8. Hukuk Dairesi 2016/15309 E. , 2017/7759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı-karşı davacı vekili ve davacı-karşı davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... A R A R
Davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili, 15.8.2014 tarihinde müvekkilinin iş yeri olan taşocağında haczedilen taş kırma makinesinin müvekkiline ait olduğunu, söz konusu makinenin finansal kiralama yoluyla satın alındığını açıklayarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı alacaklı vekili, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacıyla aralarında organik bağ bulunan davacı üçüncü kişi şirket ile yaptığı muvazaalı tasarrufun iptali ile davacı 3.kişinin açtığı istihkak davasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı taraf hacze konu makinenin leasing sözleşmesi ile alındığı iddiasına dayanmasına ve leasing sözleşmesine ilişkin noter sözleşmesini vermesine rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğü ile makinenin kayıtlı olduğu özel sicilin tutulduğu noterliği bildirmeyip, belgelerin celbini sağlamadığı, iki celse üstüste mazeret bildirerek davasını ispattan kaçındığı gerekçesi ile asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, ... 12. İcra Müdürlüğü"nün 2013/16680 Esas sayılı dosyasından hacizli taş kırma makinesinin borçluya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili ile yargılama gideri ve tazminat yönünden davalı-karşı davacı taraflarından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK"nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiası ile alacaklının karşı dava olarak İİK"nun 97/17, 277-280. maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir.
İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir.
6100 sayılı HMK"nun 318/1. maddesi, "Taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır." hükmünü içermektedir.
Davacı 3. kişi vekili, dava dilekçesi içeriğinde borçlu şirket ile..... arasında ... 4. Noterliği’nce düzenlenen 13.5.2013 tarih, ..... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi, borçlu şirket ile davacı 3.kişi şirket arasında ... 4. Noterliği’nce düzenlenen 20.6.2014 tarih 10100 yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesinin devrine ilişkin sözleşme ve faturalara dayanmış, anılan bilgi ve belgeler dava dilekçesine eklemiştir.
Bu durumda Mahkemece, davacının dava dilekçesine ekli finansal kiralama sözleşmeleri, buna ilişkin ödeme planı ve faturalarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilip, borçlu ve 3.kişi şirketlerin ticaret sicilde kayıtlı adresleri belirlenerek, bağlı olduğu noterliklerin tespiti, daha sonra kira sözleşmesi ve tadilat sözleşmelerinin kiracıların faaliyet alanının bağlı olduğu noterlikte tescil kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması, ondan sonra taraflarca sunulan diğer deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK"nun 366 ve 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK"nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.