20. Hukuk Dairesi 2017/5278 E. , 2019/6214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kadastro mahkemesine verdiği dilekçeler ile ..... yapılan kadastro çalışmaları sırasında bir kısım taşınmazlar arasında kalan yolların ölçüye dahil edilmediğini belirterek bu yolların Devlet Ormanı olması sebebiyle ölçüye dahil edilerek tek bir parsel olarak orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescili gerektiği iddiasıyla dava açmıştır. Kadastro mahkemesince açılan davalar birleştirilmiş ve dava edilen yerlerle ilgili kadastro tutanağı düzenlenmediğinden görevsizlik kararı verilmiş, asliye hukuk mahkemesince de davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/05/2015 tarih 2014/9808 Esas - 2015/4909 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece davacının açtığı davalar birleştirilmişse de yargılama sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine aykırı ve infaza elverişsiz olarak hüküm kurulmuştur.
HMK m 297/2"ye göre “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece, hem birleştirilen davalarda taleplerden her biri hakkında ayrı ayrı hüküm verilmemiş hem de fen bilirkişisinin 09.05.2013 havale tarihli raporuna atıf yapılmakla yetinilerek açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde bir hüküm kurulmamıştır. Dava konusu olan 119 ada 1 parsel ile 120 ada 2 parsel arasındaki yol ile 120 ada 2 parsel ile 118 ada 8 parsel arasındaki yollara ilişkin olumlu ya da olumsuz yönde bir karar verilmemiş ayrıca fen bilirkişi raporundaki nitelemeye göre yol 1"in orta kısmı, yol 2"nin tamamı, yol 3"ün alt kısmı, yol 9"un tamamı, yol 20"nin tamamı ve yol 21"in tamamı dava konusu olmamasına rağmen bu kısımlara ilişkin de hüküm kurulmuştur. Mahkemece, taleple bağlı kalınarak dava konusu yerlerin yüzölçümleri ile birlikte tespit edilip infaza elverişli kroki de düzenlettirilmek suretiyle açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde bir hüküm kurulması gerekmektedir. Değinilen hususlar gözetilmeden kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırıdır.” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde,
A)Mahkememizin 2015/398 E. sayılı dava dosyası yönünden davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile,
1)Fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisine göre 142 ada 1 parsel ve 123 ada 1 parsel arasında kalan yol 13 olarak belirtilen kısım ile 120 ada 2 parsel ve 118 ada 8 parsel arasında kalan yol 20 olarak belirtilen kısma ilişkin talebin reddine,
2) Fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisine göre:
123 ada 1 parsel ve 120 ada 2 parsel arasında kalan yol 17 olarak belirtilen 649,70 m2,
102 ada 2 parsel ve 126 ada 1 parsel arasında kalan yol 4 olarak belirtilen 735,32 m2,
102 ada 2 parsel ve 101 ada 1 parsel arasında kalan yol 22 olarak belirtilen 1582,94 m2,
101 ada 1 parsel ve 123 ada 1 parsel arasında kalan yol 5 olarak belirtilen 3779,72 m2,
123 ada 1 parsel ve 119 ada 1 parsel arasında kalan yol 14 olarak belirtilen 1933,53 m2,
119 ada 1 parsel ve 121 ada 1 parsel arasında kalan yol 15 olarak belirtilen 702,19 m2,
119 ada 1 parsel ve 120 ada 2 parsel arasında kalan yol 21/A olarak belirtilen 1510,49 m2 ile yol 21/C olarak belirtilen 313,02 m2,
123 ada 1 parsel ve 160 ada 1 parsel arasında kalan yol 10 olarak belirtilen 1399,39 m2,
142 ada 1 parsel ve 160 ada 1 parsel arasında kalan yol 11 olarak belirtilen 2341,51 m2,
142 ada 1 parsel ve 116 ada 4 parsel arasında kalan yol 12 olarak belirtilen 873,99 m2,
117 ada 1 parsel ve 120 ada 1 parsel arasında kalan yol 18 olarak belirtilen 804,13 m2,
120 ada 1 parsel ve 118 ada 3 parsel arasında kalan yol 19 olarak belirtilen 573,91 m2,
120 ada 2 parsel ve 120 ada 1 parsel arasında kalan yol 16 olarak belirtilen 675,51 m2"lik yolların haritalarının iptali ile orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisinin ilam eki sayılmasına,
B)Birleşen 2009/70 E. - 2009/212 K. sayılı dava yönünden davanın kabulü ile,
Fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisine göre 102 ada 1 parsel ve 129 ada 2 parsel arasında kalan yol 3/B olarak belirtilen 434,16 m2"lik yolun haritasının iptali ile orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisinin ilam eki sayılmasına,
C)Birleşen 2009/69 E. - 2009/211 K. sayılı dava yönünden davanın kabulü ile,
Fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisine göre,
167 ada 1 parsel ve 127 ada 1 parsel arasında kalan yol 8/A olarak belirtilen 545,70 m2,
167 ada 1 parsel ve 166 ada 1 parsel arasında kalan yol 8/B olarak belirtilen 523,11 m2,
127 ada 1 parsel ve 166 ada 1 parsel arasında kalan yol 7 olarak belirtilen 680,64 m2,
127 ada 1 parsel ve 129 ada 1 parsel arasında kalan yol 6 olarak belirtilen 596,64 m2"lik yolların haritalarının iptali ile orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisinin ilam eki sayılmasına,
D)Birleşen 2009/73 E. - 2009/213 K. sayılı dava yönünden davanın kabulü ile,
Fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisine göre 111 ada 1 parsel ve 112 ada 1 parsel arasında kalan yol 1/A olarak belirtilen 1659,12 m2 ve yol 1/C olarak belirtilen 765,99 m2"lik yolların haritalarının iptali ile orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisinin ilam eki sayılmasına,
E)Fen bilirkişisinin 18/03/2016 tarihli rapor ve krokisi ile fen bilirkişisinin 08/05/2013 tarihli raporunun ikinci sayfası uyarınca asıl dava ile birleşen davalar yönünden kabul edilen kısımlara ilişkin olarak,
Yol 1/A ve yol 1/C"nin 112 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek ayrı ayrı parseller halinde birbirini takip eden son parsel numarasını almalarına,
Yol 3/B ve yol 22"nin 102 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek ayrı ayrı parseller halinde birbirini takip eden son parsel numarasını almalarına,
Yol 4"ün 126 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 5"in 101 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 6"nın 129 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 7"nin 127 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 8/A ve yol 8/B"nin birleştirilerek ve 167 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek 167 ada sayılı taşınmazda son parsel numarasını almasına,
Yol 10 ve yol 11"in 160 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek ayrı ayrı parseller halinde birbirini takip eden son parsel numarasını almalarına,
Yol 12"nin 116 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 14 ve yol 17"nin 123 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek ayrı ayrı parseller halinde birbirini takip eden son parsel numarasını almalarına,
Yol 21/A ve yol 21/C"nin 119 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek ayrı ayrı parseller halinde birbirini takip eden son parsel numarasını almalarına,
Yol 15"in 121 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 16"nın 120 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 18"in 117 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına,
Yol 19"un 118 ada sayılı taşınmaz ile birleştirilerek son parsel numarasını almasına karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından esasa ilişkin olarak davalı Hazine vekili tarafından ise vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve 28.10.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; birleşen 2005/398 Esas sayılı dosyada davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olduğuna göre kendisini vekil ile temsil ettiren Hazine yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de açıklanan bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hükmün G bendinin hükümden çıkarılarak yerine “G-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT gereğince 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacı ... Yönetiminden alınarak davalı Hazineye verilmesine” olarak düzeltilmesine, ve hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2 maddesine göre düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.