
Esas No: 2017/144
Karar No: 2021/4588
Karar Tarihi: 06.10.2021
Danıştay 10. Daire 2017/144 Esas 2021/4588 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/144
Karar No : 2021/4588
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN_KONUSU: Türkmenistan vatandaşı olan davacının, 10/01/2014-10/01/2015 tarihleri arasında geçerli süreli çalışma izin belgesinin iptaline ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın konusunun 2014-2015 yılları arasındaki döneme ilişkin çalışma iznine yönelik olduğu, dolayısıyla çalışma izin süresi geçtikten sonra verilen kararın fiziki olarak uygulanamayacağı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/10/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava; Türkmenistan vatandaşı olan davacının, 10/01/2014-10/01/2015 tarihleri arasında geçerli süreli çalışma izin belgesinin iptaline ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Mülga 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’un "İzinlerin verilmesi veya uzatılması
" başlıklı 12. maddesinde, "...Mesleki eğitim alanı dışında istihdam edilecek yabancı uyruklu personel için bu Kanunda belirtilen görüşler alınmaz. Bu kişiler, akademik ve mesleki yeterlilik ile lisans talep ve yeterlilik uygulamasına tabi değildir..." hükmü; "İlgili mercilerden görüş alınması" başlıklı 13. maddesinde, "Yabancılara, bu Kanunla getirilen koşullara bağlı olarak çalışabilecekleri meslek, sanat veya işlerle ilgili çalışma izinleri, ilgili mercilerin meslekî yeterlilik dahil görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça verilir.
..." hükmü; "İzin isteminin reddi" başlıklı 14. maddesinde, "Çalışma izni veya çalışma izninin uzatılması istemi;
a) İş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler ve istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişikliklerinin çalışma izni verilmesine elverişli olmaması,
b) Başvurulan iş için ülke içinde, dört haftalık süre içerisinde o işi yapacak aynı niteliğe sahip kişinin bulunması,
c) (Değişik: 4/4/2013-6458/123 md.) İçişleri Bakanlığının olumsuz görüş bildirmesi,...
Hallerinde reddedilir.
" hükmü; "Çalışma izninin iptali" başlıklı 15. maddesinde, "Yabancının 11 ve 13 üncü maddede sayılan sınırlamalara aykırı olarak çalışması veya 14 üncü maddede öngörülen hallerden birinin varlığının veya yabancının ya da işvereninin, çalışma izni talep dilekçesinde eksik veya yanlış bilgi verdiğinin sonradan tespit edilmesi halinde, Bakanlık verdiği çalışma iznini iptal eder ve durumu ilgili Bakanlığa bildirir." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Çalışma izninin ikamet izni sayılması" başlıklı 27. maddesinde, " (1) Geçerli çalışma izni ile 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 10 uncu maddesine istinaden verilen Çalışma İzni Muafiyet Teyit Belgesi, ikamet izni sayılır..." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Türkmenistan uyruklu olan davacı tarafından İstanbul ilinde çalışmak amacıyla 02/12/2013 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü'ne çalışma izni başvurusunda bulunulduğu, bu başvuru üzerine anılan idare tarafından İstanbul ilinde bulunan İ.Y. isimli kişiye ait konutta ev hizmetlerinde çalışması amacıyla davacıya 10/01/2014-10/01/2015 tarihleri arasında geçerli çalışma izni verildiği, sonrasında İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla; davacının, 23/06/2007 tarihinde ülkeye giriş yaptığı, 13/06/2008 tarihinde vize ihlali nedeniyle sınır dışı edildiği, sığınma başvurusu tarihi itibariyle de ülkemizde illegal bulunduğu ve kendisine sığınma prosedürüyle ilgili işlemlerinin tamamlanması amacıyla Kastamonu ilinde ikamet izni verildiği, bu sayede çalışma izni alma olanağı bulduğu, daha sonra davacının sığınma talebinden vazgeçtiği, ayrıca ülkemizden iltica/sığınma başvurusunda bulunan başvuru sahiplerinin birçoğunun başvuruda bulunur bulunmaz en az altı ay süreli ikamet tezkeresi alabildiği, bu sebeple yabancıların bazılarının bu prosedürü ülkemizde kalabilmek ve çalışma izni alabilmek için basamak olarak kullandığı ve suistimal ettiği belirtildikten sonra davacının sığınma başvurusunun incelenerek sığınmacı statüsünün verilmesinin uygun görülmediği, çalışma izninin de iptal edilmesinin davalı Bakanlık'tan istenildiği, anılan yazı uyarınca davacının çalışma izninin iptal edildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen 4817 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri incelendiğinde; mesleki eğitim alanı dışında istihdam edilecek yabancıların çalışma izni başvurularının değerlendirilmesi aşamasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca görüş alınması yönünde bir kurala yer verilmediği, ilgili mercilerden görüş alınmasının belirli bir meslek, sanat veya işlerle ilgili olarak meslekî yeterlilik dahilindeki görüşleri kapsadığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, ev hizmetlerinde çalışması amacıyla çalışma izni verilen davacıya bu izin verilirken ayrıca ilgili mercilerden görüş alınmasına gerek olmadığı açıktır. Nitekim davalı idarece herhangi bir merciden görüş alınmaksızın çalışma izninin verildiği de görülmektedir.
Öte yandan, 4817 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı'nın olumsuz görüşü halinde izin isteminin reddedileceği kurala bağlanmış ise de, davacıya çalışma izni verilirken anılan Bakanlık'tan görüş alınmadığı dikkate alındığında; davalı idarenin herhangi bir görüş isteme yazısı olmadığı halde İçişleri Bakanlığı'nın kendiliğinden vermiş olduğu görüş yazısının Kanun'un 15. maddesi kapsamında davacının çalışma izninin iptalinde sebep unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla çalışma izni isteminin reddinde uygulanacak hususun geçerli bir çalışma izninin iptali açısından uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, anılan sebep uyarınca çalışma izninin iptaline yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 10/01/2014-10/01/2015 tarihleri arasında ev hizmetlerinde çalışmak amacıyla çalışma izni verilen davacıya yönelik olarak söz konusu çalışma izninin iptalini doğuracak nitelikte herhangi bir tespite yer verilmediği de görülmektedir.
Ayrıca, İdare Mahkemesince her ne kadar davaya konu işlem ile iptal edilen çalışma izni belgesinin, en geç otuz gün içinde Emniyet makamlarına başvurularak çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi alınmaması durumunda geçerlik kazanmayacağına dair şerh ile verildiği, bu izne istinaden Emniyet makamlarından ikamet tezkeresi alınamadığından, söz konusu çalışma izninin hukuken geçerlilik kazanmadığı belirtilmiş ise de; temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 6458 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 27. maddesi uyarınca, geçerli çalışma izninin ikamet izni sayıldığı, dolayısıyla çalışma izni alındıktan sonra ayrıca çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi alınmasına gerek olmadığı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.