
Esas No: 2015/4600
Karar No: 2018/3229
Karar Tarihi: 21.05.2018
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/4600 Esas 2018/3229 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
.....
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacının, davalıdan 8 adet faturadan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, ...... 2013/5311 E. sayılı dosyası ile toplam 53.782,56 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın ile takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının söz konusu fatura borçlarını çek vermek suretiyle ödendiğini, bu nedenle davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı borçlu tarafından açılan ve..... Mahkemesi"nin 2010/589 E., 2011/135 K. sayılı dosyası ile görülen konkordatonun tasdiki davasında, konkordatonun tasdiki talebinin esastan kabulüne veya reddine yönelik bir karar verilmemiş olduğu, bu sebeple davalı şirketin konkordatonun tasdikine ilişkin talepleri yönünden usulen kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, konkordatonun tasdiki davasında davacının da taraf olduğu ve alacağını bildirdiği, bu arada davacı tarafından konkordatonun kendisi yönünden feshi davası açıldığı, bu davanın reddedildiği ve temyiz edilmeden kesinleştiği, işbu itirazın iptali davası tarihi itibariyle davacı yönünden verilen konkordato kararı feshedilmemiş olduğundan davacının bu davayı açma hakkı olmadığı, davanın erken açıldığı, itirazın iptali davası açma şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket hakkında konkordatonun tasdiki için açılan davada mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen 13.06.2007 tarihli birinci kararın bozulması üzerine mahkemece uyuma kararı verildiği, mahkemenin 16.09.2009 tarihli ikinci kararı ile davanın kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi"nin 05.05.2010 tarih ve 2010/535 E., 5511 K. sayılı kararı ile bozulduğu, bu karardan sonra mahkemece 16.03.2011 tarihli kararı ile yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın 27.05.2011"de kesinleştiği anlaşılmıştır. Artık bu tarihten itibaren davalı hakkında icra takibi yapılması mümkün hale gelmiş olup, davacının icra takibi de bu tarihten sonra 26.06.2013"te yapılmıştır. Öte yandan, davacının açtığı kokordatonun feshi .../...
S.2
davasında verilen fesih kararının temyizi üzerine Dairemizce de davalı hakkında konkordatonun tasdiki yönünde bir karar verilmediği de tespit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, 27.05.2011 tarihinden sonra davalı hakkında icra takibi yapılması mümkün olduğundan ve davacının icra takibinin de bu tarihten sonra olması nedeniyle işin esasına girilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle erken açılan davanın reddine dair karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.