21. Hukuk Dairesi 2016/15139 E. , 2018/4844 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı ile feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde 22/11/2005-2014/10. ay arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı halde bir kısım çalışmalarının dava dışı ... Ltd. Şti. ne ait işyerinden bildirildiğini beyan ederek, 22/11/2005-2014/10. ay arasında davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı 1210622.35 sicil numaralı işyerinde 22.11.2005-23.08.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak (bildirimi bulunan dönem dışlanmak suretiyle) davalı şirket nezdinde bir hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden sigortalı olması gerekir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalıya ait işyerinden çalışma bildirilmediği, davacının 25/08/2011-15/10/2014 tarihleri arasında geçen çalışmasının dava dışı ...Ltd. Şti.ne ait 1208650 sicil sayılı işyerinden bildirildiği, ... Ltd. Şti."nin 25/08/2009 tarihli ortaklar kurulu kararınca şirket ortağı ..."ın hissesinin davalı şirkete devredildiği, davalı işyerinin dönem bordrolarının getirtilmediği, davalı işyeri çalışanlarının isimlerinin davalı şirketten sorulduğu, bildirilen bu tanıklardan bir kısmının, davalı ve davacı tanıklarının dinlenildiği, dinlenen tanık beyanlarının çelişkili ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin davalıya ait işyerinin dönem bordrolarını getirterek, dönem bordolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak,dinlenen tanıkların tümünün hizmet cetvellerini dosyaya eklemek,davacının çalışmasının hangi işyerlerinde geçtiği, çalışmanın niteliği, kesintisiz olup olmadığı ,başlangıcı ve süresi konusunda yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde tereddütsüz ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de, davacının talebi kısmen kabul edildiği halde Mahkemece, davalının yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
O halde, davalı ve feri müdahil vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 15/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.