Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3322
Karar No: 2019/935
Karar Tarihi: 06.02.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/3322 Esas 2019/935 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı köy, davalı köyün iddia ettiği ormanlık alandan yararlanma ve istihsalde öncelik bakımından çıkardığı çekişmenin giderilmesi, ihtilafa konu orman sahasının hangi köy mülki hudutları içerisinde kaldığının belirlenmesini, bu bakımdan Orman Kanunu hükümlerine göre hangi köyün kadim yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacı köyün idari sınırları içinde kalan kadim mera, otlakiye ve su kaynaklarına elatmanın önlenmesi de talep edilmiştir. Mahkeme, Devlet ormanı içinde bulunan yerler üzerinde taraf köylerden birinin üstün hakkı olmayıp orman kesim alanlarından orman idaresinin orman izni ile yararlanmaları mümkün olduğundan davanın reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay, mahkemenin yeterli inceleme ve araştırma yapmadığını belirterek, taraf köylere ait idari hudutnamelerin uygulanarak iki köy arasındaki idari sınırın zeminde tespit edilmesi gerektiğini ve daha sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kararda, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 31-39 maddelerinde, sınırları içinde bulunan ormandan yararlanma hakkı maddelerdeki prosedüre uyulmak koşulu ile orman sınırlarında kaldığı köye ait olacağı öng
14. Hukuk Dairesi         2016/3322 E.  ,  2019/935 K.

    "İçtihat Metni"

    14. Hukuk Dairesi
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği, davalı ... Köyünün ... Köyü mülki hudutlar içerisinde kalan orman alanından yararlanma ve istihsalde öncelik bakımından çıkardığı çekişmenin giderilmesi, ihtilafa konu orman sahasının hangi köy mülki hudutları içerisinde kaldığının belirlenmesini, bu bakımdan Orman Kanunu hükümlerine göre hangi köyün kadim yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Davacı vekili 12.11.2011 tarihli dilekçesi ile talebini açıklamış ve davacı köyün idari sınırları içinde kalan kadim mera, otlakiye ve su kaynaklarına elatmanın önlenmesini istemiştir.
    Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi, Kadastro Mahkemesinin sınır tespiti kararının kesin ve uyulması zorunlu olduğunu, orman emvalinden yararlanma hususunun Orman idaresinin takdirinde olduğunu, dava konusu yerin köyleri tarafından kullanıldığını, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, Devlet ormanı içinde bulunan yerler üzerinde taraf köylerden birinin üstün hakkı olmayıp orman kesim alanlarından orman idaresinin orman izni ile yararlanmaları mümkün olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Yargılama sırasında taraf köylerin 6360 sayılı Kanun uyarınca tüzel kişilikleri kaldırıldığından mahalle olarak bağlandıkları ... ve ... Belediyeleri davaya dahil edilerek davaya devam olunmuştur.
    HMK’nin 33. maddesi gereğince bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme görevi hakime aittir. Dava dilekçesindeki anlatımlara ve dosya kapsamına göre davacının istemi idarece evvelce belirlenen sınırın nereden geçtiğinin arazide belirlenmesi ve orman alanından yararlanma hakkına ve kadim mera, otlakiye ve su kaynaklarına elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
    Bilindiği üzere 31.5.1965 tarih 4/2 sayılı içtihatı birleştirme kararında; "..tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının diğer köyün sınırı içine alınmış olması halinde dahi ilk köyün bu yerlerden eskisi gibi yararlanacağı" belirtilmiştir. 4342 sayılı Kanunun 29. maddesinde de bu prensip benimsenmiştir. 6831 sayılı Orman Kanununun 20 ve onu izleyen maddeleri hükmünce orman içerisinde mer’a yaylak ve kışlak da bulunabilir.
    Diğer taraftan orman alanından yararlanma hakkına vaki elatmanın önlenmesi davasında, 6831 sayılı Orman Kanununun 31-39 maddelerinde, sınırları içinde bulunan ormandan yararlanma hakkı maddelerdeki prosedüre uyulmak koşulu ile orman sınırlarında kaldığı köye ait olacağı öngörüldüğünden, mahkemece mevcut idari sınırın zeminde belirlenmesi önem arz etmektedir. Kadastro çalışmaları sınırı yani Kadastro Müdürlüğünce ve Kadastro Mahkemesince belirlenen sınır hangi noktaya kadar kadastro çalışmasının yapılacağının gösterir, idari sınırı değiştirmez.
    Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava ormandan yararlanma hakkına ve kadim meraya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sağlıklı sonuçlara ulaşmaya, hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu nedenle mahkemece taraf köylere ait kesinleşmiş idari hudutnameler uygulanarak iki köy arasındaki idari sınırın zeminde tespit edilmesi, dava konusu edilen yerin hangi köy sınırları içinde kaldığının, niteliğinin ve kullanım durumunun şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması, davacı köy sınırları içinde kalıyorsa bu yerlerde mera yada baltalık olarak hangi köyün kadim kullanım hakkının bulunduğunun açıklığa kavuşturulması; keşfi izlemeye elverişli kroki ve rapor düzenlettirilmesi, ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi