Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2019/18286
Karar No: 2021/10914
Karar Tarihi: 06.10.2021

Danıştay 6. Daire 2019/18286 Esas 2021/10914 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/18286
Karar No : 2021/10914


TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı-…
VEKİLİ : Av. …2- …Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Pendik ilçesi, …Mahallesi, …ada, …sayılı parselin maliki olan davacı tarafından, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 12/12/2016 tarih ve 2016/9618 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul ili, Pendik ilçesi, Batı Mahallesi sınırları içerisinde belirlenen "Riskli Alana" ilişkin hazırlanan ve 22/07/2017 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; gerek yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelmesi sonucu düzenlenen raporundaki tespitler gerekse dava konusu planların dayanağı olan riskli alan ilan edilmesine ilişkin 12/12/2016 tarih ve 2016/9618 sayılı Bakanlar Kurulu kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 25.04.2018 tarih ve E:2017/575, K:2018/3046 sayılı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, dava konusu 22/07/2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davacı parseli yönünden hukuka uyarlılık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İdare Mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle "iptal" kararı verildiği görülmekte ise de, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığına bakılması gerektiği, bu açıdan olay incelendiğinde davaya konu işlemin daha önce dava konusu yapılması üzerine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 5. maddesine uygun olmaması nedeniyle …İdare Mahkemesinin …tarihli, E:…K:…sayılı kararıyla dava dilekçesinin reddine karar verildiği, dilekçe ret kararın 14/08/2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, bu kararın tebliğini izleyen otuz günlük süre dolduktan sonra 14/09/2017 tarihinde (31. gün) davanın yenilendiğinin anlaşıldığı, bu durumda dava dilekçesinin reddi üzerine dilekçe ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yenilenmeyen davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek verilen iptal kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Temyize konu kararın onanması istenilmektedir.
Pendik Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının …tarihli, …sayılı işlemiyle davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu İstanbul İli, Pendik İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin …sayılı 1/5000 ölçekli nazım ve …sayılı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanmıştır.
Bunun üzerine, davacı ile birlikte çok sayıda kişi aynı dava dilekçesi ile söz konusu imar planlarının iptali istemiyle dava açmış, …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile planlama sahasındaki her bir parsel için ayrı ayrı dava açılması gerektiği, çok sayıda parsele ilişkin olarak açılan davaya ait dilekçenin İdari Yargılama Usulü Kanunun 5. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen dilekçe ret kararı, davacı vekiline Tebligat Kanunu 21. maddesi uyarınca 14/08/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve 14/09/2017 tarihinde dava yenilenmiştir.
Tebliğ mazbatasında, "Adreste kimse bulunmaması üzerine en yakın komşu, kapıcı veya yönetici …'e sorulmuş verilen sözlü beyanda muhatabın tatilde beyan edilmesi üzerine (TK 21 Teb. Yön. 30-31) tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliğ zarfı mahalle muhtarına teslim edilmiş olup düzenlenen 2 no'lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşu durumdan haberdar edilmiştir. İsim imzadan imtina edilmiştir." şerhi bulunmakta olup mazbatada tebliğ memuru ve tebliğ zarfını teslim alan mahalle muhtarı dışında kimsenin imzası bulunmamaktadır. Mazbatada yer alan şerhin yukarıda koyu yazılan ibareleri tebliğ memurunca elle yazılmış olup diğer kısımlar ise matbudur.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanununun "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem" başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.” düzenlemesine, "Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunamama halinde yapılacak işlem" başlıklı 31. maddesinde ise, "Tebliğ memuru;
a) Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları,
b) Muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması,
c) Muhatap, gösterilen adreste hiç oturmamış veya bu adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine bu husus meşruhat verilerek çıkarılması,
hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. (a) bendinde belirtilen halin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
(2) Birinci fıkranın (c) bendi gereğince yapılacak tebligatlarda tebliğ memurunca 30 uncu maddeye göre araştırma yapılmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde, tebligat yapılmak istenen muhatabın "adreste bulunmama" ve "tebellüğden imtina" durumları birlikte düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin 30. maddesinde ise, muhatabın adreste bulunmaması hâlinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenlenmiştir. Buna göre tebliğ memuru, muhatabın neden adreste bulunmadığını maddede yazılı kişilerin beyanına başvurmak suretiyle araştıracak, bu araştırmasının sonucunu tebliğ mazbatasına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere beyan sahibine imzalatacaktır. Beyan sahibinin imzadan kaçınması halinde ise, bu durum tebliğ mazabatasına şerh verilerek tebliğ memurunca imzalanacaktır.
Bu araştırma neticesinde, muhatabın adreste geçici olarak bulunmadığı ve tevziat saatlerinden sonra geleceği anlaşılmışsa, Kanunun 21. maddesi ve Yönetmeliğin 31. maddesinde düzenlenen diğer işlemlere geçilecek, yani tebliğ evrakı anılan maddelerde sayılan kişilerden birisine imza karşılığı teslim edilip 2 numaralı haber kağıdı (ihbarname) kapıya yapıştırılacak ve komşu durumdan haberdar edilecektir. Muhatabın adreste geçici olarak bulunmadığı ve tevziat saatlerinden sonra geleceği hususu maddede yazılı kişilerden sorulup beyanı ve imzası alınmadan, imzadan çekinme halinde ise bu husus mazbataya şerh verilerek tebliğ memurunca imzalanmadan sonraki işlemlere geçilmesi söz konusu olmayacaktır.
Tebligat Kanununun 21.maddesinin 1.fıkrasına göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere 2 numaralı haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı yapmasına ve bu araştırmasını tebliğ mazbatası ile belgelemesine bağlıdır.
Uyuşmazlıkta, mahkemece verilen dilekçe ret kararını davacı vekiline tebliğ etmek için gösterilen adrese giden tebliğ memuru, adreste kimse bulunmaması üzerine kapıcı, komşu veya yönetici olduğunu belirttiği …'ün muhatabın tatilde olduğu yönündeki beyanını almışsa da, tebliğ mazabatasına beyan verenin imzasını almadığı gibi mazbataya imzadan çekindiğine dair bir şerh de düşmediğinden yapılan tebliğ işlemi geçersizdir.
Bu itibarla, davacının çok sayıda kişi ile birlikte açtığı davaya ait dilekçenin reddi yolundaki mahkeme kararı davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, kararın 14/08/2017 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü ile 30 gün içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolun temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi