Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2018/9052
Karar No: 2021/10942
Karar Tarihi: 06.10.2021

Danıştay 6. Daire 2018/9052 Esas 2021/10942 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/9052
Karar No : 2021/10942

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... sayılı parseli de kapsayan alanda 01.06.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin davacılar parseli yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ..., sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parseli de kapsayan alanda 01.06.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 25.12.2017 tarihinde askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile yürürlükten kaldırıldığı ifade edilmiş ise de, dava konusu ... sayılı parselde fonksiyona yönelik bir değişiklik olmayıp, plan notlarında değişiklik yapıldığı dava konusu imar planına ilişkin plan notlarında kısmen değişikliğe gidildiği ancak davacının da iddiaları ile dosya kapsamında bilgi ve belgeler dikkate alındığında menfaatinin hali hazırda etkilendiği anlaşıldığından dosyanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak taşınmazın daha önceki planda kısmen “konut alanı” kısmen “spor tesisleri alanı” kısmen de “yol alanı” fonksiyonunda iken, kısmen ticaret ve konut alanı, kısmen yol alanı, kısmen ibadethane/camii, kısmen park alanı, kısmen aile sağlığı merkezi ve kısmen de spor alanı olarak planlandığı her ne kadar donatı çeşitliliği arttırılmış olsa da toplamda donatı alanının %60 oranında düşürüldüğü diğer yandan konut sayısı ve nüfus hesabında önceki planlara göre bölgede verilen emsal hesabı ve yapılaşma alanı hesaplandığında toplam inşaat alanında artış sağlandığından yapılan plan değişikliğinin sosyal donatı dengesini bozucu, kişi başına düşen sosyal donatı miktarını azaltan nitelikte olduğu ve trafik yükünü arttırıcı etkide bulunacağı anlaşıldığından dava konusu parselin bulunduğu alanla ilgili düzenlenen ve 01.06.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planın parsel yönünden üst ölçekli plan kararlarına ve taşınmazlar yönünden plan bütününde getirilen yapılaşma şartlarına uygun olduğu ve şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri ile kamu yararı yönlerinden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; 13.06.2016-12.07.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilen dava konusu imar planına askı süresi içinde 12.07.2016 tarihinde itiraz edildiği, sonrasında davalı Bakanlığa 14.11.2016, 08.12.2016, 03.04.2017 tarihlerinde müteaddit defalar başvuruda bulunulduğu, neticede 03.04.2017 tarihli yapılan başvurunun zımnen reddedildiği iddiasıyla davacılar tarafından ilk defa 28.04.2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı, sonradan verilen dilekçe ret kararı üzerine davanın yenilendiği, Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle dava konusu planların iptaline karar verildiği görülmekte ise de, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği, bu bağlamda, dava konusu planlara karşı son ilan tarihi olan 12.07.2016 tarihinde yapılan itirazın altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedildiği dikkate alındığında, sözkonusu plana karşı son ilan tarihini (12.07.2016) izleyen ikinci 60 günlük süre içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra dava açma süresini ihya etmeyen müteaddit itirazlar üzerine 28.04.2017 tarihinde açılan bu davada, süreaşımı bulunduğu sonucuna varılarak davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek verilen iptal kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Temyize konu kararın onanması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Çevre ve şehircilik Bakanlığınca 01.06.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 13.06.2016-12.07.2016 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacının 06.09.2016 tarihinde İdari Yargılama Usul Kanunun 10.maddesi kapsamında yaptığı başvuruda imar planının iptalinin istendiği, en son ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine anılan planların iptalini istendiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.maddesinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır.
Aynı Kanunun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 10. maddesinde ise; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler; Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planında değişiklik yapılması yolundaki istemin 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında bir başvuru olduğu ve bu başvuru üzerine tesis edilen işleme karşı anılan maddede öngörülen süreler içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için ilgililerin gerekli işlemlerin yapılmasını idarelerden her zaman isteyebilecekleri açıktır. İmar planları mülkiyet hakkıyla ilgilidir ve bu mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için imar durumu alınmış olması halinde aynı konuda idareye tekrar bavşurulmasına ve başvuruya verilen cevap üzerine imar planına karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlem üzerine yukarıda açıklanan 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içerisinde imar planına dava açılması mümkündür.
Davacının imar planının iptali istemiyle 21.09.2016 tarihli başvurusuna davalı idarece verilen ... tarih ve ... sayılı cevabi yazıda ... tarih ve ... sayılı referans sayılı yazı ile verilen cevabın geçerli olduğun belirtildiği, ancak ... tarih ve... sayılı yazının dosya içeriğinde yer almadığı, davacının 16.03.2017 tarihli başvurusuna verilen yanıtta ise davacının hissedarı olduğu ... sayılı parselin kısmen konut+ticaret, kısmen park alanı, kısmen açık spor tesis alanı, kısmen aile sağlık merkezi kısmen cami ve yol alanında kaldığının belirtilmesi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 01.06.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle 28.04.2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta olup davacının imar planlarının iptali istemiyle 2577 sayılı Yasanın 10.maddesi kapsamında yaptığı başvuruya cevap verilmemesi üzerine 28.04.2017 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Buna göre, eksik incelemeye dayalı ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi