11. Hukuk Dairesi 2018/5232 E. , 2019/6512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/03/2017 tarih ve 2014/408 E- 2017/138 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/1113 E- 2018/793 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2000/28387 sayılı, "UFUK" ibareli, 28, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıf mal ve hizmetlerde geçerli marka ile 2009/48857 sayılı, "UFUK YAYINLARI" ibareli, 41. sınıf mal ve hizmetlerde geçerli markaların sahibi olduğunu, davalı tarafça yapılan, 2012/26275 sayılı, 35 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren "UFUK ERGİN" ibareli marka tescil başvurusuna, müvekkili şirketçe iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanılarak yapılan itirazın, nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK"nın 2014-M-10869 sayılı kararının iptali ile anılan markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin kısmen benzer olduğu, ancak markalar arasında benzerliğin bulunmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesinin uygulanma koşullarının somut uyuşmazlıkta gerçekleşmediği, davalının önceki markası ile kullanımları nedeniyle "UFUK ERGİN" markası üzerinde müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının marka tescil başvurusundaki "Ufuk" ibaresinin ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir kişi ismi olduğu gibi, "Ergin" ibaresinin de markada soy isim olarak algılanacak biçimde yer aldığı, dolayısıyla ortalama tüketicilerin dava konusu marka tescil başvurusunu "Ufuk Ergin" biçiminde bir bütün olarak algılayacakları, başvuru konusu ibarenin yazım şekli de nazara alındığında, tarafların marka olarak kullandıkları ibareler arasında, 556 sayılı KHK."nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunun söylenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 674 sayılı KHK"nın 19/1. maddesi uyarınca davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 21/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.