Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/16029
Karar No: 2019/14730
Karar Tarihi: 02.07.2019

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/16029 Esas 2019/14730 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2016/16029 E.  ,  2019/14730 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili ve bir kısım işçilerin maaş alacaklarını 2 ayı aşkın süre içinde ödemediğini, işverenin maaşları hiçbir zaman düzenli ödemediğini; bunun üzerine işçilerin İş Kanunu"nun kendilerine tanıdığı iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkını kullandıklarını; belirtilen nedenle davalı işveren tarafından haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini ve kendisine kıdem ve ihbar tazminatı ödenmediğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışma ücretlerinin tahsilini talep etmiştir.
    Davalıların Cevabının Özeti:
    Davalılar vekili, davacının ücretinin 20 günü geçmeyecek şekilde ödenmiş olmasına rağmen işveren vekillerinin yazılı ve sözlü ikazlarına karşın davacının da içerisinde bulunduğu bazı işçilerin iş görme edimini yerine getirmekten kaçındıklarını; çalışmak isteyen işçilere engel olduklarını ve işveren vekillerini tehdit edip dövdüklerini; işletmeye zarar verdiklerini; tüm bu sebeplerle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden ve özellikle İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.11.2012 tarih ve 21 sayılı inceleme raporundan davacının ücretini alamadığı için iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkını kullandığı, davacının iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın sona erdirildiği gerekçesiyle bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Taraflar arasında davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı uyuşmazlık konusudur.
    İş akdi, davalı işverence 4857 sayılı Yasanın 25/II-h ve 25/I-g maddeleri gerekçe gösterilerek tek taraflı olarak feshedilmiştir.
    Davacı vekili, işçinin ücretinin düzenli ödenmediğini, iki aylık ücretinin ise hiç ödenmediğini, bu nedenle iş görme edimini görmekten kaçınan işçinin iş sözleşmesine işverence son verildiğini, bu feshin haksız olduğunu öne sürmüştür. Davalı vekili, işçilerin topluca iş yerine gelmemeleri ve gelmeyeceklerini bildirmeleri, devamsızlık yapmaları, iş yeri güvenliğini tehlikeye düşürmeleri ve işverene zarar vermeleri nedeniyle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları ücretlerini düzenli alamadıklarını; davalı tanıkları ise işçilerin ücretlerini alamadıkları gerekçesi ile işi bıraktıklarını beyan etmişlerdir.
    Dosya içerisinde bulunan ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 24.02.2014 tarih 990 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesinde, 28.08.2012 ve 31.10.2012 tarihlerinde yapılan teftiş sonucu düzenlenen tutanak ve raporların dosyaya sunulduğu; İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.11.2012 tarih 21 sayılı inceleme raporunun sonuç kısmında Eti Gümüş Maden Bakır işletmesindeki işçi çıkışlarının fesih gerekçesinin 4857 sayılı Yasanın 32. maddesi gereğinde ücretlerin zamanında ödenmemesi olduğunun, aynı yasanın 24/2-(e) maddesine dayanılarak haklı nedenle fesih söz konusu olduğunun, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshinin mevcut olduğundan işbaşı yaptırılmayan işçiler için kıdem tazminatı talep etme hakkının doğduğunun, işyerinde sendika ve toplu iş sözleşmesi bulunmadığından yasa dışı grev ve lokavttan bahsedilemeyeceğinin bildirildiği görülmüştür.
    Mahkemece, İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.11.2012 tarih 21 sayılı inceleme raporu nedeniyle davacının ücretini alamadığı için iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkını kullandığı davalı işverence de iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği kabul edilmiştir. Ne var ki, Mahkemece varılan sonuç dosya içeriği ve somut olay ile örtüşmemektedir. İş sözleşmesi ile ücretin, çalışılan her ayı takip eden ayın son haftasında ödeneceği kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamındaki davacının banka hesap ekstresinin incelenmesinden, davacının 2012 yılı Nisan ayı ücretinin 26/05/2012, 2012 yılı Mayıs ayı ücretinin 29/06/2012 tarihlerinde, aynı yılın Haziran ayı ücretinin Temmuz ayı sonunda ödenmesi gerekirken üç gün gecikmeli olarak 03/08/2012 tarihinde ödendiği görülmektedir. 2012 yılı Temmuz ayı ücretinin ise ağustos ayı sonunda ödenmesi gerektiğine göre, bu ücret alacağı işçinin eylem yaptığı 03/08/2012 tarihinde henüz muaccel hale gelmemiştir. Şu halde davacının eylem tarihi olan 03/08/2012 tarihi itibariyle ücret ödemeleri düzensiz olmadığı gibi, ücretin ödenmesi gereken tarihten itibaren 20 gün içinde ödenmemesi halinde işçinin iş görme ediminden kaçınma hakkının bulunduğu göz önüne alındığında ücretin sadece üç gün gecikmeli ödendiği somut uyuşmazlıkta işçinin bu sebeple iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından işverence yapılan fesih haklı nedene dayalı olup davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taleplerin hüküm altına alınması isabetsizdir.
    3-Taraflar arasında bir diğer uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusundadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
    Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
    Somut olayda; Mahkemece, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının çalışma süresi 07:00-20:00 saatleri arası 13 saat kabul edilerek 1 saat ara dinlenmesi düşülerek hesaplama yapılmıştır. Aksine tanık beyanı olmadığı sürece 11 saati aşan çalışmalarda en az bir buçuk saat ara dinlenme düşülmesi gerekirken sadece bir saat ara dinlenmesi düşülerek yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması hatalıdır.
    4-Ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının davacının iş görme ediminden kaçındığı 03.08.2012 tarihine kadar hesaplanması gerekirken fesih tarihini de aşar şekilde 02.01.2013 tarihine kadar hesaplanması da isabetsiz olmuştur.
    5- Davalının yıllık izin ve ihbar tazminatına dava tarihi olarak 02.01.2013 tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu yönündeki temyiz itirazı davanın muhabere yoluyla bu tarihte açılmış olması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
    6-Karar başlığında davanın "İş Mahkemesi Sıfatıyla" görüldüğünün belirtilmemiş olması da doğru bulunmamıştır.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi