doğru tüketim kaydetmemesi nedeniyle doğduğunun dosyadaki belgelerle sabit olduğu anlaşıldığından, davalı ... şirketinin de müterafik kusurlu olup olmadığının da araştırılması; birleşen dava yönünden alacak likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; tüm bu nedenlerle dosyanın konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile, öncelikle davaya konu fatura bedellerinin hangi dönemlere ilişkin olduğunun belirlenmesi ve davacı/birleşen dosya davalısının eksik tüketim kaydına dayalı sorumlu olduğu bedel ile endekse dayalı tüketim bedelinin tespiti noktasında, yönetmelik maddeleri çerçevesinde yeniden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
    Dairemiz bozma ilamına davalı / birleşen dosya davacısı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş olup, Dairemizin 24.05.2017 tarih ve 2016/14379 E. - 2017/787 K. sayılı ilamı ile; davalı/birleşen dosya davacısı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilerek, uyuşmalığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu"nun 17., geçici 19. ile 20.maddelerinin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi de eklenmek suretiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ve yargılama sırasında alınan 08/04/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; asıl davanın kabulüne , davacı/ birleşen dosya davalısı tarafından ödenen 129.073,01 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı/birleşen dosya davalısının ... 2. İcra Müdürlüğü"nün 2012/6937 E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 161.808,20 TL asıl alacak, 5.059,58 TL gecikme zammı ve 910,72 TL KDV üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı/birleşen dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalı/birleşen dosya davacısı veklilinin sair temyiz itirazının reddi gerekir.
    2-) Mahkemece, her ne kadar bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
    Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması üzerine, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.)
    Dairemizin bozma ilamında; asıl davaya konu 129.073,01 TL bedelli fatura yönünden yapılan inceleme sonucunda, fatura bedeline dayanak yapılan 10/08/2012 tarihli tutanak uyarınca, " 2 nolu akım trafosunun canlı ucunun şönt yapılmak suretiyle sayacın 1/3 eksik tüketim kaydettiğinin " tespit edildiği, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere bu durumun davacı abonenin herhangi bir müdahalesi olmaksızın meydana geldiği, buna göre somut olayda, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 13. maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı değil, aynı yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca, sayacın müşterinin kusuru dışında doğru tüketim kaydetmemesi durumunun oluştuğu, bu nedenle hesaplamanın da Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 20. maddesine göre yapılması gerektiği açıkça ifade edilmesine ve mahkemece de bozma ilamına uyulmasına rağmen; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kaçak elektrik kullanımı olmadığı gibi, sayacın günlük tüketim ortalamaları dikkate alındığında, sayacın eksik tüketim de kaydetmediğinden bahisle ek tahakkuk hesaplamasının yapılamayacağı belirtilmiş olup, bozma ilamında belirtilen ilkeler gözetilmeksizin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
    Hal böyle olunca, mahkemece; asıl davada, davalı kurumun davacı aboneden isteyebileceği eksik tüketim bedelinin duraksamasız belirlenmesi noktasında, Dairemizin 15.03.2016 tarih ve 2015/4579 E. - 2016/3896 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sayacın müşterinin kusuru dışında eksik tüketim kaydettiği ve hesaplamanın Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 20. maddesine göre yapılması gerektiği gözetilerek, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli yeniden rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; bozma gerekleri yerine getirilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalı/ birleşen dosya davacısı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. Maddesi gereğince davalı/birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine,6100 sayılı HMK"nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi