Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/597
Karar No: 2019/6472

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/597 Esas 2019/6472 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2017/597 E.  ,  2019/6472 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Çekişmeli......525 parsel numaralı 6679 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kerpiç ev ve tarla niteliğiyle davalılar adına tapuda kayıtlı olup, yargılama sırasında yörede 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda 116 ada 8 parsel sayısı ve 6978,85 m2 yüzölçümü ile tespit ve tescil edilmiştir.
    Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın, 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre kamulaştırılarak 26/01/1971 tarihinde idari yoldan Hazine adına tescil edilen ve çam, meşe ve çınar ormanı niteliğindeki, 556 parsel sayılı taşınmaz içinde olduğu halde, mükerrer olarak kişi adına oluşturulan tapunun yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek, kerpiç ev ve tarla niteliği ile davalılar adına kayıtlı bulunan tapunun iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02/12/2009 tarihli ve 2009/16934-17735 E.K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “Mahkemece, keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu ve öncesinin de orman olmadığı Hazinenin tapusunun dayanağı haziran 1337 tarih 42 numaralı tapunun davalıların dayandığı ekim 1295 tarih 26, 27, 28 ve 29 sayılı tapuların tarihinden daha sonraki tarihli olduğu,gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, hükme dayanak alınan uzman bilirkişi raporuna ekli krokide kesinleşen orman kadastrosundaki orman sınır noktaları ve hatlarının kadastro paftası ile ölçekleri denkleştirilip irtibatlandırılmadığı için Yargıtay denetimine açık olmadığı gibi, yörede yapılan orman kadastrosu, 4785 Sayılı Yasanın 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce kesinleştiğinden, orman sınırları dışında kalan taşınmazların orman olup olmadığı ve hukuki durumunun kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenemeyeceği, 3116 Sayılı Yasa sadece Devlet ormanlarının belirlendiği, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen orman kadastro haritalarının,orman sınırı dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalacağından, bu durumdaki taşınmazların orman olup olmadığı 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
    4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü ile 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazılarının 31 Mart 1950 tarihinde yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutularak iade koşulları yasada gösterilmiş olduğundan, resmi belge niteliğindeki eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanarak, çekişmeli parselin 13.07.1945 tarihindeki niteliğinin belirlenmesi zorunludur.
    Ayrıca, mahkemece, kararın gerekçesinde belirtilen ekim 1295 tarih 26,27,28,29 sayılı tapu kayıtlarının davalı gerçek kişi ile ne şekilde bağlantısının bulunduğu açıklanmadığı gibi, davalı kişilerin bu tapuya dayandığı kabul edilse dahi bu konuda yapılan araştırma da yetersizdir.
    Bu nedenle; mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosuna ilişkin onaylı tutanak ve harita örnekleri ile,en eski tarihli memleket haritasının orijinalinden renkli fotokopisi hava fotoğrafları ve amenejman planı bulundukları yerden getirtilmeli,Hazinenin tapusunun dayanağı haziran 1337 tarih 42 numaralı( geldisi ekim 1295 tarih 39 numaralı)tapunun ve mahkemece davalı kişinin dayanağı olduğu belirtilen ekim 1295 tarih 26,27,28,29 sayılı tapu kayıtları ilk oluştukları günden itibaren tüm gittileri varsa kroki ve haritaları ile birlikte tapu sicil müdürlüğü ile tapu kadastro genel müdürlüğünden getirtilip,gerekiyorsa tercümeleri yaptırıldıktan sonra, aynı kökten gelip gelmediği de duraksamaya yer vermeyecek biçimde araştırıldıktan sonra, bu tapu kayıtlarının arazi kadastrosu sırasında hangi parsellere revizyon gördüğü Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı, tüm revizyonlarına ilişkin kadastro tesbit tutanakları ve bu yolla oluşan tapu kayıtları ile revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tesbit tutakları ve varsa dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, bu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilip devletleştirilmediği, karşılığında bedel ödenip ödenmediği tapu idaresi, Orman Yönetimi ve Maliye Hazinesinden sorulmalı, devletleştirilmiş ve bedeli ödenmişse buna ilişkin karar ve belgeler ile haritaları, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılından sonra yapılmışsa, orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanak ve haritaları getirtilmeli ve dosya bu şekilde keşfe hazırlandıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılarak, dava konusu taşınmazla ilgili, orman sınır noktalarını, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
    Daha sonra, en eski tarihli memleket haritasının orijinalinden renkli fotokopisi hava fotoğrafları ve amenejman planı,çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 3116 sayılı yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmeli;Hazinenin tapusunun dayanağı haziran 1337 tarih 42 numaralı (geldisi ekim 1295 tarih 39 no) tapunun ve mahkemece davalı kişinin dayanağı olduğu belirtilen ekim 1295 tarih 26,27,28,29 sayılı tapu kayıtları, devletleştirilen (kamulaştırılan) taşınmaza ilişkin belgelerin kapsamı fen ve yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanarak 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince kapsamı belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflarına tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ve memleket haritasındaki mevkii ve yer isimleri ile denetlenmeli,orman kadastro haritası, kamulaştırma-devletleştirme haritası,memleket haritası ve komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ve tapu uygulamasını çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmelidir.
    Yukarıdaki yöntemle yapılan araştırma sonucunda dava konusu taşınmazın 3116 sayılı yasa hükümlerine göre kadastro tespitinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, ya da orman kadastro sınırları dışında olup da, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre öncesi orman sayılan yer olduğu için devletleştirilen (kamulaştırılan) ve bu işlemi kesinleşen tapu kapsamındaki taşınmaz olduğu halde, 1953 yılında arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu saptandığı takdirde, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T....nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve ....nın 1026. ....nın - 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y."nın 1023 . (E....931 - İsviçre ...974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı gözetilerek; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir” denilmektedir.
    Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptaline ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında kesinleşen orman kadastrosu vardır.
    ..... köyünde 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, dava konusu 525 parsel sayılı taşınmazın öncesi olan 68 sayılı parsel, 16840 m2 yüzölçümünde, kerpiç ev - tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, senetsizden . ... adına tespit edilmiştir.
    ..... parsel sayılı 13423500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 22/06/1967 tarih ve 4246 sayılı yazısında 1/5000 ölçekli haritada belirtilen ve orman kadastrosu dışında bırakılan kültür arazisi ile 3575 sayılı Kanun gereğince kişiler adına tapu verilen ve orman kadastrosuna itiraz sonucu hükmen orman sınırı dışına çıkarılan 23 kişiye ait saha hariç olmak üzere, orman sınırı içinde kalan, 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre Devletleştirilen 4000 dönüm miktarlı Haziran 337 tarih 42 numaradaki Mihrişah Valide Sultan Vakfından gelip .... ait olan tapunun iptal edilerek, orman olarak Hazine adına tescili gerektiğinin bildirilmesi nedeniyle, çam, meşe ve
    çınar ormanı niteliğiyle, tescil nedeni olarak yeniden tescil gösterilmiş ise de, o tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Kanunun 446 maddesine göre kesinleşen Devlet ormanı olduğuna ilişkin belgeleri aktarılarak 26.01.1971 tarihinde 141 yevmiye ile çam, meşe ve çınar ormanı niteliğinde, Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
    Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastro haritası ve tutanakları ile eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında olduğu, evveliyatının da orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yine çekişmeli taşınmazın 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre Devletleştirilen 4000 dönüm miktarlı Haziran 337 tarih 42 numaralı Hazineye ait tapunun kapsamı dışında bulunduğu belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
    11/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi