Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1342
Karar No: 2019/926
Karar Tarihi: 06.02.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2018/1342 Esas 2019/926 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, davalının kızına devrettiği taşınmazın tapusunun iptali ve kendi adına tescil edilmesi için dava açmıştır. Mahkeme, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş, ancak davacı vekili istinaf yoluyla dava konusu taşınmazın inanç sözleşmesi kapsamında edinildiğini belirten bir belge ibraz etmiştir. Bu belge göz önünde bulundurularak, tapu iptali ve tescil istemi yeniden değerlendirilmelidir. Kararda, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na atıfta bulunulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- HMK'nin 145. maddesi (istisnai durumlar)
14. Hukuk Dairesi         2018/1342 E.  ,  2019/926 K.

    "İçtihat Metni"

    14. Hukuk Dairesi
    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
    İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2016 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 23.03.2017 tarihli hükmün ... Bölge Adliye Mahkemesi"nce istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriği incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı dava dilekçesinde, 825 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 2 numaralı bağımsız bölümü davalı kızına devrettiğini ileri sürerek tapunun iptaliyle adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı cevap dilekçesiyle, davaya konu taşınmazı, annesi ve kardeşleriyle birlikte ortak oldukları bir taşınmazın satışı sonucunda elde ettikleri bedeli ödemek suretiyle satın aldıklarını, tapunun kendisi adına oluştuğunu, davacı annesinin son zamanlarda asılsız iddialarda bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece dava kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş; davacı vekilince, davalının taşınmazı inanç sözleşmesi kapsamında edindiği, yazılı sözleşmenin aynı evde oturan davalı tarafından saklanması nedeniyle mahkemeye sunulamadığı nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili dilekçesine davacı ve davalının imzalarını içeren 03.02.2016 tarihli "taahütname" başlıklı belgeyi eklemiş, mücbir sebepten ötürü daha önce ibraz edemediklerini bildirmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince, tarafların yargılama sırasında ileri sürmedikleri, dayanmadıkları bir delile, istinaf kanun yoluna başvururken dayanamayacakları, açıkca yemin deliline de dayanmadıkları, davanın tanıkla ispatının mümkün olmasına rağmen tanık deliline dayanılması, daha sonra vazgeçilmiş olması da dikkate alınarak, dava konusu bağımsız bölümün davacının maddi katkısıyla inanılan kişi olarak davalı adına alındığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    İddia, savunma, dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava, dava konusu 825 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kain 2 numaralı bağımsız bölümün bedeli davacı tarafından ödenmek suretiyle dava dışı üçüncü kişiden davalı adına satın alındığı iddiasına dayalı inanç sözleşmesi nedeniyle tapu iptali tescil isteği ile açılmıştır.
    İddianın 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabileceği ilk derece ve istinaf mahkemesinin kabulündedir.
    Davacı vekili, istinaf kanun yoluna başvururken, dava açılmadan önce tarafların imzalamış oldukları 03.02.2016 tarihli "taahhütname" başlıklı belgeyi inancın belgesi olarak ibraz etmiş olup, daha önce bulunamayışının mücbir sebepten kaynaklandığını bildirmiştir.
    Davacı ve davalının anne kız olmaları, aynı evde yaşamaları nedeniyle belgenin bulunamayışının ve daha önce ibraz edilemeyişinin davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davacının yargılamayı geciktirme amacını taşıdığının kabulünün, işin niteliği ve maddi olayın gelişimi itibariyle hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, HMK’nin 145. maddesindeki istisnai durumun söz konusu olduğu gözetilerek; inanç sözleşmesi olarak ibraz edilen 03.02.2016 tarihli belgenin değerlendirilmesi, ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması yoluna gidilmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın ilkderece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.02.2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY

    Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi