
Esas No: 2018/2139
Karar No: 2021/4288
Karar Tarihi: 06.10.2021
Danıştay 3. Daire 2018/2139 Esas 2021/4288 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/2139
Karar No : 2021/4288
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, kanuni temsilcisi olduğu … Hizmet Yönetim ve Temizlik Anonim şirketinden alınamayan 2012 yılının Temmuz dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisinin tahsili amacıyla adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116 ila 124. maddelerinde düzeltme ve şikayet başvurusu kapsamındaki vergi hatalarının sayma yoluyla düzenlendiği, düzeltme ve şikayet yolunun vergilendirme işlemleri için öngörülmüş olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu alacağının tahsili amacıyla tesis edilen ödeme emri ve haciz işleminin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin düzeltme ve şikayet başvurusuna konu edilebilecek nitelikte bir vergilendirme işlemi olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu, ödeme emrine karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği, asıl borçlu şirketin mal varlığının araştırılmadığı, tüzel kişiliğin borçlarından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının, asıl borçlu şirkette yönetim kurulu başkanı olduğu döneme ilişkin olan ve tüzel kişilikten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağı için adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış; 117. maddesinde, matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması hesap hataları olarak; 118. maddesinde ise, mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata vergilendirme hataları olarak sayılmıştır. Aynı Kanun'un 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmış, 126. maddesinde ise, ödeme emrinin tebliğ edildiği veya haczin yapıldığı tarihe göre düzeltmede zamanaşımına yönelik hükümlere yer verilmiştir.
Ödeme emri düzenlenmesi veya haciz tatbiki gibi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulamasından doğan işlemlerin, 213 sayılı Kanunda öngörülen vergilendirme sürecinin nihai amacı olan "verginin tahsiline" yönelik olduğu; 213 sayılı Kanun'un 116. maddesinde, haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlan vergi hatasının verginin tahsiline yönelik işlemlerde de söz konusu olabileceği açıktır. Öte yandan, gerek 6183 sayılı Kanunda, gerek 213 sayılı Kanun'da mükelleflerin 6183 sayılı Kanun'un uygulamasından kaynaklı anılan işlemlere karşı, uyuşmazlıkların daha hızlı ve daha düşük maliyetle çözümlenmesine olanak sağlayan düzeltme ve şikayet yoluna başvurulmasını engelleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Kaldı ki, 213 sayılı Kanun'un 126. maddesinde ödeme emri ve hacizden söz edilmesi de, bu işlemlerin açıkça düzeltme ve şikayet kapsamı dışında bırakılmadığını göstermektedir.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüyle, ödeme emrinin düzeltme ve şikayet başvurusuna konu edilebilecek nitelikte bir işlem olmadığı yönündeki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.