23. Hukuk Dairesi 2015/8283 E. , 2018/3247 K.
"İçtihat Metni"......
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında.........parsellerde bulunan taşınmaza ilişkin olarak 21.02.2013 tarihli "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmeye göre toplamda 4 adet dairenin müvekkiline verilmesi gerektiğini, yapılan dairelerin satışını yapabilmesi için davalı müteahhidin talebi üzerine 19.09.2014 tarihli "Düzenleme Şeklinde Vekaletname" imzaladıklarını, müvekkilinin bu vekaletnameyi imzalarken kendi payına düşen daireler dışında kalan daireler için satış izni verdiğini düşünerek hareket ettiğini, ancak davalının, davacıya ait olması gereken bir adet daire bakımından da yetki alacak şekilde davacıyı dolandırarak hile yolu ile satış yetkisi içeren vekaletnameyi aldığını, daha sonra da bu daireyi oğlu ....... muvazaalı olarak devrettiğini, akabinde davalının hileli işlemlerine devam ettiğini, davalıya ait olan bağımsız bölümlerin devrinin gerçekleştirilmesi için tapu müdürlüğüne gittiklerini ve davalıya ait olduğuna inandırıldığı ancak gerçekte kendisine ait olan 3 no"lu bağımsız bölümü dava dışı .......isimli şahsa hiç bir bedel ödemeden devrettiğini, hileye maruz kaldığını, iradesinin sakatlanarak devrin gerçekleştirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mesleki ve ticari olmayan amaçla hareket ettiğinden tüketici konumunda olduğu, davalının ise müteahhit olup, mesleki ve ticari amaçla hareket ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve vekaletnamenin birer tüketici işlemi olduğu, tüketici işlemleri ile ilgili davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa"nın 3/l bendi ile tüketici işlemi kapsamına eser sözleşmeleri alınmışsa da, somut olayda olduğu gibi arsasına karşılık bağımsız bölüm alacak olan arsa sahibinin ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ettiğinden sözedilemeyeceği, amacının salt kişisel ihtiyaçları için kullanma, tüketme amacını aştığı, Yasa"nın 3/k maddesindeki "tüketici" tanımına uymadığı anlaşılmaktadır.
../..
S.2.
Bünyesinde taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmesi olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, arsa sahibi açısından güdülen amaç kullanmak için konut edinmek değildir. Güdülen amaç, arsasının değerlenmesini sağlayacak yapının arsa üzerine yapılmasıdır. Bu nedenle, arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü işbu saikinin, 6502 sayılı Yasa"da tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu durumda mahkemece, somut uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa ise kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı, tarafların tacir olmadığı, buna göre davanın nispi ticari dava olmadığı, 6102 sayılı TTK"nın 4/1. maddesinde TBK"nın 470 vd. maddelerine atıf yapılmadığından davanın mutlak ticari dava niteliğinin de bulunmadığı gözetilerek uyuşmazlığın esasına girilerek, tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi"nin görevi kapsamında kaldığının kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.