20. Hukuk Dairesi 2017/5199 E. , 2019/6493 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında..... 101 ada 1 ve 102 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 12.554134 ve 23.8124,26 m2 yüzölçümleriyle orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar vekili 24/02/2014 havale tarihli dava dilekçesinde; .... yapılan kadastro çalışmaları esnasında davacıların kök murisleri .....adlarına tapuda kayıtlı olan, mirasçılar arasında yapılan taksimat sonucu davacılara intikal eden ve günümüze kadar davacıların zilyetlik ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlarının 101 ada 1 ve 102 ada 2 nolu parseller olarak orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, taşınmazların orman vasfında olmadığı belirtilerek davalılar adına yapılan tespitin iptal edilerek taşınmazların davacılar adına tescili istenilmiştir.
Asli müdahiller 19.04.2013 ve 31.07.2013 havale tarihli müdahillik dilekçelerinde; dava konusu edilen taşınmazlarda kendi paylarının da olduğundan bahisle müdahillik talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece; dava konusu edilen 102 ada 1 nolu parsel yönünden; 102 ada 1 nolu parsel içerisinde kalan ve (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterdikleri kısımlar yönünden davacıların gerek tapu kaydına, gerek tapu kaydı kapsamı dışında kalan kısımlar yönünden zilyetlikle mülkiyet iktisap koşullarına sahip oldukları anlaşılmış ise de orman bilirkişisinin 01.10.2014 tarihli raporunda belirttiği üzere söz konusu taşınmazların en eski tarihli memleket haritasında orman sayılan yeşil alanlar içerisinde kaldığı, hava fotoğraflarında taşınmazların içerisinde ve çevresinde yapraklı ağaçların bulunduğu, orman amenajman planı meşçere haritasında ise (Z) rumuzu ile gösterilen ziraat alanları içerisinde kaldığı, taşınmazların öncesi itibari ile orman vasfında olduğu ve 4785 sayılı Kanun ile devletleştirilen yerlerden olduğu gerekçesiyle, dava konusu edilen 101 ada ve 1 nolu parsel yönünden ise; keşif esnasında davacı ve asli müdahiller tarafından kabul edildiği, mahalli bilirkişiler ve tanıklar tarafından da beyan edildiği üzere dava konusu taşınmaz çayır olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen otların, biçildiği, hayvan otlatılan, üzerinde herhangi bir ekim yapılmayan, tarımsal faaliyetle kullanılmayan alanlardan oluşmaktadır. Ziraat bilirkişisi tarafından da bu durum desteklenmiştir. Buna göre 101 ada 1 nolu parsele ilişkin olarak safer 1288 tarih sıra; 65"de kayıtlı tapu kaydı sunulmuş ise de tapu kaydının sınırlarının taşınmazın çevresinde bulunmadığı, özellikle sahibi senet tarlasının diğer sınırları olarak gösterilen dere yatağından sonra geldiği, bu nedenle sınırlarının uymadığı, kaldı ki tapu kaydının miktarının dava konusu taşınmazın miktarı karşısında çok az olduğu, taşınmaz üzerinde kendiliğinden yetişen otların biçilmesi ve hayvan otlatılmak suretiyle sürdürülen zilyetliğinde şahıslar lehine zilyetlikle mülkiyet iktisabını sağlamayacağı, taşınmazın orman sayılan yerlerden ve 4785 sayılı Kanun ile devletleştirilen yerlerden olduğu rapor edildiğinden davacı ve asli müdahillerin tutunmuş oldukları tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, taşınmazın üzerinde mülkiyet iktisabını sağlar zilyetliklerinin bulunmadığı, taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olmadığı da gerekçesiyle
1-Davanın reddine,
2-Dava konusu....köyü 102 ada 1 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tespit gibi tesciline,
3-Dava konusu ..... köyü 101 ada 1 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitinin iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesine göre 2012 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacılar ve bir kısım asli müdahillere yükletilmesine 11/11/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.