Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6744
Karar No: 2019/2934
Karar Tarihi: 19.04.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/6744 Esas 2019/2934 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2016/6744 E.  ,  2019/2934 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ



    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Yargıtay bozma ilamında özetle, “çekişmeli taşınmazlar hakkında mera tahsis kararı bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorularak varsa mera tahsis kararı ve haritasının dosyasına konulması, davalı Hazine tapusunun dayanağını oluşturan belirtmelik tutanağı ve eki belgelerin temin edilmesi, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, sağ olmaları halinde belirtmelik tutanağı bilirkişileri ve taraf tanıkları ile uzman fen ve ziraat bilirkişilerinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, varsa mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenip çakıştırılmak suretiyle kapsamlarının belirlenmesi, bu yolla çekişmeli taşınmazların mera tahsisi kararının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız şekilde saptanması, ayrıca davacının dayandığı vergi kaydının 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesi uyarınca yerel bilirkişi yardımı ve uzman fen bilirkişisi eliyle mahalline uygulanması, bölgeye ilişkin mera tahsis kararının bulunmaması ya da çekişmeli taşınmazların mera tahsis kararının kapsamı dışında kalmaları halinde bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadıkları hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, çekişmeli taşınmazların kadim mera olduklarının anlaşılması halinde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığının gözönüne alınması, çekişmeli taşınmazlara ilişkin mahkeme gözleminin ayrıntılı şekilde keşif zaptına yazılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, komşu parsellerin kadastro tespitlerine esas alınan kayıt ve belgelerin çekişmeli taşınmazların bulunduğu yönü ne şekilde ve kimin yeri olarak gösterdiğinin incelenmesi, çekişmeli taşınmazların kadim yada tahsisli mera olmadıklarının anlaşılması halinde ayrıntılı şekilde zilyetlik araştırması yapılması, bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların kullanım şekli ve süresi hakkında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, uzman fen bilirkişisinden keşfi takibe ve yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye; uzman ziraat bilirkişisinden ise mahkemenin keşif zaptına yansıyan gözlemini yansıtmaya elverişli gerekçeli rapor alınması, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 234 ada 41 ve 238 ada 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ... adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece davalı Hazine tapusunun oluştuğu tarih itibariyle davacı taraf lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46/1. maddelerinde yazılı zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğar. Kazanılmış hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz şekilde yerine getirilmesi zorunludur. Ne var ki, somut olayda, uyulmasına karar verilen bozma ilamında, mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazların kadim ya da tahsisli mera olup olmadıklarının araştırılması ve davacı taraf lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46/1. maddelerinde yazılı zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gereğine değinildiği halde, Mahkemece çekişmeli taşınmazların başında keşif yapılmamış, çekişmeli taşınmazların kadim mera olup olmadıkları araştırılmamış ve toprak tevzi evrakları ile davacı tarafın tutunduğu vergi kaydı yöntemince mahalline uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
    Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız ve komşu köylerde ikamet eden üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişilerinin tümü, sağ olmaları halinde belirtmelik tutanağı bilirkişileri ve taraf tanıkları ile uzman fen ve ziraat bilirkişilerinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, öncelikle toprak tevzi haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenip çakıştırılmak suretiyle çekişmeli taşınmazların tevzi haritasındaki konumları ve hangi tevzi parsellerinin kapsamında kaldıkları belirlenmeli, söz konusu tevzi parsellerinin Hazine adına tapuya tescil edilip edilmedikleri araştırılarak, eğer tapuya tescil edilmişlerse bu tapu kayıtlarının revizyon durumları tespit edilmeli, ayrıca davacının bayileri adına kayıtlı olup, toprak tevzi çalışmaları sırasında da uygulanan 1936 tarih ve 410 sayılı vergi kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 20. maddesi hükmü uyarınca yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle mahalline uygulanmalı, vergi kaydında yazılı sınırlar yerel bilirkişilere tek tek okunarak bu sınırların zeminde gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan vergi kaydının kapsamında kalıp kalmadıkları duraksamasız şekilde saptanmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların köy halkı tarafından geleneksel biçimde kullanılan mera olup olmadıkları, meradan açılıp açılmadıkları, mera vasfında değillerse öncesi itibariyle kime ait oldukları, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, özellikle çekişmeli taşınmazlarda Hazine tapusunun oluştuğu tarihten önce sürdürülen zilyetliğin süre ve şeklinin tespitine çalışılmalı, beyanlar arasında çelişkiler oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri çekişmeli taşınmazların başında ayrı ayrı dinlenilmeli; uzman ziraat bilirkişisinden, çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki nitelikleri ile kamu orta mera olup olmadıklarını bildiren, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini açıklayan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini irdeleyen, önceki ziraat bilirkişi raporlarını değerlendiren, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazların kadim mera olduklarının anlaşılması halinde bu nitelikteki taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukuken değer taşımayacağı gözönünde bulundurulmalı, çekişmeli taşınmazların mera olmadıklarının belirlenmesi halinde ise davalı Hazine tapusunun oluştuğu tarih itibariyle 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46/1. maddelerinde yazılı zilyetlikle kazanım koşullarının davacı taraf ve bayileri lehine gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalı; uzman fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi