3. Hukuk Dairesi 2020/1553 E. , 2020/3914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki reçete bedeli kesintisi, cezai şart ve uyarma cezası işlemlerinin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ... Eczanesi unvanıyla eczacılık yaptığını, davalı kurumun 11/05/2011 tarih ve 9.966,027 sayılı yazısı ile hakkında, 2009 yılında imzalanan protokolün 6.3.3 maddesi ve 4.3.6 hükmü gereği 13.567,20TL cezai şart 2.713,44TL reçete bedeli 203.01 TL yasal faizi olmak üzere toplam 16.483,65 TL’nin, alacaklarından mahsup edilmesine karar verdiğinin tebliğ edildiğini, davalı kurumun 11/05/2011 tarih 9.966.027 sayılı işleminin iptali ile muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
Davalı; haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; Davacının ilaçları hastaya ulaştırdığı halde, bu reçetelerin üzerini imzalatmadığı görülmüştür. Bu hali ile sözleşmenin ihlal edilmesi, sözleşmeden doğan yaptırımın uygulanmasını gerektirmiştir gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı kurum tarafından, davacı eczacı hakkında; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2009 Yılı Protokolü’nün 6.3.3. maddesi gereğince üç hastanın beş adet reçetesi arkasındaki imzanın hastaya ya da yakınına ait olmaması nedeniyle cezai işlem ile fatura bedeli kesintisi uygulanmıştır. Davaya konu 2009 protokolünün 6.3.3. maddesi uygulanan eylemle ilgili 01.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2016 protokolünün 5.3.2. maddesinde "Eczanenin Kuruma fatura ettiği reçetelerde (e-reçete olarak düzenlenenler hariç) bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da ilacı alana teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilacı alan yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 2 (iki) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı
yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak hastanın ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü getirilmiş olup, yine aynı protokolün 6.12. maddesinde “Bu Protokolün yürürlük tarihinden önce herhangi bir nedenle Kurumca veya Kuruma devredilen kurumlarca sözleşmesi feshedilen ve/veya cezai şart uygulanan eczacının bu işleme karşı dava açmış olması ve açılan davanın protokolün yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmemiş olması halinde yazılı talebi ile; kurumca tespit edilen ve sözleşmesinin feshedilmesi ve/veya cezai şart uygulanmasına ilişkin fiil/fiiller için bu Protokolün (5) ve (6) numaralı maddelerinde yer alan hükümler uygulanır. Ancak kurumca tahsil edilmiş olan cezai şart ve yersiz ödeme tutarları geri ödenmez, mahsup edilmez. Bu protokolden önceki protokollerde sözleşmenin feshi ve cezai şart gerektiren maddelerden bu protokolde kaldırılmış olanlar nedeniyle sözleşme feshi ve/veya cezai şart uygulanmış olan işlemler, konusu kalmadığından durdurulur ve işlem yapılmaz.” hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu ceza-i işlemin dayanağı olan protokol maddesinde değişiklik olduğu sabit olup, 2016 yılında yürürlüğe giren protokolün ilgili maddesinin olaya uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde durulmalıdır. Ayrıca bu protokolde hastaların ilaçları aldıklarını beyan etmeleri halinde cezai işlem uygulanamayacağı belirtildiğinden mahkemece dinlenen cezai işleme konu reçetelerin sahiplerinin ilaçları aldıklarına dair beyanları da dikkate alındıktan sonra tarafların tüm delilleri incelenerek, 2016 protokolünün yukarıda belirtilen ilgili maddeleri gereğince cezai şart ve fatura bedeli iadesine ilişkin işlemlerin yerinde olup olmadığı hususunda hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.